Home açıklamalarİngiltere Halk Cephesi: Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor

İngiltere Halk Cephesi: Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor

by halkinkutuphanesi
0 comments

KIZILDERE

BAĞIMSIZLIK,

SOSYALİZM VE

ENTERNASYONALİZM

İÇİN SAVAŞMANIN MANİFESTOSUDUR!

KIZILDERE; UZLAŞMAZLIKTIR!

KIZILDERE; EMPERYALİZME VE FAŞİZME KARŞI İDEOLOJİK NETLİKTİR!

52 Yıldır Verdiğimiz THKP-C’den DHKP-C’ye Türkiye Halklarının Onur, Adalet, Demokrasi, Sosyalizm Kavgasıdır.

Tasfiyecilik, Uzlaşma, Teslimiyet Dayatmasına Karşı 52 Yıldır Dalgalandırdığımız; Devrimin Kızıl Bayrağıdır!

Kökümüz Kızıldere…

Her dönemeçte yeni ömürler verdik devrime.

Ve her ömür toprak olup besledi köklerimizi.

Kızıldere bizim kökümüz…

Kızıldere doğum yerimiz…

Kızıldere geçmişimiz…

Kızıldere bugünümüz…

Kızıldere geleceğimiz…

Kızıldere evimiz…

Kızıldere okulumuz…

Kızıldere rotamız…

Kızıldere pusulamız…

Kızıldere siper yoldaşlığıdır…

Kızıldere devrimin prestijidir…

Kızıldere devrimdir, devrimciliktir.

Devrimcilik bedel ödemektir.

Devrimcilik teslim olmamaktır.

Devrimcilik UZLAŞMAMAKTIR!

Devrimcilik halka, halkın kurtuluş savaşına sadakattir.

Çünkü; Emperyalizmle uzlaşma ve teslimiyet ise köleliktir. Halklara ihanettir!

Kızıldere’den günümüze, 52 yıllık tarihimizin her dönemi, her süreci devrimcidir, 52 yıllık mücadelemiz dünya halklarına sunulmuş bir devrimcilik destanıdır.

Çünkü biz; Hep bedel ödedik. Çünkü biz; Hiç teslim olmadık! Çünkü Biz; şehitlerimizi hayıtın içinde yaşatıyoruz…

1972’de “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye” ve “Dönmeye Değil Ölmeye Geldik” diyerek, Kızıldere’de teslim olmadık, bedel ödedik.

1984’te “Tek Tip Elbise Giymeyeceğiz, Direneceğiz” diye ölüme yattık hapishanelerde teslim olmadık, ölüm oruçlarıyla bedel ödedik.

1991-92’de “Tankınızla, topunuzla gelin, girin içeri. Ölülerimiz bile korkutacak sizi” diye haykırdık. emperyalizmle uzlaşmadık, teslim olmadık, 12 Temmuzlar’da, 16-17 Nisanlar’da ve yüzlerce başka operasyonda katledilen yoldaşlarımızla bedel ödedik.

1996’da “Ya Zafer Ya Ölüm” dedik. uzlaşmayı reddetmeye devam ettik. Ölüm oruçlarında bedel ödeyerek oligarşinin halka saldırısının önüne barikat olduk.

2000’lerde “Ya Düşünce Değişikliği Ya Ölüm” tehdidine “Düşüncelerimizi terk etmeyeceğiz” diye karşılık verdik… “Düşmanın beyaz kefenlerini değil, devrimin kızıl kefenlerini giyeceğiz” dedik.

Emperyalizmin düşüncelerimizi teslim alma saldırısını, bir direnişte ödenebilecek en büyük bedellerden biriyle, yedi yılda 122 şehitle yendik!

BUGÜN SOSYALİZM DİYEN BİR BİZ KALDIYSAK, KIZILDERE’NİN UZLAŞMAZ RUHUNU 52 YILDIR BÜYÜTTÜĞÜMÜZ İÇİNDİR!

THKP-C’den DHKP-C’ye 52 yıldır irademizi uzlaşmazlıkla büyütüyoruz.

Savaşta bir yenen, bir yenilen olacaktır.

