Bugün Ölüm Orucu direnişinin 250. günü. 250. gün nedeniyle tüm arkadaşlar açlık grevi yapıyorlar. Sabah hep beraber çaylarımızı içtik, şekerlerimizi yedik.
Bugün sabah kötü bir haber aldık. TAYAD’lı Nadire Anamızı kaybettiğimizi öğrendik. Nadire Anayı hapishane ziyaretlerinden, 1996 yılında direnişi desteklemek için yaptığı ölüm orucundan tanıyoruz. Hapishanede olduğumuz süre boyunca Nadire Ana her zaman yanımızdaydı. Hepimizin başı sağ olsun. Onu TAYAD’ın verdiği mücadelede yaşatacağız.
Bugün Ebru Timtik’in ölüm yıldönümü. Ebru tutsaklık yaşadığım süreçte bizlerin hem avukatı, hem arkadaşı hem de dostuydu. Onu ilk tanıdığımda HHB de stajyer avukattı. Avukatlık belgesini aldıktan sonra onunla pek çok kez sohbetimiz-paylaşımımız oldu. Ancak ben Ebru’nun cüretini, sahiplenmesini, yoldaş sıcaklığını Bursa’da yaşadığımız linç saldırısı sırasında tanıdım. Bursa’da dergi temsilcisi olarak bulunduğum dönemde AKP’nin örgütlediği linç saldırılarından birisini yaşadık. Bulunduğumuz kurum 1500-2000 kişilik faşist güruh tarafından kuşatılmıştı. Daha sonra Bursa merkez bu güruh tarafından teslim alındı. HDP’nin parti binasını yağmaladılar. Biz Temel Haklar Derneğinde kuşatılmış durumda bekliyorduk. Bursa’da birçok demokratik kurum, sol parti vardı. Olağan koşullarda ahkam kesenlerden hiç kimse yoktu. Bizi telefonla dahi aramadılar. Ebru bu koşullarda, İstanbul’dan gelen heyetin içinde yanımıza geldi. Bursa Barosu’ndan avukatlarla görüştü. Daha sonra onunla beraber kurumumuzda basın toplantısı düzenledik.
Ebru’yu bir de Fatma Ananın kızı olarak tanıdım. Ebru Dersim kökenli, ailesi Elazığ’da yaşıyor. Babası genç yaşta vefat ettiği için, annesi 4 çocuğu tek başına büyütmüş, okutmuş. Çocukluğu ve sonraki yıllar yoksulluk içinde geçmiş. Annesi, yoksulluk içinde geçen günlerini sohbetlerde anlatırdı. O, tüm Elazığ’ın Fatma Anasıydı. Bizlerle herşeyini paylaşırdı.
Ebru’yu Elazığ’ın Fevzi Çakmak ve Yıldız Bağlar mahallesi halkı iyi tanır. Fatma Ananın kızı Ebru olarak tanırlar onu. Fatma Ananın kızı Ebru lise yıllarında ve sonrasında mahallede kimin neye ihtiyacı varsa yanında olmuş, derdine derman olmaya çalışmış.
Fatma Ananın kızı Ebru, avukat olduktan sonra halkının derdine derman olmak için bedenini ortaya koydu. Halkının adalet talebi için ölüm orucuna başladı ve şehit düştü. Ebru bugün sadece Türkiye halklarının değil, dünya halklarının adalet mücadelesinde simge oldu.
Çünkü;
Ebru adalet için mücadelenin sadece mahkeme salonlarıyla sınırlı kalmadığını gösterdi onlara. Sibel, Gökhan ve İleri de Ebru’nun açtığı yoldan yürüyorlar.
Ebru’nun anısına bağlı kalacağız, onu yaşatacağız.
Hayriye Gündüz
