5
İngiltere’nin başkenti Londra’da,
Direnişlerinin 201. Gününde, Nuriye ve Semihlerimiz; Bizleri halklarımızla buluşturmaya devam ediyor.
İngiltere’de ÖZGÜRLÜK VE ADALET Çadırı 35. Gününde halkımızla buluşmasının vesilesi oldu.
Çadırımızın sürekliliği insanlarımızın yüreğine ve beynine ulaşıyor. Bugün kü Adalet Çadırımız; gerek Nuriye ve Semih’in pankarttaki resimlerinden, gerekse 35 gündür çadırın sürekliliğinden dolayı bilgi almaya gelenlerimizle buluştuk.
Buğun de yüze yakın bildiri dağıttık, 28 Eylül Perşembe günü Nuriye ve Semihlerimizin mahkemeleri, 14 Avukatları ve dün Halkın Türkülerini Yapan Grup Yorum’a yönelik baskı ve baskınlarla ile ilgili bilgi verildi.
Bugün Bursalı bir genç kadınımızla sohbet etme fırsatımız oldu; “ üzülüyorum bu kadar gün olmuş hala ses yok sonuç yok, bizler de adam olmaz, bizler çok bilgisiz ve duyarsızız. Onun için çok umutlu değilim…”
“Evet olmasını istediğimiz ya da hayal ettiğimiz durumda değil ülkemiz ve dünya. Ama bak senin gibi, gelip geçmeyen bakıp standımıza kadar gelip hem düşünceni paylaşıyorsun. Biz varız bak yalnız da değilsin. Merak etmek paylaşma iyidir. Umutlu olacak, umut veren yüzbinlerce haksızlıklara ve adaletsizlere uğrayıpda sessiz kalanlara ragmen Nurye-Semih ögretmenlerimiz gibi direnenler de var. Ve bu direnişin buradaki sesi olanlarda var. herşeyden once sen varsın.” Dedik.
“ Zaten, onlarda olmasa tamamen ümidimiz yok olur… Insanlar birbirini sevmiyor. Yalnızlık çekiyoruz… Ben burada doğdum. Ülkemi çok seviyorum, her yıl gidiyorum ama her gidişimde daha mutsuz geliyorum buraya. Insanlar değişiyor… Biz neden en azında buradaki gibi değiliz, bunlar nasıl olmuş, biz neden böyleyiz diye kıskanıyorum bu ülkeyi… Kendi kültürümüzü bilmiyoruz. … bunun için bana dostluk arkadaşlıkla ilgili önerceğiniz kaynak varmı?…”gibi sorularla doluydu.
Bizde “Tabi ki bizim de köklü tarihimiz var. Burada tarihi köklerimizi bize ailemiz; bilmediği için, yada çalışmaktan zamanı olmadığı için bize öğretmediler. Gerçi ülkemizde de olsaydın okusaydın da halklarımızın tarihin öğrenemezdin. Çünkü bugünkü yöneticiler, halkın tarihiyle buluşmasını anlamasını istemezler. Tarihi kendi çıkarlarını meşrulaştırıcı bir çarpıtmayla ele aldıkları için tarihi öğrenemezsin. Tarih anlayışları rakamlardan ibaret gördükleri için, yâda hangi padişah kaç kadın almış, babasını yâda kardeşini nasıl boğdurmuş, hangi padişah kimden nasıl fetva almış ve fetvaları halklara nasıl yutturmuş gibi halkların inançlarını istismar ederek ayakta kalacaklarını bildikleri için; bu dünyada yapacağımızı ve alacağımız haklarımızı başka dünyalara havale ederek halkarımıza sabırlar ve sahte umutlar vermenin aracına dönüştürmüşler ve kendilerine gore yorumlamışlardır.
Bak bugün Nuriye ve Semih o devasa güçlü gözüken AKP iktidarını rezil rüsva etti. Korktukları için, ağızlarını kapatmak istediler. Hapse attılar. Çünkü onların duruşu talepleri ve sesleri milyonların talepleri. Bu iki kişinin korkusuzluğu; Deniz Gezmişten, Mahir Çayan’dan, beri hata daha gerilerde Şeyh Bedrettin; Bundan yüzyıllar once yarın yanağından gayri her şeyi ortaklaştıran bir toplum yaratmak başkaldırmış: değişik milliyet inançlardaki insanları birleştirerek sultanlara krallara başkaldırı başlatmış yenilmiş ama halka güven ve umut olmuş bir tarihi önder. Pir Sultanı anlatmazlar; Yunus Emre’yi anlatmazlar, Hacı Bektaşı anlatmazlar, Köroğlunu, Dadaloğlunu, anlatmazlar,; çünkü bu tarihi kişiler, Nasıl bir tarihi köklerimiz olduğunu, tarihi zenginliklerimizle bugünkü yaşadığımız sorunların nasıl baş edeceğimizin tecrübeleri ile dolu olduğu için anlatmazlar. Umutsuz olmaya gerek yok. Umut sende, şu sorularında merakında bunların peşine düş ve bu soruların hayatın içinde cevabı da var. Cevap olacaklar da var yalnız hissetme bak biz varız. Pratik olarak sana iki film önerimiz var: biri Yılmaz Güney’in “ARKADAŞ” Filmi, Diğeri “Al Yazmalım, Selve Boylum” ikisini de izledikten sonra gel daha başka kaynaklar kitaplar da öneririz” ve “28 Eylül Perşembe günü, Nuriye ve Semih Öğretmenlerimizin mahkeme günü var biz saat 11.00’de Londra Türkiye Elçiliği önünde olacağız. Bu direnişe üzülmek yerine onların sesi olmak istersen buyur sen de gel.” Dedik. Sıcak, samimi bir sohbet sonunda, güvenle ayrıldı.
Biz de diyoruz ki; Bilgi güçtür Hem Adalet ve Özgürlük taleplerimizi haykırırken halklarımızdan öğrenmeyi ve bildiklerimizi paylaşmayı da, anlatmayı da, sürdüreceğiz. Çünkü tarih yazanları, yeni nesillere anlatmak sorumluluktur. Bu güçle NURİYE VE SEMİH’e Özgürlük ve Adalet istemeye ve Onların sesi olmaya devam edeceğiz.
LONDRA NURİYE VE SEMİH ÖZGÜRLÜK VE ADALET KOMİTESİ”
LONDRA YÜRÜYÜŞ TEMSİLCİLİĞİ
25 Eylül, Pazartesi 2017


