Home açıklamalarDev-Genç YÖK Açıklaması

Dev-Genç YÖK Açıklaması

by halkinkutuphanesi
0 comments

Dev-Genç’liler İçin 6 Kasım Yenilginin Değil Mücadelenin Günü Oldu
Bugün De Mücadele Mirasını Omuzluyor, Zafere Yürüyoruz
12 Eylül sonrası faşist cunta tüm hışmıyla saldırıyor, üniversitelerde terörünü katmerlendiriyordu. Devrimci öğrenciler, Dev-Gençliler okullardan atılıyor, tutuklanıyor, işkenceden geçiriliyorlardı.
Fakat faşizm gençliğin devrimci potansiyelinin öyle balyozlarla, baskıyla zulümle söndürülemeyeceğini yaşadığı acı tecrübelerle anlamıştı. Bu yüzden hazır iktidara hiç kalkmamacasına oturmuşken öğrenci gençliğin devrimciliğini bitirecek bir kurum meydana getirmeli, gençliğin beynini zehirlemeli, yozlaştırmalı, birbirine düşman etmeliydi.
 Nitekim tasarlanan kurum artık çok geçmeden tarih sahnesindeki yerini de almış oldu. Yıllardan 1981 günlerden 6 kasım idi.
YÖK (Yüksek Öğretim Kurumu) isminde öğrenci gençliği, üniversiteleri tamamen bitirmeye, örgütsüzleştirmeye, apoltikleştirmeye ve yozlaştırmaya yönelik çalışan bir kurum kuruldu. Gençlik 2 kitabından yapacağımız bu alıntı YÖK’ü daha iyi anlatacaktır:
”Gençlik; özellikle de daha duyarlı, dünya ve ülke sorunları karşısında taraf olmaya daha eğilimli üniversite g ençliği «tek tip»leştirilmeliydi. Üniversitelerdeki eğitim, gençliğin pasifikasyonuna hizmet etmeliydi. Bu amaçla kuruldu «Yüksek Öğrenim Kurulu.» YÖK faşizmin sıradan bir kurumu değildi. Faşizmin gençliğe saldırısının resmileşmiş şeklidir. Yanına devlet terörünü de alan YÖK, çarpık eğitim sisteminin «yoğunlaşmış» ve anayasa ile birlikte «yasalaşmış» resmi devlet politikasıdır. Öğrenci gençliğin demokratik üniversite ve insanca yaşam kavgasının boğazlanması demekti YÖK. Bu amaca uygun olarak YÖK’le birlikte üniversitelerde genel bir kıyım operasyonu başlatıldı. Öğrenciler ve öğretim görevlileri üzerinde açık bir terör estirildi. Devrimci-demokrat, ilerici öğrenciler ya hapishanelere dolduruldu ya da okullardan atıldı. Üniversitelerin giriş kapıları her gün okulla ilişkisi kesilen, aranır durumda olan öğrencilerin isim listeleri ve fotoğrafları ile dolduruldu. Böylece ihbarcılık yaygınlaştırılmaya, teşvik edilmeye çalışıldı. Öğrenciler amfilerden, dersliklerden askere, polise teslim edildi. Cunta okullarda adeta bir sürek avı başlatmıştı… ”
Evet durum böyleydi o zaman. Peki Dev-Genç’liler YÖK’e karşı ne yapmıştı? YÖK’ün daha kurulması tartışılırken Dev-genç’liler YÖK denilen kurumun nasıl  ve neye hizmet ettiğini öngörmüşler ve hali hazırda bulunan YÖK binasını bombalayarak YÖK’e karşı mücadeleyi başlatmışlardır. Ve sonrasında hayata geçirilen ‘YÖK’e Hayır ‘ kampanyası fitili tutuşturan, YÖK’ü teşhir eden, öğrenci gençliği mücadeleye çağıran bir kampanya olmuştur.
Artık 6 Kasımlar YÖK’ün kuruluşu olarak lanetlenen gün değil, mücadelenin, boykotların, etkinliklerin, eylemlerin olduğu bir gün olarak anılmaya başlanır. Zira bu mücadele geleneğini bugünlere güçlendirerek taşıyan Dev-Genç’tir.
Bugün sorunlar daha da katmerlenmiştir.  Peki yaşadığımız onlarca soruna karşı;
BİZ NE İSTİYORUZ!
-Üniversiteler ve öğrenciler üzerindeki baskılar kaldırılsın.
– Tek tip Öğrenci yaratmak amacıyla oluşturulmuş  baskıcı tüm talimatlar ve yönetmelikler kaldırılsın.
-Özel Güvenlik birimleri dağıtılsın.
-Sosyal ve kültürel faaliyetler üzerindeki baskılara son verilsin.
-Gerici faşist disiplin yönetmelikleri kaldırılsın.
-Söz-karar örgütlenme hakkı istiyoruz.
-Öğrencilere örgütlenme hakkı tanınmalı ve bu hak güvence altına alınmalıdır.
-Paralı eğitim kaldırılsın.
-Üniversiteler herkese açık ve parasız olmalıdır.
-Yoksul halk çocuklarının her türlüm ihtiyacı devlet tarafından karşılanmaldır.
-Eğitime ayrılan bütçe arttırılsın.
-Krediler karşılıksız olmalı ve günün koşullarına uygun olarak yeniden düzenlenmeli.
-Özelleştirmeye son verilsin.
-2. öğretim harçları kaldırılsın.
-Üniversiteler arasındaki ayrıcalıklı statüler kadlırlsın.
-Holdinglerin kendi çıkarlarına hizmet etmesi amacı ile açtıkları özel üniversiteler kapatılsın.
-Üniversiteler ulusal baskı ve asimilasyon aracı olmaktan çıkarılsın.
-Anadilde eğitim hakkı tanınsın.
-Öğretim görevlisi ve araştırma görevlilerinin önündeki engeller kaldırılarak bilimsel araştırma olanağı sağlansın.
-Yurtlar insanca yaşam koşullarına kavuşturulmalıdır. Yurtlar ücretsiz ve sağlık koşullarına uygun olmalıdır.
-Beslenme ve barınma sorunlarrına çözüm getirilmelidir.
             
