Home almanyaFulda’da Israr Ve Kararlilikla Başardik Ve Coşkulu Halaylarimizla Miting-Festivalimizi Gerçekleştirdik

Fulda’da Israr Ve Kararlilikla Başardik Ve Coşkulu Halaylarimizla Miting-Festivalimizi Gerçekleştirdik

by halkinkutuphanesi
0 comments
17 Haziran’da miting alanına geceboyu uyumadan hazırlık yapanlar geldi ilkin. Ardından alanı kuracak ekip hızla malzemeleri indirdiler ve telaşlı bir çalışma başladı… Çünkü yaklaşık üç haftadır belediyenin daha önce imzaladığı ve festival komitesinin de imzasına sunduğu sözleşmeyi iptal kararına karşı hem fiili hem ideolojik mücadelemizin sonucu olarak Zaferimizi ilan etmiştik.
EVET BİZ MUTLAKA YAPACAĞIZ DEMİŞTİK!
Yabancısı değildik yasakların. 2015 Kasım ayında Oberhausen Konserimizde vize engellerini aşarak gelebilen dört arkadaşımızı havaalanında gözaltında tutup geri Türkiye’ye gönderen, 2016’de Gladbeck’te yapacağımız festivalimize binbir engel çıkarmalarından biliyorduk.

Fulda Belediyesi Messe alanında yapmak istediğimiz Irkçılığa ve Yozlaşmaya Karşı Halklar Festivali’miz için olumlu cevap vermiş, sözleşmeyi imzalayarak göndermişti. Ve çalışmalara başladığımızdan birkaç gün sonra tek taraflı fesih kararını bildirmişti. Gerekçe malum: Grup Yorum.

Hızla hukuki itirazımızı yaptık ve Fulda belediyesi önünde bir basın açıklaması ve gösteri ile ilan ettik: Halklar Festivalimiz Engellenemez! Fulda Belediyesi Şarkılarımızdan Neden Korkuyor? dedik. Ve ilan ettik, “biz haklıyız ve meşruyuz! Grup Yorum şarkılarıyla bu festival hakkımızı sonuna dek savunacağız ve mutlaka gerçekleştireceğiz!”
İtiraz mahkemesi Belediye’nin iddialarını temel alarak festivalimizi ancak Grup Yorum’suz yapabileceğimizi, Grup Yorum’a dair festivalde hiçbir ürünün yer alamayacağını, bunu kabul ettiğimizi ve nasıl gerçekleştireceğimizi ayrıntılı bildirmemizi belirten karar gönderdi. Bu karara da derhal itiraz ettik. “Grup Yorum Halktır Susturulamaz!” dedik. Eylemlerimizle Fulda meydanlarına indik.
Bir yandan tüm Avrupa’da festival çalışmalarımızı kesintisiz sürdürdük. Belediyenin ucuz yalanlarını teşhir ettik. Söyleşilerimizi, kitle çalışmalarımızı, sanatçı dostlarımızla görüşmelerimizi aynı kararlılıkla sürdürdük.

Belediye vazgeçeceğimizi düşünmüş olabilir. Tam tersine Fulda’ya ve Fulda’lılara gerçekleri daha net anlatabilmek, Belediye’nin tutumunun antidemokratik niteliğini teşhir için tüm kararlılığımızla çalıştık.
Ev ev gezdik, yalanlar-gerçekler adını verdiğimiz bildirilerimizi ulaştırdık herkese. Belediye’nin festivalinin olduğu alanlarda müzikli protestolar gerçekleştirdik. Polis eylemlerimizi de engellemeye kalkıştı, hatta Fulda içinde Grup Yorum Gönüllüleri tişörtlerimizi giymeyi bile yasadışı ilan etmeye kalkıştı. Geri adım atmadık, kararlılığımızı koruduk.
17 Haziran günü için bu kez Miting başvurusu yaptık. Festivalimizi engellemeyi protesto edecek ve mitingimizde sanatçı dostlarımızla, konuşmacılarla Irkçılığa ve Yozlaşmaya Karşı sesimizi yükseltecektik. Aynı zamanda Grup Yorum yasağını teşhir edecektik.
Mitingimize cevap geldi, öyle ki Gladbeck’ten ders çıkarmış akıldaneleriyle Fulda Belediyesi yetkilileri bu mitingin festivalin alternatifi olmaması için özel önlemler almıştı. Yani miting asla bir festival havasına sokulamayacaktı. Bunun için zamanı daraltarak, sahne ve çadırlarımızı kurmamıza, tüm Avrupa’dan gelecek binlerce insanımızın en temel ihtiyaçlarını karşılamamıza olanak bırakmayacak şekilde güdükleştirilmiş miting dayatılıyordu. Onlarca konuk sanatçı ve konuşmacı dostumuza birer kelimelik, birer şarkılık yer dahi veremez olacaktık. Misafirlerimizin açlığını gideremeyecek, çocuklarımıza oyun alanı kuramayacaktık.
Hayır dedik, bu kabul edilemez… İzin verilen saate dek mitingimizi yapacak ama  bitiminden hemen sonra Fulda merkezinde 7 ayrı yerde protesto gösterileri gerçekleştirecektik. Bunun başvurusunu da yaptık. Ertesi gün çağırdı Belediye yetkilileri.

