11
KHK’lerle işten atılan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça 57 gündr açlık grevindeler. 177 gündür Anakara’nın Yüksel caddesinde “İhrac edildim İşimi geri istiyorum” talebiyle direnen Nuriye Gülmen ve meslektaşları’na Fransa’da ki Sendikalar sessiz kalmadı.
Fransa’nın en önemli 3 sendikası CNT, CGT ve SOLIDAIRES Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek vermek için bir açıklama yayınladılar:
Türkiye’deki diktatörlüğe karşı açlık grevinde olan öğretim görevlileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek!
Nuriye ve Semih 11 Mart tarihinden bu yana Ankara’da açlık grevindeler. 2016 yılının Kasım ayında işten atılmalarının hemen ardından direnişe başladılar.
Erdoğan’ın emriyle gerçekleşen siyasi tasviyeler çerçevesinde, Nuriye ve Semih’in de içinde bulunduğu binlerce kamu görevlisi ve ilkokuldan üniversiteye çok sayıda öğretim görevlisi sendikalı olup olmamalarına bakılmadan işten çıkarıldı.
Aralarından birçoğu susmayı ve boyun eğmeyi reddederek; kitlesel işten atmalara, OHAL’e ve süregelen baskılara karşı başkaldırmaya devam ediyor. Bitmeyen saldırılara, darplara, gözaltılara, tutuklanmalara rağmen vazgeçmiyorlar.
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, açlık grevi kararlarını 9 Mart’ta açıkladılar. Açıklamanın hemen akabinde gözaltına alınan, ardından serbest bırakılan Nuriye ve Semih, sağlık durumlarının her geçen gün kötüleşmesine rağmen, 11 Mart’ta başladıkları açlık grevini sürdürüyor.
Onların direnişi, Türkiye’deki muhalefetin içinde bulunduğu durumun bir göstergesidir. Binlerce insan, sendikacı, feminist, Kürt ya da sadece muhalif oldukları için zindanlara kapatılmış durumda. 7 Şubat’ta yeni bir KHK ile, bu kez 2.585 Eğitim Bakanlığı çalışanı işten çıkarıldı.
Birkaç gün sonra gerçekleşecek Anayasa değişikliği referandumu sonucunda, eğer Erdoğan’a tam yetki verilir ve Meclisi etkisiz hale getirilirse, Erdoğan ülkeyi KHK’larla yönetecek ve baskı daha da artacak demektir.
Birkaç gün sonra gerçekleşecek Anayasa değişikliği referandumu sonucunda, eğer Erdoğan’a tam yetki verilir ve Meclisi etkisiz hale getirilirse, Erdoğan ülkeyi KHK’larla yönetecek ve baskı daha da artacak demektir.
Bu nedenle Fédération Sud Éducation, CGT Educ’action ve CNT-Fédération des Travailleuses/eurs de l’Education sendikaları olarak Türkiye’de ve Kürdistan’da Erdoğan rejimine karşı olduğu için baskı altında tutulan tüm eğitim emekçilerinin yanında olduğumuzu açıklıyoruz.
31 gündür açlık grevinde bulunan Nuriye ve Semih’le dayanışma içinde olduğumuzu tüm kamuoyuna duyuruyoruz.
31 gündür açlık grevinde bulunan Nuriye ve Semih’le dayanışma içinde olduğumuzu tüm kamuoyuna duyuruyoruz.
Nuriye ve Semih’in yanındayız ve onlarla birlikte biz de; OHAL’in kaldırılmasını, baskı gören ve işlerinden olan tüm devrimci ve demokrat memurların işlerine geri dönmelerini, işten çıkarmaların son bulmasını, ÖYP’li 13 bin araştırmacının sosyal haklarının geri verilmesini ve siyasi baskılar olmaksızın eğitimcilik yapma haklarını geri kazanmalarını talep ediyoruz.
Nuriye ve Semih’in desteğinize ihtiyacı var!
(Çeviri: Sendika.org)
Fransızcası :
“Soutien à Nuriye Gülmen et Semih Özakça, enseignant-es en grève de la faim contre la dictature turque!
Nuriye et Semih sont en grève de la faim depuis le 11 mars à Ankara. Ils-elles sont entré-es en résistance dès le mois de novembre 2016, après leur licenciement en novembre 2016.
Comme des milliers de fonctionnaires, enseignant-es du primaire à l’université, ou appartenant à d’autres services publics, syndiqué-es ou non, Nuriye et Semih ont été licencié-es dans le cadre des purges politiques menées par Erdoğan.
Nombre d’entre eux et elles ont refusé de se taire et de se soumettre. Ils-elles se sont révolté-es contre les licenciements massifs, contre l’État d’urgence et plus largement contre la répression. Tabassé-es, arrêté-es, placé-es en garde-à-vue, de multiples fois, ils-elles n’ont pas renoncé-es.
Dans une déclaration lue le 9 mars, deux d’entre eux, Nuriye Gülmen et Semih Özakça ont annoncé qu’il et elle entamaient une grève de la faim.
Immédiatement placé-es en garde-à-vue puis libéré-es, depuis Nuriye et Semih ne s’alimentent plus et leur santé se dégrade de jour en jour.
Leur résistance est emblématique de la situation des opposant-es en Turquie. Des milliers de personnes, syndicalistes, féministes, kurdes ou simplement révolté-es, sont enfermées dans les geôles turques. Le 7 février dernier, un nouveau décret a encore ordonné le limogeage de 2.585 employé-es du ministère de l’Education.
La réalité de la répression pourrait encore s’aggraver si le référendum sur la réforme constitutionnelle prévu dans quelques jours, donne les pleins pouvoirs à Erdoğan ce qui lui permettra de gouverner par décret, le parlement n’étant alors plus qu’une simple chambre d’enregistrement.
C’est pourquoi la Fédération Sud Éducation, la CGT Educ’action et la CNT-Fédération des Travailleuses/eurs de l’Education soutiennent l’ensemble des militant-es de l’éducation particulièrement frappé-es par la répression mais aussi toutes celles et ceux, en Turquie et au Kurdistan qui s’opposent à l’autocrate Erdoğan.
La Fédération Sud Éducation, la CGT Educ’action et la CNT-Fédération des Travailleuses/eurs de l’Education affirment leur entière solidarité à Nuriye et Semih, au 31ème jour de leur grève de la faim.
Avec Nuriye et Semih, revendiquons la levée de l’état d’urgence, la réintégration de tout-es les fonctionnaires révolutionnaires et démocrates licencié-es et limogé-es, l’arrêt des licenciements illégaux et arbitraires, la réintégration des droits sociaux des 13 mille chercheurEs d’ÖYP et le droit d’enseigner librement sans pression politique.
Nuriye et Semih ont besoin de votre soutien !”