Bugünkü savaşın yenen tarafı ise biz olacağız! Çünkü tarihsel ve siyasal olarak haklı olan biziz!

İŞTE BİZ KIZILDERE’DEN BU YANA BU TARİHSEL VE BİLİMSEL GERÇEĞE SIRTIMIZI DAYADIK. VE BUNUN İÇİN DE TÜM DÜNYADA TEK KALMAYI GÖZE ALDIK!

Dayı’nın belirttiği gibi “Günümüz dünyasında tek başına kalmayı göze almadan Marksist-Leninist kalmak mümkün değildir.” Biz her tarihsel süreçte hep tek başımıza kalmayı göze aldığımız için ayakta kaldık. Cunta hapishanelerinde tek başına kalmayı göze almak yok olmayı da göze almaktı üstelik, tıpkı Kızıldere’deki gibi. Bunu da göze aldık. Cüret, haklı olmayı bir güce dönüştürür. Biz cüretle direndik ve Marksist-Leninist değerlere sahip çıktık. İktidar iddiamızı koruduk, devrim yürüyüşümüzü sürdürdük.

Bugün emperyalizmin halkları teslim alma politikasının adı ‘UZLAŞMA’dır. “Barış” diye, “halkların çıkarı” diye uygulanan, emperyalizmin halkları ve onun devrimci örgütlerini teslim alma dayatmasıdır.

Uzlaşma, halklar için yenilgidir! Ve bugünün dünyasında uzlaşmanın vardığı yol teslimiyettir! Uzlaşma teslimiyettir, halka ihanettir! Uzlaşmazlık, her koşulda direnme ve savaşma iradesidir. Militanlıktır. Militan bir beyindir.

Parti-Cephe militan bir beyindir, Parti-Cephe militan beyinlerin örgütlü hareketidir. Savaş alanı beyinlerdir; savaşın kazanıldığı esas cephe, ideolojik cephedir. Yapılması gereken; düşmana cepheden tavır almak, uzlaşmaz olmak ve sınıf çıkarlarımızın bilincinde olmaktır. Bugünkü kuşatmada savaşmak; devrim ve iktidar programını hayata geçirmek için zorunludur

UZLAŞMA TESLİMİYETTİR, UZLAŞMA ÖLÜMDÜR!

UZLAŞMAZLIK EMPERYALİZMİN SONUDUR!

Emperyalizm Parti-Cephe ideolojisini tasfiye etmeye, bunun için Parti-Cephe’yi uzlaşmaya ikna etmeye çabalıyor. Başlarımıza ödül koyuyor, “gizli tanık” icat ederek yüzlercemizi tutukluyor, yoldaşlarımızı katlediyor.

Halk için olan tüm çalışmaları yerin dibine gömmek istiyor. Halk için sanatçılık, avukatlık, mühendislik, devrimcilik yaptırmamak için bin bir saldırı örgütlüyor, bin bir politikayla kuşatıp yok etmek istiyor.

Ancak Kızıldere’den miras uzlaşmazlık geleneğimizle, düşmanımızın politikaları karşısında bugüne kadar umutsuz, çaresiz kalmadığımız gibi, bugün de iktidara giden yolu açıyoruz.

Çünkü halkın içindeyiz, her sorunumuzun çözümünü halkın içinde arıyor, buluyoruz. Halktan asla kopmuyoruz! Çünkü gücünü yasalardan alan faşizmin yarattığı ve halka dayattığı adaletsizliği karşısında gizlilikten taviz vermiyoruz! Her koşulda savaşan yeni insanı yaratıyoruz!

Bu nedenle DHKP-C, emperyalizmin korkusudur! Uzlaşmazlığıyla, cüretiyle, ideolojik netliğiyle, devrimcilik anlayışıyla, dünya halklarına ve devrimcilerine “kötü örnek”tir.

Dünyanın dört bir yanında koşullar devrimden, halktan yanadır. Bunu halk iktidarına giden yolda bir olanağa çevirmek; ancak ve ancak düşmanını iyi tanımakla, o düşmanla her koşulda savaşmak ve uzlaşmamakla mümkündür!