Görüşmelerde çok açık ortaya çıktı ki Belediye yetkililerini yönlendiren ve belirleyici olan Anayasa Koruma elemanlarıdır. Miting sırasında insanlarımızın ihtiyaçlarını gidermek için hazırlayacağımız yiyecek stantlarına, onca sanatçı dostumuzun ihtiyaçlarını ve mitingin masraflarını bağış yoluyla da karşılayamayacağımız dayatılıyordu. Oysa biz herşeyi halkımızın desteği ve gücü ile gerçekleştiriyorduk. Son görüşmede görüldü ki Anayasa Korumacı memurun olur dediği bağış toplama konusunda Belediye yetkilisi şaşırmış ve mola talep etmişti.
“Mitingin şartlarını esnetirsek bu gösterileri yine de yapacak mısınız?”… İşte böyle soruldu… Mitingte Grup Yorum, diğer tüm sanatçı ve konuşmacı dostumuzla birlikte  sahne alacak dedik… çocuklarımıza bir oyun bahçesi kuracağız, paneller yapacağız, stantlar açacağız… Hepsine evet dediler. Sadece ama sadece Çocuk oyun alanı kuramayacakmışız… Miting formatına aykırıymış! Dünyaya teşhir ediyoruz ki miting alanlarına çocuklarıyla gelenler için Alman yasaları çocuklarına oyun alanı kurdurtmuyormuş!
Bütün bu esnemeler ve pazarlıklar ne zaman netleşti? 16 Haziran günü yani en başından ilan ettiğimiz festivalimizden bir gün önce! O dakikaya kadar bir yandan da Grup Yorum sahnesi için müzikal hazırlıkları aksatmadan sürdürdü ekip. Hem eylemlerdeydiler hem çalışmalarda. Gelenek sürdürüldü…

İŞTE MEYDANDAYIZ VE 4500 YÜREK GRUP YORUMLAYIZ!

Sahnemiz, çadırlarımız elbirliğiyle kuruldu. Elektriğin suyun var olduğu yalanını söyleyerek tahsis ettikleri alana koca bir tır kadar jeneratörü getirttik, 250 metre ötelerden suyu çektik aldık. Yakındaki stadyumun tuvaletlerini kullanabilirsiniz dedikleri yere 30 adet tuvaleti yerleştirdik.
Defalarca üzerinde dakika dakika çalışarak değiştirmek zorunda olduğumuz programa son şeklini sabaha karşı vermiştik. Hummalı bir çalışma ile herşeyi hazır ettik. Ve otobüslerle Almanya’dan ve Avrupa’nın her yerinden insanlarımız gelmeye başladılar…
Programa festival komitesinden Alman dostumuz ve arkadaşımız, yaşananları özetleyen coşku ve kararlılık dolu konuşmalarıyla kitleyi selamlayarak başladılar.  Birbiri ardısıra konuk konuşmacılarımız ve sanatçı dostlarımız sahnede yerlerini aldılar. Grup Roj Kürtçe ve Türkçe halaylarla kitleye zafer çoşkusunu tekrar yaşattılar. İranlı dostumuz Bahram gitarıyla devrim şarkıları seslendirdi. Menestred Belçika’dan otobüslerimizle kitlemizle birlikte gelmişti. Fransızca şarkılarla şenlendirdi festivalimizi. Freidenker derneğinden Suriye Dayanışması grubu temsilcisi müzisyen dostumuz sahne aldı.
Festival çalışmalarımızda üç gün bizimle birlikte kalan ve eylemlerimize de destek veren Şilili dostumuz Nicolas Miguela İspanyolca söyledi mücadele dolu şarkılarını.
Erdoğan Emir Türkiye’den selamlar getirerek Zazaca ve Kürtçe seslendi kitlemize. Zeynel Aba yasakları teşhir eden ve direnişi yücelten konuşmasıyla ve türküleriyle sergiledi dostluğunu.
Zynik ve Delirium rapçi alman dostlarımız, bu yıl daha da şaşkındılar. Her defasında daha çoşkulu ve kararlı bir kalabalığa seslendiklerini söylediler. Hem çoştular hem çoşturdular.
Konuşmacı konuklarımız az değildi. Çalışmalarımız boyunca yanımızda olan Yabancılar Meclisi Başkanı Kerim Abimiz haklılığın bilinciyle coşkuyla seslendi kitleye. Fulda halkı adına yasaklara karşı direnci haykırdı.
Die Linke federal milletvekili Sabine Leidig, yine Die Linke eyalet milletvekili Marienne Schott, DKP temsilcisi Klaus konuyu diplomatik kanallara da taşıyacaklarını söylediler ve halklar festivalimizi selamladılar.
Gefangenen İnfo’dan Wolfgang dostumuz vardı, avrupa hapishanelerinde tecrit ve direnişi anlattı. Yusuf Taş’ın direnişini ve zaferini selamladı.
Türkiye’den Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Didem Ünsal ülkede AKP faşizmine karşı ezilen halklarımızın umudunu büyüten direnişleri, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı, evlatlarının kemiklerini alıp mezar hakkını savunan ve 90 gün boyunca açlık grevi yapan 70 yaşındaki Kemal Amca’mızı anlattı.
Sonra aileler vardı. Kendileri mücadele içindeyken çocuklarını büyüten, ve o evlatlarıyla artık yoldaş olmuş aileler… Evlatlarıyla birlikte çıktılar kürsüye ve duygularını paylaştılar. “Bir evlat büyütmelisin kavgada yiğit olmalı! dediler. Kitlenin çoşkulu alkışlarıyla karşılandılar.

HANGİ YASAK ŞARKILARA DUR DİYEBİLİR, GRUP YORUM NASIL SUSTURULABİLİR?

Grup Yorum sahne alacaktı. Herkesin merakı bu kez kaç kişiyle ve nasıl bir grup yorum sahnesi olacağıydı. Anons yapıldı, Grup Yorumcular sahneye çıktılar. Korosuyla ve müzisyenleriyle tam 22 yorumcu sahnedeydi. “Gayrı Dur Durak Yok Yoldaşlar” diyerek Zafer Türküsü ile başladılar programlarına. Ancak direnenlerin kararlı olanların ve sonuna kadar ısrar edebilenlerin Zafer kazanabileceğini anlattılar. Tüm süreç boyunca verilen mücadelede kendilerini yalnız bırakmayan tüm halka sevgilerini sundular ve “İsyan Olsun” şarkısına girdiler. Eski Grup Yorum solistlerinden Özcan Şenver’i sahneye çağırdılar. Şarkıyla duygudan duyguya giren kitle büyük bir çoşku ile karşıladı Özcan’ı. Kemal Amca’nın direnişini selamladılar Dersim’de Doğan Güneş türküsüyle. Nuriye ve Semih’e selam gönderdiler Kızılcık Şerbeti’yle. Yusuf Taş’a ve Avrupa hapishanelerinde tecrit koşullarında direnen özgür tutsakları hatırlattılar Özgürlük Tutkusu ile. Ve 18’inde vurulan Sıla’yı Selam Yoldaş şarkısıyla çağırdılar yüreklerin ortasına.
Erdal Bayrakoğlu gelmişti ülkeden. Karadeniz Yine Yelin Savrulur dedi. Ve “Demokrasi havarisi kesilenleri gördük, görüyoruz, aslolanı siz söylediniz, Grup Yorum Halktır Susturulamaz! Ötesi yok!” diyerek çoşkulu horonlara daldırdı kitleyi.
Ben dağım- Ciya Ez ım türküsü girdi, ardından Hey Göklere Duman Durmuş Dağlar’a geçilecekti. Nuray Erdem-Taner Tanrıverdi Grup Yorum’un eski solistleri, daim dostları olarak sahnede yerlerini aldılar.
Umudun Çocukları sabırsızlardı. Geldiler sahneye, Dayı’larından öğrendikleri dizeleri rap yaptılar önce. Sonra Berkin abilerine seslendiler Uyan diye… Kitlenin en çok duygulandığı anlardı çocukların gösterisi.
Soluk soluğa melodisi girerken Efkan Şeşen sahnede yerini aldı. Söyledi faşizan baskılara karşı öfkesini, Grup Yorum’un tarihsel önemini ve susturulamazlığını. Kendi şarkılarını

Yorum ile birlikte söyledi.

Grup Yorum yeni albüm çalışmasından şarkılara da yer verdi konserde. İlle Kavga dedi akıp gelen ezgiyle. Ve Mahallenin Şahanlarının sesini yansıttı sahneye. Akıllarda kalan “vur vur” nakaratına tüm kitle katıldı. Bir daha dediler. Bir daha çalındı söylendi.
Bu şarkının provalarından çekimler yapıp yayınlandıktan sonra görüşmelerde polis yetkilileri festival komitesine “Vur Vur” adlı şarkı yer almasın, diye uyarmışlar. Ve şarkı söylendikten birkaç dakika sonra yine telefonla “size bu şarkının söylenmemesini iletmiştik, neden söylendi?” diye sormuşlar. Kime vur vur demiş şarkı? Cellatlara, Katillere, Çetelere… Kim için evet halk için. Bu türkçe bilen polislerden birini çok rahatsız etmiş olmalı. Siz ne derseniz deyin, işte grup yorumseverler işte halk, ısrarla tekrar tekrar söylüyorlar birlikte.

Ve halaylara duruldu binlerle. Sonra Cemo ile yine dağlar selamlandı. Ve festivalin ve konserin sonuna gelindiğinde tüm konuk sanatçılar sahneye davet edildi. Cav Bella önce Almanca, sonra Fransızca, İspanyolca, Lazca ve Türkçe söylendi.

KUSURLARIMIZ BİZE ÖĞRETMEN İNANCIMIZ REHBER OLACAK!

Tüm süreç boyunca bize olanaklarını seferber eden, evlerini, sofralarını, sevgilerini paylaşan güzel yürekli Fuldalılara yürekler dolusu şükranlarımızı sunduk. Unutulmaz dostlukları yarınlara da taşıyacak olmanın sevinci daim olacak.

Engellemeler ve son günlere kadar süren mücadeleyle değişen gelişmeler nedeniyle programı sürekli değiştirmek zorunda olmamızın yarattığı kimi aksaklıklar da olmadı değil. Festivalimiz normal koşullarda olabilseydi Suavi dostumuz orkestrasıyla gelecek ve sevenleriyle buluşacaktı. Mitinge dönüşünce orkestrayla proğram yapabilmesi koşulları ortadan kalktı. Bu kez yeni bir düzenlemeyle Grup Yorum sahnesinde yer alacak şekilde gelebilmesi için çalışıldı. Ve düzenlemeler iletişim sorunları da eklenip son ana kalınca, destek mesajıyla katılabildi.
Gençlik, bir mizansenle programa hazırlanmıştı, bu da aksadı. İngiltere’den katılacak Grup Nisan’a yine iletişim ve program düzenlemede yaşanan sıkıntılar nedeniyle yer verilemedi. Grup Yorum sahnesine davet edildi. Belçika’dan gelen dostumuz programını Namestred ile birlikte yapmak durumunda kaldı.

Festival Komitesi olarak tüm aksaklıklardan dolayı önce sanatçı ve konuklarımızdan, sonra tüm katılımcılardan özür diliyoruz. 

Bize omuz omuza olmanın ve direnerek zafer çoşkusuyla festivalimizi gerçekleştirebilme duygusunu yaşatan tüm dostlarımıza Grup Yorumseverlere, halkımıza binlerce teşekkür…

Çocuklarımıza borcumuzdur, dünyayı onların özgürce oynayabilecekleri oyun bahçesine çevireceğiz!
Bir kez daha bilince çıkardık ki YALNIZCA DİRENENLER ZAFER KAZANABİLİR!

FESTİVAL KOMİTESİ



Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode