8
Fransa’da OHAL’in ilan edilmesinden bu yana her gün yeni şeyler yaşıyoruz. Her gün yeni bir baskı, yeni bir halk ihlali, yeni bir mahkeme, yeni bir prosedür… Bu süreç içerisinde neler olmadı ki?
Daha geçen yaz Adama Traore adında 24 yaşında ki siyahi bir genç polis tarafından gözaltı esnasında katledildi. Önce Adama’yı kötülemek için ellerinden geleni yaptılar uyuşturucu satıyordu dediler hırsız dediler nasıl olsa siyahtı ve banliyöde oturuyordu onu suçlamaktan kolay ne olabilirdi. Bölgenin valisi polislerini kordu, devlet valisini, Adama kalp hastasıymış da kimse bilmiyormuş, kalp krizinden öldü dediler… Doğrusu ikinci bir otopsi ile ortaya serildi. Adama kalp hastası değildi. Adama ona uygulanan ters kelepçe ve göğsüne uygulanan baskıdan kaynaklı öldü, Adama’yı boğmuşlardı, öldürmüşlerdi. Fransız polisi o kirli ellerine bir kez daha kan bulaştırmıştı. Bu polisler halen serbest, Adama’nın iki erkek kardeşi ise “toplumsal düzeni bozmaktan” halen tutsaklar.
Adama’nın ardından kaç ay geçti ki? Şubat’ın başında Theo adında siyahi bir genç daha polis terörüyle karşı karşıya geldi. Aulnay sous Bois denilen bir başka banliyöde Theo’yu kontrol eden polisler onu önce döverek yere düşürdüler, kelepçelediler arkadan ve ellerindeki copla tecavüz ettiler… Theo bu olaydan sonra ameliyatlar geçirdi ve bunu yapan polisler halen serbest. Theo hastanedeyken onun ziyaretine Cumhurbaşkanı Hollande geldi. “Ne gerekiyorsa yapacağız” diye söz verdi gence.
Ortalık yanıp kavruldu, Theo için adalet isteyen herkes sokaklara döküldü. Evet mahallelerde gençler ortalığı yakıp yıktılar, ama bu sefer yalnız değillerdi. Belki örgütsüzlerdi ama artık o gençlerin yanında mahallelerin esnafları, halkı kendi anne babaları da vardı.
Adalet talebi günden güne yükselmekte… Bir yandan ırkçı saldırılar cezasız bırakılırken bir yandan da polisler ödüllendiriliyor. Fransız parlamentosu polise “tam yetki verelim” dedi. Bu ne demek artık polis kimlik kontrolü yapmak isterse ve itiraz ederseniz, kaçmaya kalkarsanız polisin sizi gerçek mermileriyle vurma yetkisi var.
Adama’ya, Theo’ya yapılanların yanı sıra Fransa’nın yabancılara, mültecilere karşı uyguladığı baskı ve şiddete karşı bu yürüyüş düzenleniyor. Denko Sissoko adında 16 yaşında ki gencin intihar etmesi masum değil. Bu genç mülteciydi Mali’den gelmişti ve mülteci kamplarda ki baskı karşısında dayanamadığı için intihar etti. Denko’nun ölümünden yine Fransız devleti sorumlu.
Denko’nun, Adama’nın, Theo’nun hesabını sormak için… bize uygulanan sınırdışı kararlarına karşı gelmek için, devrimci tutsaklara destek çıkmak için, Onursuz çıplak aramalara karşı açlık grevinde olan Erdoğan Çakır’ın sesi olmak için BİZ de 19 Mart’ta ADALET VE ONURUMUZ İÇİN yürüyeceğiz!
19 Mart 2017
Yer: Nation
Saat: 14.00
Fransa Halk Cephesi
Fransa Dev-Genç