Eğitim ve Bilim Halk İçin Olmadığı Sürece Öğrenci Gençliğin Akademik-Demokratik Sorunları Çözülemez. İşte Bu Nedenle Gençliğin Mücadelesi Halkın İktidar Mücadelesiyle Birleşmelidir
Sorunlarımızı yaratanlar sorunlarımızı çözemezler. Sorunlarımızın çözümü bir araya gelmekte ,örgütlenmektedir. Tüm gençliği Demokratik Üniversite için, Halk için Bilim, Halk İçin Eğitim için 50. yılımızda Dev-Genç saflarına çağırıyoruz.
YÖK’e Karşı Mücadele Ettik, Apolitikleştirmeye Karşı Barikat Olduk, Düşünce Değişikliğine Karşı Direndik, Uyuşturucu ve Yozlaştırma Politikalarını Da Boşa Çıkaracağız!
Bugün gençliğin karşı karşıya kaldığı temel sorunlardan biride yozlaşma, uyuşturucudur.  Özelde YÖK’ün, genelde de emperyalizmin yozlaştırma politikaları ülkemizde belli oranlarda sonuç vermiş, gençlik yozluğun ve   uyuşturucunun bataklığına sürüklenmiştir.
Bugün 7,5 milyon Üniversite öğrencisinden 750.000’i uyuşturucu bağımlısı. İŞte Yök’ün yarattığı gençlik budur. Yaratılmak istenen durum budur. Geleceksizlik üzerine kurulu bir eğitim sistemi öğrencilere ne verebilir, geleceği olmayanın umudu da olmaz, yaşam sevinci de olmaz. Bu yüzden gençlik uyuşturucu batağına çok rahat düşebilmektedir.
Gençliğin uyuşturucu bataklığına gömülmesinin, yozlaştırılmasının, bunalıma ve intihara sürüklenmesinin tek sorumlusu emperyalizmdir. Emperyalizm gençliğin örgütlenmemesi için her geçen gün uyuşturucuyu, alkol tüketimini daha da yaygınlaştırılıyor. Gençliği çözümsüz bırakarak bunalıma sürüklüyor.  İşte bu nedenle tüm gençliği, doğrudan emperyalizme ve oligarşiye karşı mücadeleyi büyütmeye, uyuşturucuya karşı savaş komitelerinde yer almaya çağırıyoruz!
Gençliğin uyuşturucu bataklığının içinde ölmesine izin vermeyeceğiz. Uyuşturucu bataklığını devrim temizler. Gençlerimiz yalnız çaresiz değildir biz varız. Uyuşturucuya karşı savaş!
YÖK’e karşı mücadelemiz kurulduğu ilk günden beri sürmüştür, bugün de bu mücadele ülkemizde yaşanan adaletsizliklere, uyuşturucuya karşı verdiğimiz mücadele ile birlikte büyüyor.
Öte yandan, bugün Mustafa Koçak isminde bir genç kendisine verilen haksız hukuksuz cezalar sebebi ile girdiği Ölüm orucunu 127. gününde kararlılıkla sürdürüyor.
Bizler Dev-Genç’liler olarak bu 6 kasım’da Mustafa’nın adalet çığlığını büyüteceğiz. Mektuplarımızla fakslarımızla onun direnişini güçlendirecek, hapishane idarelerini arayarak zorla müdahalenin suç olduğunu bilmelerini ona göre hareket etmeleri gerektiğini söyleyeceğiz. Bu yüzden bugün her yerde Dev-genç’liler Mustafanın direnişini güçlendirmek, düşmanın direncini kırmak için çabalamalıdır.
Ve Grup Yorum. Her Dev-Gençlinin yüreğinde kocaman bir yeri kaplar.Onlar 7 farklı kıtada konser verebilen, halklarımızını bağrında tath kurmuş halkın ve kavganın türkülerini seslendirmekten asla geri durmayan bir grup. Yorum elemanları bugün hapishanelerde son derece haklı ve meşru taleplerle süresiz açlık grevi yapıyor, kararlılıkla zafere yürüyorlar. Bugün 174. Günleri.Her Dev-Genclinin yüreği, nabzı onlarla atmaktadır. Bu yüzden bugün Grup Yorum için mektup yazacak, kavga türkülerimizi çalacak ve onların sesi olacağız.
Yani YÖK’e karşı mücadelemiz adaletsizliklere, uyuşturucuya karşı verdiğimiz mücadele ile zenginleşmiştir.
Tüm Anadolu gençliğine çağrımızdır!
50. yılımızda zafere yürüyelim, bu yürüyüş ancak sen de katılırsan zafere ulaşabilir.
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
YÖK’e Hayır!
Parasız Eğitim, Demokratik Üniversite İçin YÖK’e Hayır!
YÖK’e Karşı Mücadele Ettik, Apolitikleştirmeye Karşı Barikat Olduk, Uyuşturucu ve Yozlaştırma Politikalarını Da Boşa Çıkaracağız!
Uyuşturucu Gençliğin Örgütlü Zehirlenmesidir! Uyuşturucuya Karşı Savaşımıza Katılın!
Dev-Genç

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode