Halkın Sanatını Engelleyemeyeceksiniz
Komplolarınız
Yaratmaya Çalıştığınız İtirafçılarınız Boşuna…
13 Aralık günü AKP faşizminin eli kanlı Polisleri Okmeydanı’nda İdil Kültür Merkezini bastılar. İçeride bulunan 9 arkadaşımız işkenceyle gözaltına alındı. Enstrümanlar çalındı ve kırıldı. İçerideki bağlamaların, kemanların üstüne basıldı. Gitarlar çalındı. İdil Kültür Merkezi talan edildi.
Yıllardır Grup Yorum’un evine saldırarak baskınlarla üyelerini korkutup yıldırmaya ve Grup Yorum’u susturmaya çalışıyorlar.
Geçmiş iktidarlardan bugüne halkın türkülerini susturmak, bastırmak istiyorlar. Bugün AKP faşizminin baskıları da bu yüzdendir.
Grup Yorum’un şarkılarından korkuyorlar, o şarkıların gücünden korkuyorlar. Çünkü o şarkılar halkları birleştiriyor. Ve bugün tüm dünyaya yayılıyor.
Biz şimdi o şarkılar etrafında birleşiyoruz. Halkın birleşmesinden, Halkın gücünden korkuyorlar.
O yüzden pervasızca saldırmaya devam ediyor. Hala anlayamadılar; biz o şarkılar için o kerpiç evimiz İdil kültür merkezi için öldük. Canımızı verdik.
Saldırıları bizi korkutmak şöyle dursun, öfkemizi artırıyor. Öfke büyütüyor halklar AKP iktidarına, çetelerine, polisine, cümle sömürgecilerine. Kâbusu oluyor, kabuslarla uyanıp gelip devrimci kurumları basıyorlar. Biz ne İdil’de 9 kişi, ne listelere aldıkları yüzlerce kişi den ibaret değiliz. Biz 83 milyon halkız. Bunu, periyodik olarak kurumlarımızı basan AKP iktidarına da her seferinde yeniden hatırlatmaktan geri durmayacağız. Bir kez daha haykırıyoruz:
Sizden korkmuyoruz, size boyun eğmiyoruz, size biat etmiyoruz!
Bunu sizde o kalın kafalarınıza sokun!
Biz Helin’in, İbrahim’in yoldaşlarıyız. Koçaklar diyarı burası, Heval Ebrular adalet arayışı bilincimize kazındı ölümüne…Bedelini canlarımızla ödedik biz bu kazanımların. Bizden görüp göremeyeceğiniz yalnız budur. Direniş. Boşuna uğraşmayın. Ancak sizlerde bu halka yaptıklarınızın bedelini mutlaka ödeyeceksiniz. Açlıkla sınanan, öfkeyle bilenen, hiçbir bedel ödemekten feragat etmemiş onurlu Anadolu halkları bu hesabı da sorar sizden bilesiniz. O yüzden kurumlarımızdan, yoldaşlarımızdan, sanatçılarımızdan ve halklarımızdan o kirli, o uşak ellerinizi çekin!
Faşizm, sınıfsal karakteri gereği saldırmaya, devrimciliği gölgelemeye çalışıyor.
Bunun için en ahlaksızca yöntemleri denemeyi, komplolardan medet ummayı sürdürüyor.
Yaratılan görkemli mirası ve devrimci geleneği, yeniden yeniden itibarsızlaşmayı deniyor.
Başaramayacak elbette.
Faşizmin denediği hiçbir yol, hiçbir faşist politika devrimciliğin köklerini kurutamayacak.
Bu topraklarda devrimcilik artık bitirilemez bir noktada.
Bunun garantisi Helin ve İbo’nun içinde mayalandığı geleneklerdir.
Devrimciliğin küllerinden yeniden yaratıldığı geleneklerdir.
Başaramayacak olmalarının sebebi budur işte.
İdil Kültür Merkezi de dahil, halkın tüm kurumlarını basabilirler, devrimcilik yapan herkesi tutuklayabilirler, devrimcilerin halkla olan bağını türlü yöntemlerle kesmeye çalışabilirler…
Ama sadece deneyebilirler.
Başaramazlar.
Çünkü bizim topraklarımızda devrimcilik artık küllerinden yeniden doğan bir gerçekliktir.
Böyle bir devrimciliği bitirmeye kimsenin gücü yetmez.
122’lerin öğrencileri olan Mustafalar bunun garantisidir.
İdil’in kollarında büyüyen Helinler bunun garantisidir.
Helinler’in adımlarını takip edecek olan devrimciler,
Mustafalar’ın kara gözlerinden yola çıkan halk çocukları bunun garantisidir
Baskılar Gözaltılar Bizleri Yıldıramaz!
Gözaltılar Derhal Serbest Bırakılsın!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz
İngiltere Halk Cephesi