İtalyan gazeteci Eliana Riva, Ayten Öztürk’ün Yargıtay tarafından hukuk dışı bir şekilde onaylanan 2 müebbet hapis cezasını günlük yayınlanan sol İl Manifesto gazetesinin sayfalarına taşıdı.
Geçtiğimiz yıl Ayten Öztürk ile ilgili bir de ‘Ayten’in Devrimi’ isimli bir belgesel yapan gazeteci detaylı bir şekilde Türkiye’de yaşanan hukuksuzları İtalyan halkına duyurmaya devam ediyor.
Sonsuz zulüm
Türkiye, komünist aktivist Ayten Öztürk’e iki kez müebbet hapis cezası verdi
Yüksek Mahkeme onayladı: iki müebbet hapis cezası. Hayatının geri kalanını Türkiye’deki cezaevlerinde hücre hapsinde geçirecek. Bir Türk kadını için ortalama yaşam süresinin 80.7 yıl olduğu ve 50’li yaşlarının başındaki Ayten Öztürk’ün halihazırda 13.5 yıl hapis yattığı göz önüne alındığında, ömrünün {18284be08b4a324f01513fae7e16b255d2029ea9b50ca8737811176d832e4306}55’ini parmaklıklar ardında geçirebilir. Bu hesaplama aslında iyimser çünkü ev hapsinde geçirdiği 2,5 yılı ve İstanbul’daki gizli gözaltı merkezinde 6 ay boyunca gördüğü işkenceyi hesaba katmıyor.
Ömür boyu hapiste kalmasına neden olacak en büyük suçu, işkence ve cinsel istismarı teşhir etmeye karar vermiş olması.
Ayten Öztürk ile birkaç kez görüştük. Türkiye’deki ve dünyadaki pek çok destekçisi, 7 Kasım’da, maruz kaldığı kötü muameleleri kınadığı bir kitabın yayınlanmasının ardından kendisine yöneltilen ‘terör örgütü propagandası’ suçlamasından beraat ettiğinde (kitap toplatılmış ve dağıtımı yasaklanmıştı), mahkeme sürecinin sonucu hakkında ihtiyatlı bir iyimserlik ifade etmişti. Bu olayda, uluslararası gözlemcilerin ve gazetecilerin yoğun varlığı büyük bir fark yarattı. Şu anda hepsi ya da çoğu onunla birlikte hapiste olan avukatları bunu büyük bir güvenle ifade ettiler. Gerçekten de, İstanbul Adliyesi önünde bir sivilin ve iki eylemcinin öldürülmesiyle sonuçlanan silahlı saldırının ardından Türkiye’de Şubat ayında dernekler, hukuki destek merkezleri, müzisyenler ve aktivistlere yönelik bir tutuklama dalgası yaşandı.
Ayten Öztürk siyasi bir muhalif, İstanbul’daki çoğu Alevi gibi Marksist. Onlarınki birbirine sıkı sıkıya bağlı bir topluluk. Siyasi ilkeleri, demokrasi, adalet ve eşitlik talepleri onları ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlıyor, sanki büyük bir ailenin üyeleri gibi, çoğu zaman sürgün edilmiş, farklı ülkelerde mülteci olmuş ama asla dağılmamışlar.
Yargıtay, ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve tasarlayarak adam öldürme suçuna yardım ve yataklık’ suçlarından verilen iki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı. İki suçlama söz konusudur. Birincisi, uyuşturucu ve fuhuşla mücadele eden ancak yargıçlara göre hükümet için tehlikeli olan sosyalist siyasi fikirlerin propagandasını yapan bir dernekte üye olmak. İkinci suçlama ise, pedofili suçundan çok sayıda sabıkası bulunan ve küçük yaşta bir çocuğu istismar ettiği için saldırıya uğrayan Selahaddin Cirit adlı Türkiye vatandaşının halk tarafından linç edilmesine uzaktan tanık olmak. Savcılığın temel dayanakları, gizli tanıklar.
Ayten Öztürk’ün avukatları, müvekkillerinin 22 Pazartesi günü geç saatlerde açıklanan karardan henüz haberdar olmadığını ve Anayasa Mahkemesi’nde insan hakları ihlalleri nedeniyle yeniden yargılama talebinde bulunacaklarını bildirdiler. Bu talepleri kabul edilmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracaklar. Halkın Hukuk Bürosu’ndan 12 avukat halen cezaevinde bulunuyor. Şubat ayında tutuklananlar arasında 79 yaşındaki kanser hastası Mehmet Güvel de bulunuyor. Onunla aynı hücreyi paylaşan mahkumlar, serbest bırakılması talebiyle açlık grevi yapıyorlar. Tutuklananların çoğu, her şey otomatik ve bilgisayar kontrollü olduğu için izolasyonun tam olduğu, gardiyanlar da dahil olmak üzere hiçbir pencere veya insan temasının olmadığı güvenlikli cezaevlerinde bulunuyor
