Home dünyaFransa'da Geçtiğimiz Günlerde Oturumu Elinden Alınan Nihat Karakaya İle Röportaj

Fransa'da Geçtiğimiz Günlerde Oturumu Elinden Alınan Nihat Karakaya İle Röportaj

by halkinkutuphanesi
0 comments
” O KADAR DEMOKRATLAR Kİ(!) BENİ TÜRKİYE FAŞİZMİNE TESLİM ETMİYORLAR AMA ADINI BİLE BİLMEDİĞİM BİR AFRİKA ÜLKESİNE GÖNDERMEKLE TEHDİT EDİYORLAR”
Soru: Kendinizi tanıtır mısınız?
NİHAT KARAKAYA: Benim adım NİHAT KARAKAYA…2000 yılından beri  16 yıldır Fransa’da politik mülteci olarak yaşamımı sürdürüyorum… Dersimliyim evliyim ve 2 çocuğum var.
Soru:Geçtiğimiz günlerde oturumunuz elinizden alındı. Hangi gerekçe ile oturumunuzu aldılar?
NİHAT KARAKAYA:2008 yılında Fransa’da demokratik faaliyet yürüten onlarca insanın evleri ve işyerleri basıldı. Bir çok insan gözaltına alındı. O dönem gözaltına alınanlar arasında ben de vardım. Daha sonra 2012 yılında açılan dava sonuçlandı bana da 4 yıl ceza verdiler.Daha sonra 3 yıl tutsaklık yaşayarak 27 Aralık 2014 yılında serbest bırakıldım…
10 yıllık oturumum ben hapishanede iken dolmuştu. Hapishane de tüm işlemleri yapmama karşın oturumumun süresi uzatılmadı.
Tahliye olduktan sonra defalarca valiliğe gitmeme karşın oturumum ile ilgili  bilgi verilmedi. Gerekçe “dosya gizli”dir oldu.
Daha sonra iltica işlemlerini yürüten OFRA isimli kuruluşa başvurdum.18 Temmuz’da OFRA’ya çağrıldım. Orada bana  2014 yılında Fransa devleti tarafından çıkarılan “terörizm ile ilgili yasa”ya dayanarak oturumumu alabilecekleri ve buna yetkilerinin olduğunu söylediler…
Orada benim düşüncelerimi sorgulamaya çalıştılar…”Terörist bir örgüte üye olup-olmadığımı” sorup bunu kabul ettirmeye çalıştılar. Halkımızın deyimiyle “minareyi çalanlar kılıf uydurmaya” çalıştı…
Soru: Oturumunuzun geri alınmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
NİHAT KARAKAYA: oturum hakkı bir lütüf değildir. Bunun için emekçi halklar on yıllarca direnmişlerdir. Türkiye gibi faşizmin olduğu tüm ülkelerden zorunlu nedenlerden dolayı buralara gelen politik mülteciler için oturum hakkı bir güvencedir de…
Ben ailem ile birlikte 16 yıldır burada yaşamımı sürdürüyorum. Çocuklarım, dostlarım, sevdiklerim buradadır. Oturum hakkını geri almak demek beni ve ailemizi güvencesiz bırakmak demektir.
Bu aynı zamanda tüm politik mülteciler için bir tehdit ve açık bir saldırıdır. Zira bize bu tür saldırılar ile “demokratik faaliyet sürdürmeyin”,”devrimci düşünceler taşımayın”,”AKP faşizmi halkımızı mı eziyor sessiz kalın!” diyorlar aslında…
Soru: Oturumun geri alınmasının anlamı nedir? Pratikte nasıl bir uygulama karşınıza çıkacak?
NİHAT KARAKAYA:Bir kez hukuken bu ülke’de hiçbir hakkınız olmayacak. Yani siz burada artık yok sayılıyorsunuz. Hiçbir işlem yapamayacak, kimlik bile taşıyamayacak, bir yerden bir yere gidemeyeceksiniz.
Ayrıca “her an” buradan bir başka ülke’ye- ki bu bir Afrika ülkesi olacak- apar topar gönderilebilme durumunuz var. Yani sizi sokakta, caddede tutup hiç kimseye haber vermeden sürgün edebilirler…
Kısacası tüm yaşamınızı etkileyecek bir adım atıyorlar bununla…
Soru: Bu konuda başka örnekler de var mı? Yoksa bu tekil bir örnek mi?
NİHAT KARAKAYA: Tekil bir örnek değil. Nitekim benimle aynı davadan ceza alan bir kadın arkadaşımız daha var. Ve sırada başka arkadaşlar da var.Yine Tamil ELAM kaplanları örgütünden 50 kişinin oturumunun geri alındığı bilgisi var. Ayrıca PKK davasından da oturumu alınanlar var…
Soru: Bu durumda ne yapmak gerekiyor?
NİHAT KARAKAYA: Bu uygulama kabul edilemez. Bir kez hem yaşamımıza hem düşüncelerimize yönelik bir saldırı ve tehdittir. Bugün bize saldıranlar, oturumumuzu alanlar yarın da başkalarına saldıracak ve bu genel bir uygulama haline gelecektir.
O nedenle oturum hakkımızı geri almak için direneceğiz. Haklarımızı istiyoruz. Bunun için herkesi bizlere destek olmaya çağırıyorum…
Bu konuda ayrıca yasal haklarımız için başvurular yaptık. Avukatımız bunun için itiraz edip dava açıyor. Fransa’daki iç hukuka göre tüm işlemleri yapacağız. Ama tek başına bununla da sonuç alamayabiliriz. Bu durumda da haklarımızı almak için direnmekte meşrudur…
Son dönemde artan saldırı ve hak gaspları bu saldırının genel olduğunu, Fransa’da herkesin bu saldırıdan nasibini aldığını gösterir. Göçmenlerin, politik mültecilerin payına da ırkçı saldırılar ve oturum iptalleri düşmektedir.
Saldırıları püskürtmenin yolu birlikte direnmekten geçer. Birleşip faşizme karşı mücadele  edelim…

Ayrıca çalışmalarınızda başarılar diliyoruz…

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode