Grup Yorum ‘u yalan, komplo ve iftiralarla terörize etmeye çalışmak Emperyalizmin sanatımızın karşısındaki çaresizliğidir.
Almanya’nın suç örgütü “ANAYASAYI KORUMA ÖRGÜTÜ” ne yapmaya çalışıyor?
Biz, halkımıza dünya halklarının baş düşmanı olan emperyalizmin ne yapmaya çalıştığını ve bizim neden suç örgütü dediğimizi belgeleriyle tek tek anlatacağız.
Dinleyicilerimize müjde, düşmanlarımıza dert olsun.
39 yıldır sanatımızla siyasi gerçekleri anlatıyoruz. Sanatımız politik, bunu ne gizledik ne de inkar ettik. Her yerde bas bas bağırdık, sanat politik olmalıdır diye. İdeolojik olarak devrimi ve devrimci yaşamı benimsedik bunu günlük yaşamımızın doğal bir parçası haline getirdik. Söylediklerimizle yaptıklarımız hep uyum içindeydi.
ALMAN EMPERYALİZMİNİN SUÇLARI:
Anayasayı koruma örgütü 2023 yılı için hazırladığı yıllık raporunda Grup Yorum’ un terör propagandası yaptığını belirterek iftiralarda bulunmuş.
Irak ‘ta, Afganistan ‘da, Suriye ‘de halkları canice katletmek, bombalar yağdırmak, yeraltı yerüstü zenginliklerini yağmalayıp ülkeleri işgal etmek ise ‘‘demokrasi ‘‘oluyor. 8 binden fazlası çocuk olmak üzere 40 bini aşkın Filistinliyi katletmek ve bunu yeğlemek günümüzün demokrasi anlayışına güller dağıtıyor. Bosna Hersek’te, Irak’ta yüzbinlerce kadının ırzına geçmek, bütün bir ülkenin kadınlarını hamile bırakmak ‘‘demokrasi ‘‘oluyor.
Almanca: Bundansam für Verfassungsschutz (BfV) iç güvenlik ajansı olarak geçer.
Almanya, insanlık tarihinin utançla andığı en kanlı sayfaları yazmıştır. Herkesin kabul ettiği gibi, lanetli bir terör devletidir. Hitler’i çıkarmıştır. Ve Hitler’i, faşizmi tarihe gömmek herkesten önce Alman halkının görevidir. Alman emperyalistler bugün de, ırkçılığın hamisi ve en büyük destekçisidir. Tam bir polis devletidir. GSG-9 adlı terör örgütü aracılığıyla gerektiğinde hiçbir hukuk normunu tanımamaktadır.
-Alman emperyalizmi 1700 asker Somali ‘ye, 3000 asker Bosna ‘ya, 4000 asker Kosova’ya, Kongo ‘ya, Afganistan ‘a, Çat ‘a ve de Türkiye’ye gönderdi. Sadece asker değil, aynı zamanda silah, cephane, mühimmat da gönderiyor.
-Almanya’nın Türkiye’de 9000 şirketi var. Ülkemizdeki sömürü ve zulümden en az Amerikan emperyalizmi kadar sorumlu. Türkiye ve Almanya arasında askeri, ekonomik, ticari onlarca ikili anlaşma imzalanmıştır.
-Almanya, ABD dışında en çok ABD üssü barındıran ülke unvanını taşıyor, 87 tane Amerikan üssü var.
-Türkiye’deki faşist rejimin destekçisi durumundadır. -Alman emperyalizmi bugün ABD, Fransız, İngiliz emperyalizmiyle birlikte dünya halklarının ve proletaryasının sömürülmesi, baskı altında tutulması ve işkencelerin birinci dereceden suç ortağıdır. Faşist rejimlerin işkence teşkilatlarına eğitim, lojistik, silah ve teçhizat sağlamaktadır.
-Alman halkının faşizme karşı sağduyusunu hiçe sayarak özellikle Ortadoğulu anti-faşist kurtuluş örgütlerini yasaklamakta, devrimci avı yapmaktadır.
-Yabancılara karşı saldırıları örgütleyen Neo-Nazi teşkilatların arkasında Alman emperyalistleri vardır. Anayasayı Koruma Örgütünün desteğini aldığı kanıtlanan Naziler ırkçı saldırılarda onlarca yabancıyı katlettiler.
-NSU tarafından öldürülenler:
09 Eylül 2000- Nürnberg- Enver Şimşek Çiçekçi
13 Haziran 2001- Nürnberg- Abdürrahim Özüdoğru- Terzi
27 Haziran 2001- Hamburg -Süleyman Taşköprü- Bakkal
29 Ağustos 2001- München- Habil Kılıç- Bakkal
25 Şubat 2004- Rostock- Mehmet Turgut- Dönerci
09 Haziran 2005- Nürnberg -İsmail Yaşar- Dönerci
15 Haziran 2005- München- Theodoros Boulgarides- Anahtarcı
04 Nisan 2006- Dortmund- Mehmet Kubaşık- Gazete bayii
06 Nisan 2006- Kassel- Halit Yozgat- Internet cafe
25 Nisan 2007- Heilbronn- Michle Kiesewetter- Polis Memuru
09 Haziran 2004 Köln Türkiyeli esnafların yoğunluklu olduğu Mülheimer Keupstrae ye atılan Çivili bomba 4dü ağır toplam 22 kişinin yaralandı.
Bu cinayetler Alman devleti ve bizzat polis tarafından döner cinayetleri olarak çarpıtıldı. Cinayetlerin arkasındaki Nazi bağlantıları halktan saklanmaya çalışıldı. Hâlbuki Alman devleti, Nazile
-27 Temmuz 2000: Duesseldorf S-Bahn’ında patlayıcı madde atıldı,
26 yaşında hamile bir göçmen kadın bu saldırıda öldü.
-Ocak 2001: Köln şehir alışveriş merkezine bomba konuldu, 19 yaşında bir genç yaralandı
-9 Haziran 2004: Köln merkezinde bomba konuldu, 22 kişi yaralandı.
-3 Eylül 2006 ve 3 Eylül 2011‘de Saarland‘da Türkiyelilerin, İtalyan, Afrikalı göçmenlerin oturduğu evleri yakıyorlar ve 20 kişi yaralandı.
Nazi katiller Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt Zwickau‘daki bir karavanda intihar ettiler. Yanlarında ise öldürülen polisin tabancası vardı. Beate Zschaepe delilleri ortadan kaldırmak için evi yaktı. Yakılan evde 11 tabanca, çok sayıda mermi, ırkçı propaganda materyali, ırkçı müzik CD ‘leri olmak üzere polis tarafından 140 sayfalık malzeme listesiyle kaydı alındı.
Sosyalistleri, anti-faşistleri; Türkiye faşizmiyle iş birliği yaparak, sadece istihbarat raporlarına, dijital delillere, Anayasa Koruma Örgütünün ajanlarına dayandırarak hazırlanan iddianamelerle tutuklamak ve yargılamak hukuksuzluktur. Bu yargının tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesine aykırıdır!
İşte federal anayasa koruma teşkilatı’nın bir suç örgütü olduğunun belgesi. Kime, neye göre terörist sorusuna verilecek cevabı yukarıda sıraladığımız listenin kendisi veriyor. Grup Yorum ‘u terörize etmek isteyen bu suç örgütünün bütün tarihi kanlı. Başta yabancılara olmak üzere Almanya ‘da yaşayan bütün halklara korku salan ve tehdit eden federal anayasa koruma teşkilatıdır. Şimdi tekrar sormak isteriz, yukarıdaki sıraladığımız listedeki işlenen suçların sahibi olan federal anayasa koruma örgütümü terörist yoksa dünyanın neresinde bir adaletsizlik yaşanıyorsa buna karşı şarkılarıyla siper olan Grup Yorum mu?
Anlımız ak bizim. 39 yıldır ufacık bir leke olmayan tarihimize ve halkımıza güvendiğimiz için tüm bunları yazıyoruz. Biz attığımız her adımı bilerek atıyoruz. Hiçbir belirsizlik yok bizim yaşamımızda. Yaptığımız her şeyi savunabiliriz. Peki aynı şeyi onlar da iddia edebilirler mi? Katliamlarla yazılı olan tarihlerini savunabilirler mi? Attıkları her adım dünya tarihine sürülen bir leke, söyledikleri her söz yalan. Bize komplolar kurarak, hakkımızda iftiralar atarak ve yalan söyleyerek, bizi terörize edemezsiniz.
Halkımız Grup Yorum ‘u bugün yeni tanımıyor. Biz, 39 yıldır tanışıyoruz. Grup yorum ‘un şarkılarıyla konuşuyor, direniyor, umutlanıyoruz. Böylesi köklü bir geleneği basit iki satırlık raporlar yazarak değiştiremezsiniz. Biz değil halkımız izin vermez. Egemenler, Pir Sultan ‘ı unutturabildiler mi? Köroğlu ‘nu, Nazım Hikmet ‘i? Helin ve İbrahim’i unutturabilecekler mi? Ya da siz kendi halkınıza Berthold Brecht’i, Marks’ı, Engels’i unutturabildiniz mi? Asla!
Bugün hala evimizin duvarında asılı olan, kimsenin indirmeye cüret edemediği çatlamış sazımızın neyi sembolize ettiğini biliyor musunuz?
