Home dünyaLondra’da Armutlu Şehitleri Anıldı

Londra’da Armutlu Şehitleri Anıldı

by halkinkutuphanesi
0 comments

Büyük Ölüm Orucu Direnişi sürecinde “Bir Direniş Odağı” olan Armutlu, hapishanelerde süren direnişin dışardaki sesi soluğuydu. Devlet direnişi bölüp parçalamak için çeşitli oyunlar oynuyor, direnişçileri tahliye ediyordu. Tahliye olan devrimci tutsaklar, dışarda ölüm orucunu sürdürerek devletin direnişi kırma politikalarını yerle bir ediyordu. Dışarda direniş evleri oluşmaya başlamıştı.
Bu evlerden biri Armutlu’daydı. Armutlu direnişi, emperyalizmi ve faşizmi rahatsız ediyordu. Düşman direnişi ortadan kaldırmak istiyordu. 5 Kasım 2001’de cehennem zebanileri girdiler Armutlu’ya. Yaktılar yıktılar ve Arzu Güler, Barış Kaş, Sultan Yıldız ve Bülent Durgaç katledildiler.
Armutluya olan saldırıyı durdurun diyerek bedenlerini ateşe veren feda savaşçıları, Eyüp Samur, Nail Çavuş, İbrahim Erler ve Muharrem Çetinkaya ve Armutlu şehitlerini anmak için bir anma töreni yapıldı.
5 Kasım Pazartesi günü yapılan anma programı süreci anlatan bir konuşma ve ardından saygı duruşuyla başladı. Sekiz şehidin özgeçmişi ve onlara ait şiirler okundu. Armutlu direnişini anlatan 15 dakikalık bir sinevizyon gösterisinden sonra Sultan Yıldız’ın ablası kısa bir konuşmadan sonra, kız kardeşi için yazdığı “Sen Gideli” adlı şiiri okudu. Sultan Yıldız Kırşehir Gazi üniversitesindeyken yazdığı mektuplardan birinde seçilen bir şiir okundu. Armutlu şehitlerinin olduğu pankart ve süreci fotoğraflarla ve yazılarla anlatan posterlerle donatılmıştı salon.
Grup Nisan sahnedeki yerini aldığında “Sen Gideli” adli şiirin bestelenmiş halini, şarkıyı seslendirdiler. Armutluda sevilen, “Karahisar Kalesi, Düğüne Gider Gibi” söylendi. Bu sırada duygusal anlar yaşansada, her damla göz yaşının hesabının sorulacağı inancıyla, yumruklar havada, ayakta hepbirlikte söylendi “Bİze Ölüm Yok Marşı”
80 kişinin katıldığı anma töreni, şehitlerimiz anısına yapılan un helvası ikramıyla sona erdi.
Ingiltere Yürüyüş Dergisi Temsilciliği
8 Kasım 2018

SEN GiDELi
o gün
Acıya bürünen düğün
Geldi geçti ya rüzgardan daha hızlı
Esti yine buz gibi
Gencecik, incecik bedenleri sarsarak
O gün geceden daha siyahtı hani
Akıttı ya anaların gözyaşlarını katran katran
Onlar kan dedi kaaann
Bizimkilerdi yine yayından fırlayan
Onlar dedi vatan
Kirli ağızlarıyla yalandan
Bizimkilerdi vatanı kızıla boyayan
delikanlıları tığ gibi
Kızları fidan fidan
Açlığıyla direnişi doyuran
Armutlu’nun yokuşlarında Sultan Sultan
Bedeniyle direnişçileri koruyan
Sultan’a seslendi düşman
Metalik sesiyle megafondan….
-“Teslim ol”
– “Cesetlerimizi Çiğnemeden Direnişçilerimize Dokunamazsınız”
dedi Sultan sesinin en doymuşundan
Sultan…
Kısacık ömrünün usta çırağı
Kavgamızın genç anası
O gün alamadı ki seni benden
Teninin kokusu,
Gülüşünün gerçekliği
Hele o kara gözlerin, hünerli ellerin
Endamın, incecik belin
Sevincin, kızgınlığın, tehlikeli sinirin,
Bakışın Sultan bakışın
O benim şaşı, senin şehlali dediğin bakışın
Sesin Sultan sesin
Bende kalan ömrünü uzatıyor senin
Armutlu ….
Barikattır evleri kavgaya hazır yiğitleri
Dinle bak bizi çağırıyor
Kara kızın kara gözleri…
O günlere kısacık ömürlere
neler sığdı neler
O yoksul evlere
Sultan’ın Yıldız Saçları
Barış’ın Çatık Kasları
Arzu Güler açlığına
Bülenttir bakışları…
Şimdi sen
Annemin koynunda bir belik saçsın
Armutlu’nun bağrında bir tutam ateş
Köyünün toprağında bir nazlı gelin
Şimdi sen, ömrümün sende kalan kısmısın..
Sen gideli hasret çoğalttı seni
Sen gideli umut yetiştirdi Hasan Ferid’i
Sen gideli Haziran doğurdu Berkin’i
Sen gideli kavga tuttu Dileg’i
Sen gideli öfke besledi Devrim’i
Sen gideli ay gun’le, GÜN-AY ’la dogdu Gazi’de
Sen gideli
Sen gideli
Sen gideli acım hiç dinmedi….
Sen gideli Şafak’lar söktu Bahtiyar’ca
Sen gideli Elif bastı aç kurtların inini
Sen gideli
“ELiF ŞAFAK BAHTiYAR YIKILACAK SARAYLAR!….”
 Sultan

13 Ekim 2018

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode