11
Dün başlayan açlık grevinde, öncelikle Basel şehrinde TAYAD’lı aileler stant kurdu. Şehrin merkezine kurulan stant da birçok yurttaşla sohbet edildi. Esnaflar gezildi, YÜRÜYÜŞ DERGİSİ halka dağıtıldı.
İsviçreliler de dahil olmak üzere, standı ziyaret eden yurttaşlara Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın durumu anlatıldı. Standa ilgi oldukça fazlaydı. Nuriye ve Semih’in onurlu mücadelesinin yanında olmak isteyen herkes imza föylerini hiç tereddüt etmeden imzaladı. “İmza föyünün üstünde ki açıklamayı okumamıza bile gerek yok, biz onlara inanıyoruz” diyenler oldu.
Bir İsviçreli vatandaş standa gelip görüşlerini şu şekilde paylaştı: “Ülkenizde o diktatör Erdoğan olduğu müddetçe, Türkiye halkları hiçbir zaman özgür olamayacak! Bizler dünya gündemini sürekli takip ediyoruz ve Türkiye Halkları için üzülüyoruz çünkü diktatör Erdoğan, hakkınızı aradığınız için sizleri hapse atıyor. Bu çok kötü bir durum! Ülkeniz de demokrasi gerçekten yok. Diktatör Erdoğan artık susmalı ve Türkiye halklarından yaptığı her şey için özür dileyip, cezası neyse çekmeli. Biz inanıyoruz ki Türkiye halkları o zaman özgür olacaktır!”
Bir başka İsviçreli vatandaş ise merak ettiği sorularını TAYAD’lı ailelere şu şekilde sordu: “Gazetelerden, İnternet haberlerinden takip edip görüyorum. Nuriye ve Semih’in Akademisyen ve öğretmen olduğunu biliyorum. Onlar işlerine geri dönebilmek için direndiler onu da biliyorum! Ama yine de merak ediyorum. Ülkeniz de bu insanlar günlerce açlık grevine girdiler ve hala da açlık grevinde olduklarını söylüyorsunuz. Ölüm sınırında olan bu insanları Erdoğan neden hapse atıyor? Bu bana çok saçma geliyor! Ülkeniz de hak aramak bu kadar mı suç sayılıyor? ”
TAYAD’lı ailelere yabancılardan gelen sorular genel olarak bu şekilde devam etti. Sorular geldikçe ve insanların görüşleri paylaşıldıkça bir kez daha görüldü ki; AKP Hükümetinin yaptığı işkenceler, gözaltılar, tutsaklıklar, katliamlar dünya gündemine bir şekilde oturuyor. İnsanlar bunları görüyor ve çok rahat bir şekilde de “Diktatör Erdoğan” ya da direkt “Katil Erdoğan” diyerek hitap edebiliyorlar.
2 günlük açlık grevine başlayan TAYAD’lı aileler dün saat: 11:00’de kurdukları standı 18:00’e kadar sürdürdüler (29.07.2017). Daha sonrasında yine Basel’de olan BORAN KÜLTÜR MERKEZİ’ne geçip açlık grevlerine orada devam ettiler. Bugün ise akşam saatlerinde BORAN KÜLTÜR MERKEZİNDE yapılan toplu sohbet sonrasında açlık grevlerini sona erdirdiler.