Bin yıllık bir direniş geleneğinin simgesidir o bağlamaların gövdesinde kazılı olan çizikler. Bugün Grup Yorum ’un Anadolu sazlarından süzülüp gelen, Anadolu halklarının yüreğindeki devrim ateşidir. Hiç kimse söndüremez bu ateşi. Hiç kimse.
Bugün Almanya hükümetinin kabul ettiği yasa tasarısı, sosyal medyada ‘terörizmi övücü’ içerik hazırlayan ve yayanlar ile bu tür içeriği ‘beğenerek’ işaretleyenlerin de sınır dışı edilebilesini öngörüyor. Yetmiyor alman emperyalizmine. Terör yasaları her geçen gün genişletiliyor ve artık sadece bir beğeni tuşuna basmak sizi terör övücüsü durumuna düşürebilir. Keyfiyette sınır yok. Emperyalizmin en büyük silahı faşizmi yasalarla meşrulaştırmak ve makul hale getirmek. Her türlü keyfiyet yasal bir uygulamaya dönüşebiliyor. Bu tür yasalarla keyfi uygulamaların önünü tamamen açıp istedikleri gibi istedikleri kişiyi terörist yapma yetkisine sahip oluyorlar.
‘‘AVRUPADAN ‘‘gazetesinin haberine göre:
AVRUPADAN Gazetesi ‘‘Almanya’daki ‘trafik ışığı’ koalisyon hükümeti, suç işleyen yabancıların sınır dışı edilme işlemlerini hızlandırmaya yönelik hazırlanan yasa tasarısını kabul etti.
Sosyal Demokrat Partili (SPD) Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser tarafından hazırlanan yasa tasarısı, Bakanlar Kurulu tarafından kabul edildi. Nancy Faeser, bakanlığın internet sayfasından yaptığı açıklamada, internet üzerinden işlenen nefret suçlarına karşı sert önlemler aldıklarını belirterek, “Alman vatandaşı olmayan ve burada terör eylemlerini yücelten herkes sınır dışı edilebilmelidir” ifadelerini kullandı.
SOSYAL MEDYA‘DA BEĞENİ YAPANLAR DA SINIR DIŞI EDİLEBİLECEK
SONUÇ OLARAK:
HALKIMIZ!
Biz 39 yıldır yaptığımız her şeyi açıklıyoruz. Nerede olduğumuzu, ne yaptığımızı, neden yaptığımızı, kiminle ve nasıl yaptığımıza kadar. Her anımız halkımızın gözleri önünde gelişiyor ve bundan dolayı da kocaman bir gönül rahatlığıyla diyebiliriz ki, bugüne kadar yaptıklarımızdan savunamayacağımız tek bir türkü, tek bir şiir, tek bir eylem ve direniş yoktur.
Bizler, halkın sanatçıları olarak, her şeyimizi bu kadar rahat açıklayabilirken, bizi, terörize etmeye çalışanlarda, her şeylerini bu kadar rahat açıklayabiliyorlar mı? Yaptıklarını savunabiliyorlar mı?
Neyi nasıl açıklayabilirler?
Örneğin katliamlarını?
Ya da bütün Afrika ülkelerinin yeraltı yerüstü zenginliklerini yağmaladıklarını?
Biz, nerede bir adaletsizlik varsa orada olmaya devam edeceğiz. Halkımız, emin olun eğer konser salonlarında değilsek, sahnede değilsek o zaman mahkeme salonlarındayızdır. Bir elimizle hapishane duvarlarını diğer elimizle ölümü ite ite güneşli günleri müjdeliyoruz. Umudumuz sevdamızla yarışır halde, o büyük güne koşuyor.
Bizim bu şekilde itibarımıza zarar verebilecek raporlara karşı federal anayasa koruma teşkilatına dava açacağız. Bizim gizlimiz saklımız yok. 39 yıllık tarihimize yaslanarak büyük bir huzurla söyleyebiliriz ki yürüdüğümüz yol dünyanın en onurlu yoludur. Kim olduğumuzu ve ne yaptığımızı yazımızın başında da yazdık ve bunları yazmaktan, böyle yaşamaktan, böyle düşünmekten hiç kimse bizi vazgeçiremez. Biz 39 yıl önce ne idiysek bugün de oyuz.
Halkımız,
Grup Yorum ‘u sosyal medya hesaplarından takibe alalım, ‘‘Biz de Grup Yorum’uz‘‘ videoları çekelim, tutsak Grup Yorum emekçilerine mektuplar yazalım, federal anayasa koruma örgütüne mektuplar yazalım ve onlara diyelim ki….
GRUP YORUM HALKTIR SUSTURULAMAZ. ‘‘
Grup Yorum emekçisi
UMUT GÜLTEKİN