Önemli olan yaşananları doğru analiz ederek savrulmadan, yalpalamadan, devrim ve sosyalizm hedefi ile emperyalizme ve faşizme karşı mücadeleyi örgütleyebilmektir.

THKP-C’den DHKP-C’ye Parti-Cephe’nin savaşında düşman bellidir. Değişmeyen ve asla değişemeyecek olan emperyalizmdir! Değişmek zorunda olan ise emperyalizmin dünya halklarına dayattığı yoksulluk ve adaletsizlik gerçeğidir.

Parti-Cephe’nin savaşı, yoksulları örgütleyecek, adaleti halkın ellerine teslim edecektir! Halkların devrimci dinamiklerini törpüleyerek, emperyalizme teslimiyeti savunmayı “barış” diye yutturmaya çalışmak ikiyüzlü uzlaşmacıların işidir. Sınıf mücadelesinin ateşini söndürerek barış gerçekleştirilemez. Bu ‘barış’, halkların kurtuluşunun önüne set çeken, emperyalist istikrarın sağlanmasına hizmet ettiği için, barış değil teslimiyettir!

Uzlaşmacılık teslimiyetle, teslimiyet ihanetle, ihanet ise tasfiye ile sonuçlanır. Bu kaçınılmaz sondur.

SOYUMUZ, KURTULUŞA KADAR SAVAŞ DİYENLERİN SOYUDUR!

Uzlaşmanın, teslimiyetin, ihanetin ve tasfiyenin asla uzanamayacağı bir soydur bu. Kızıldere bizim iktidar iddiamızdır. Bunun için Şehitlerimize ve Önderlerimize söz veriyoruz.

Sözümüz programımızdır: “Halkımızdan asla kopmayacağız, halkımızı örgütleyeceğiz, savaşı halklaştıracağız.”

 

Adaletsizlik, devrimin örgütlenme dinamiği; yoksullar ise devrimin sahibidir.

YOKSULLUĞA SON VERECEK TEK GÜÇ,

YOKSULLARDIR!

AÇLIĞA SON VERECEK TEK GÜÇ,

AÇLARDIR!

ZALİMLERİ YENECEK TEK GÜÇ,

MAZLUMLARDIR!

YOKSUL HALKI ÖRGÜTLEYECEK TEK GÜÇ

CEPHE’DİR!

Kızıldere’de doğan Türkiye devrimci hareketi; Bu kültür bu gelenek, Helin Bölekleri, Koçak Mustafaları, Ebru Timtik ve İbrahim Gökçekleri yarattı.

Bugün de Kızıldere’de yazılan teslim olmama ve direnme geleneği, Ölüm Orucundaki Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’larla sürdürülüyor.

Bugün çürümediysek, ölmediysek; Direndiğimiz ve savaştığımız içindir. “Direnmeyen çürür savaşmayan ölür” gerçeği buradadır işte. Ve sonuçta biz kazanacağız!

50. Yılında Kızıldere’de Şehit Düşen Mahir Çayan Ve Yoldaşlarını, 52 Yıllık Tarihimizde; Sosyalizm İnancı İle Anadolu İhtilalini Yaratan ve Yaşatan Yüzlerce Şehidimizi Sevgiyle, Saygıyla Selamlıyoruz.

İHTİLALİMİZİN EN ONURLU SAYFALARINI YAZAN, 30 MART-17 NİSAN’DA ŞEHİT DÜŞEN YOLDAŞLARIMIZI, KATİLLERİYLE UZLAŞMAZLIĞIMIZIN ONURUYLA ANIYORUZ!

SINIFSIZ SÖMÜRÜSÜZ BİR DÜNYAYI, BAĞIMSIZ DEMOKRATİK BİR ANADOLU’YU MUTLAKA KURACAĞIZ!

Mahir’den Dayı’ya Sürüyor Bu Kavga!

MAHİR, HÜSEYİN, ULAŞ

KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!

TEK YOL DEVRİM, TEK KURTULUŞ SOSYALİZM

KIZILDERE YOLUMUZ, CEPHE UMUDUMUZ!

İngiltere HALK CEPHESİ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode