Home dünyaHalkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Büro’dan HALK MAHKEMELERİ Broşürünü Yayınlıyoruz

Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Büro’dan HALK MAHKEMELERİ Broşürünü Yayınlıyoruz

by halkinkutuphanesi
0 comments

Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Büro’dan HALK MAHKEMELERİ Broşürünü Yayınlıyoruz

Hazırlayanlar: Ayşe İçpınar Dağ & Günay Dağ

HALK MAHKEMELERİ

Hukuk, Adalet, Sınıf Mücadelesi ve Halkların

Yargılama Deneyimleri

Halkın Kütüphanesi için Tıklayınız

Broşürü okumak ve indirmek için Tıklayınız

HHB ENTERNASYONAL BÜRO 2026

 

Önsöz

Hukuk nedir? Kimin adına konuşur? Kimin haklarını güvence altına alır ve kimin karşısında sınır çizer? Hukuk adaleti sağlar mı?

Halk adalet talebine hukuk yoluyla karşılık bulabilir mi? Değilse, nasıl bulabilir?..

Bu sorular, yalnızca hukukçuların ya da mahkeme salonlarının soruları değildir. Toplumun nasıl örgütlendiğini, iktidarın nasıl kurulduğunu ve adaletin hangi koşullarda mümkün olduğunu anlamak isteyen herkesin karşı karşıya olduğu temel sorulardır.

Hukuk çoğu zaman toplumun üzerinde duran, tarafsız ve değişmez bir düzen olarak sunulur. Mahkemeler ise bu düzenin tarafsız uygulayıcıları olarak gösterilir. Oysa tarih, hukukun ve mahkemenin hiçbir zaman toplumsal ilişkilerden bağımsız olmadığını gösterir. Mülkiyet ilişkileri, devlet biçimleri, sınıfsal güç dengeleri, savaşlar ve toplumsal mücadeleler hukuk düzenlerinin biçimlenmesinde belirleyici olmuştur.

Bu nedenle “halk mahkemesi” kavramını yalnızca mevcut mahkemelerin başka bir biçimi olarak düşünmek yeterli değildir. Asıl mesele, adaletin kaynağının, yargılamanın öznesinin, suçun tanımının ve mahkemenin toplumsal işlevinin yeniden sorgulanmasıdır.

Bu çalışma, söz konusu sorgulamayı tarihsel materyalist bir bakış açısıyla, diyalektik bir yöntemle ve halklar lehine bir perspektiften yürütmektedir.

Burjuva hukukunun bireyi soyut ve eşit bir “hukuki özne” olarak ele alışından hareketle ortaya çıkan eşitlik iddiası ile gerçek toplumsal eşitsizlikler arasındaki çelişkiyi tartışmakta; mahkemenin devlet, mülkiyet ve sınıf ilişkileri içindeki yerini incelemektedir.

Bunun karşısına ise halkın doğrudan katılımını, kolektif hakları, sınıfsal teşhisi ve kamusal yargılama fikrini ve bunlar üzerine şekillenen halk mahkemesi kavramını koymaktadır.

Bu çerçevede Nürnberg ve Habarovsk yargılamalarından Russell Mahkemesi’ne, Daimi Halklar Mahkemesi’nden çeşitli vicdan ve halk mahkemesi girişimlerine uzanan tarihsel örnekler ele alınmaktadır. Bu örnekler yalnızca geçmişin olayları olarak değil, “Egemenlerin yargılayamadığını kim yargılayacak?” sorusunun farklı dönemlerde aldığı yanıtlar olarak değerlendirilmektedir.

Halk mahkemesi fikrinin temelinde yalnızca hüküm vermek değil, aynı zamanda gerçeği görünür kılmak, tanıklıkları kamusallaştırmak, delilleri toplamak, sorumluluk ilişkilerini

açığa çıkarmak ve halkın kendi adalet bilincini geliştirmek vardır. Böyle bakıldığında mahkeme, yalnızca ceza veren bir kurum olmaktan çıkar; halkın tarihsel belleğinin, siyasalsınıfsal bilincin ve kolektif iradenin oluştuğu bir kürsü haline gelir.

Bu broşürün amacı tam da burada ortaya çıkmaktadır: Bir sonuç ilan etmekten çok, bir tartışma alanı açmak. Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranamaz. Adaletin ne olduğu sorusu, toplumun nasıl bir toplum olmak istediği sorusundan ayrı değildir. Hukukun kimin adına konuştuğunu sorgulamak, kimin adına yeni bir adalet fikrinin kurulabileceğini de sorgulamaktır.

Bu çalışma, o sorunun etrafında düşünmek, tartışmak ve daha ileri bir teorik-pratik çerçeve oluşturmak için bir başlangıç noktasıdır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode