6
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın işi, ekmeği için yaptığı direnişe destek olmak için Dortmund Çarşı Reinoldkirche önünde yapılan oturma eylemi 14 Temmuz 2016 Cuma günü 8.günündeydi. Eylem her zaman olduğu gibi akşam saat 18.00-19.30 arası yapıldı. Sağnak yağış olmasına rağmen şemsiyelerle ve Grup Yorum şarkılarıyla başlayan eylemde yarım saat sonra yağmur kesildi. Bildiriler dağıtıldı, merak edenlere orada neden oturduğumuz anlatıldı. Havanın yağışlı olmasından dolayı çok fazla insan dolaşmıyordu ancak geçenlere de anlatılmaya çalışıldı. Özel olarak merak edip gelenler de vardı. Arada Almanca ve Türkçe sloganlar atılarak eylemimizin amacını anlatmaya çalıştık. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça hapishanede ve açlık grevinin 128. günündeler. Yüksel direnişçilerine her gün iki kere polis saldırıyor ve işkenceli gözaltılar yaşanıyor. Yüksel’deki direnişi bitirmek için öne çıkmış beş direnişçi; Acun Karadağ, Esra Özakça, Nazife Onay, Nazan Bozkurt ve Erdoğan Canpolat’a ev hapsi verildi. Bu AKP iktidarının sıkıştığının göstergesidir. Yüksel’den yükselen Nuriye ve Semih’in sesinin tüm dünyaya ulaşmasını engelleyemiyor ve böylesine beyhude çabalara girişiyor. Onları hapse atması yetmedi, ardından sürdürenleri eve hapsediyor ve çok değil aynı gün bu çabalarınında sonuçsuz kaldığını görüyor. Ne kadar da çaresiz! Gerçekten çaresizlik bu olsa gerek. İşi zor. Çünkü, haksız, hukuksuz işinden atılanlar susmuyor, daha da sertleşiyor ama sert direnişle karşılaşıyor. Sonuç AKP iktidarı açısından tam bir hezimet. Direniş bitmiyor. Tam tersine yerine yenileri geliyor. Bu bir kabus onun açısından. O nedenle de kabuslarını büyütmek, direnişçileri her koşulda ve dünyanın dört bir yanında desteklemekten geçiyor. Yaptıklarımıza büyük, küçük demeden yapmaya devam etmek, Nuriye ve Semih’in seslerini daha fazla duyurmak boynumuzun borcudur. Ülkemizde Yüksel’de polisin en sert saldırılarına karşı direnmekten, anıta çiçek atmaya, elinde bir dövizle oturmaya, bir şehirden bir şehre yürümeye, hatta durma eylemi yapmaya kadar her biçim eylem direnişi güçlendiriyor. Bizde öyle bakmalıyız. Direniş adına oturmak, durmak, koşmak yada dilek feneri uçurmak vb her biçim önemlidir. Onlar bitirmek için her yolu denerken biz anlatmak için neden her yolu denemeyelim. Bakın işte Acun Karadağ’ın yaratıcılığına. Eve hapsedilerek susturmak istediler ama o direnişi evinin bahçesine taşıdı. Dövizlerini astı ve her gün akşam 18.00’de açıklamasını yapıyor. Mesele boyun eğmediğini bir biçimde göstermek. Bizlerde nerede olursak olalım Nuriye ve Semih’in taleplerini dile getirecek yol ve yöntem bulmalıyız. Bir yerden başlamalı, yaptıklarımıza yenilerini eklemeli ve ileriye taşımalıyız. Direniş kazanacak, onun bir parçası olmak, bu zaferde bir taş koyabilmek onurların en büyüğüdür. O nedenle Dortmund’da direnenleri sahiplenmeye devam edeceğiz.
NURİYE VE SEMİH İŞE GERİ ALINSIN!
NURİYE, SEMİH ONURUMUZDUR!
NURİYE VE SEMİH KAZANACAK, BİZ KAZANACAĞIZ!
EMEKÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!



