Faşist AKP iktidarı, bir yandan “Terörsüz Türkiye” söylemleriyle tasfiyecilik politikalarını dayatırken, diğer yandan baş eğdiremediği devrimcilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor. Kuyu tipi yüksek güvenlikli hapishanelerde devrimci tutsakları tecrit ve teslimiyet politikalarıyla teslim almak isteyenler, bugün de ev baskınlarıyla devrimci mücadeleyi hedef alıyor.
Bilinsin ki teslim olmayacağız, uzlaşmayacağız! Tasfiyeciliği mahkûm edecek, halkın kurtuluş mücadelesini büyüteceğiz!
Halk Cephesi, TAYAD’lı Aileler, Dev-Genç, Kurşun Kalem Mizah ve Sanat Cephesi emekçilerinin de aralarında bulunduğu onlarca yoldaşımızın evleri şafak baskınlarıyla basıldı; kapılar kırılarak gözaltılar gerçekleştirildi.
AKP faşizmi, yönetememe krizini derinleştirdikçe halka önderlik eden devrimcilere yönelik saldırılarını artırıyor. Çünkü halkın öfkesinin örgütlenmesinden, emekçilerin kendi gücünün farkına varmasından ve sömürü düzenine karşı örgütlü mücadelenin büyümesinden korkuyor. En küçük hak arama mücadelesinin bile halkın bağımsız iradesini güçlendirdiğini biliyor.
Yolsuzlukların, sömürünün ve halkın alın terinin yağmalanmasının hüküm sürdüğü bu düzende; halkın emeği çalınırken gençliğin geleceği karartılıyor. Bir avuç egemen kendi çıkarlarını korumak için halkın yaşam koşullarını ağırlaştırıyor. Bu düzenin sahipleri, devrimcileri susturarak halkın örgütlü mücadelesini dağıtabileceklerini sanıyor.
Yanılıyorlar! Halkın kurtuluş mücadelesi gözaltı kararlarıyla, tutuklamalarla ve baskınlarla durdurulamaz!
Bugün teslimiyet dayatılıyor, direnişler karartılmak isteniyor, halkın mücadele iradesi kırılmaya çalışılıyor. Devrimci mücadeleden vazgeçmemiz, örgütlü halk gücünden uzaklaşmamız ve sömürü düzenini kabullenmemiz isteniyor. Ancak Halk Cephesi, “Sonuncumuza, son anımıza kadar direneceğiz!” şiarıyla teslimiyet politikalarına karşı mücadeleyi sürdürüyor.
Bu nedenle devrimcilere yönelik saldırılar; yalnızca gözaltına alınanları değil, halkın örgütlenme ve mücadele hakkını da hedef alıyor. Sahte suçlamalar, tehditler, işkence ve itirafçılık dayatmalarıyla devrimcilerin iradesini kırabileceklerini düşünüyorlar. Tecrit hücreleriyle, kuyu tipi hapishanelerle ve gözaltı terörüyle halkın kurtuluş mücadelesini tasfiye edebileceklerini sanıyorlar.
Ne gözaltı terörü ne tutuklamalar ne de tecrit politikaları devrimci mücadeleyi bitirebilir!
Emperyalizmin çıkarlarına hizmet eden işbirlikçi AKP iktidarı şunu bilmelidir: Faşist darbe dönemlerinin işkencehaneleri, tabutluklar, F Tipi hapishaneler ve bugün kuyu tipi olarak bilinen yüksek güvenlikli hapishaneler, devrimci iradeyi teslim alamadı ve alamayacaktır. Halkın adalet, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi bütün baskılara rağmen sürecektir.
Bizler, İsviçre Halk Cephesi olarak gözaltına alınan yoldaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz. Devrimcileri hedef alan baskı politikalarına karşı halkın örgütlü mücadelesini savunmaya ve büyütmeye devam edeceğiz.
DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL, ONURDUR!
Gözaltına alınan yoldaşlarımız derhal serbest bırakılsın!
Gözaltılar, tutuklamalar ve baskılar bizi yıldıramaz!
KAHROLSUN FAŞİZM, YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
İSVİÇRE HALK CEPHESİ
