Home almanyaCemaat Ocak Direnişe Desteğinizi Bekliyor!

Cemaat Ocak Direnişe Desteğinizi Bekliyor!

by halkinkutuphanesi
0 comments

Cemaat Ocak, oturum izninin ve sosyal haklarının elinden alınarak kendisine karşı tehdit olarak kullanmaya çalışan Alman devletinin hukuksuzluğunu 22 gündür Schwetzingen kasabasının iki ayrı yerlerinde gerçekleştirdiği oturma eylemi ile tepkisini dile getiriyor.
Almanya’nın Schwetzingen kasabasında Ekim ayının ilk haftası oturum ve sosyal hakların tehdit aracı olmasına son verilmesi için oturma eylemi başlatan Cemaat Ocak’ın direnişi 22. gününde sürüyor. Cemaat, Alman devletinin iş birliği dayatmasını kabul etmediği için, oturma izninin elinden alınmak istenirken, sosyal haklarının verilmeyerek kendisine karşı baskı aracı olarak kullanmak istenmesine karşı oturma eylemine Ekim ayının ilk haftası başladı. İşbirliğine karşı olduğunu vurgulayan Ocak, haklarını geri alana kadar eylemine devam edeceğini vurgulamakta.
Cemaat Ocak hafta içi her Pazartesi, Salı Perşembe ve Cuma günleri saat 11.00 ile 12.00 arası Belediye Binası önünde, her Çarşamba günü ise 17.00 ile 19.00 arası Schwetzingen Kaufland önünde direnişi sürdürmekte. Sizlerde Alman devleti tarafından dayatılan iş birliğine karşı direnen temel hakkı olan sosyal haklarının elinden alınmasına karşı oturma eylemi yapan Cemaat Ocak’a destekte bulunabilirsiniz.
Bugün direnişinin 22. gününde olan Cemaat Ocak, eylem günlüğüne ilişkin şunları anlattı; “Direniş alanı için ilk başvurduğum yer, şu an bulunduğum parkın karşısındaki küçük parktı. Ama oranın eylemlere kapalı olduğunu söylemişlerdi. Eylem izni çıkmamıştı. Orada aynalı heykeller var. İsmi; “Spiegel der Geschichte” yani “Hikayenin Aynası”. Yazılanlara göre; Yahudi Levi ailesinin evlerinin yerine belediye park yapmış. 27 Ocak 2013´ten beri de aynalı heykeller var. Levi ailesi diğer Yahudiler gibi zulme uğramış ve ailece katledilmişler.
Park, içinde Yabancılar Dairesi´nin de bulunduğu binanın bitişiğinde yer alıyor.
İranlı bir kadın ziyarete geldi. 10 yıldır Almanya´da olduğunu, evlendiğinde eşinin soyadını aldığını, yabancılar dairesinin çalışanın keyfi olarak, haberi olmaksızın kızlık soyadıyla kimliğini yenilediği için 6 aydır her yerde çok ciddi sıkıntılar yaşadığını, altı aydır düzelttirmek için uğraştığını, düzeltmek zorunda oldukları kendi hataları için hala uğraştırdıklarını anlattı. Başarılar diledi.
Arada yoldan bisikletiyle ya da aracıyla geçerken sataşanların Belediye Park Ve Bahçe İşleri çalışanları olduğunu öğrendim, fotoğraf ve videolarını çektiğimden beri ses çıkarmıyorlar.”
Direnişi konusunda kararlı olan Cemaat Ocak, oturum ve sosyal haklarının kendisine karşı Alman devleti tarafından tehdit aracı olarak kullanılmasına son verilmesini isterken, oturum ve sosyal haklarını geri istediğini vurgulamaktadır.
Alman devleti özellikle devrimci, demokrat kişilere yönelik uyguladığı oturma izinlerinin uzatılmaması veya sosyal haklarını gasp ederek tehdit aracı olarak kullanılmaktadır. Almanya bu yöntemle, devrimciliği ‘bitirmek’, faşizme karşı mücadeleyi kriminalize ederek bu tür uygulamalarla devrimci, demokrat duyarlı kişileri korkutarak iş birliği yöntemleriyle teslim almak istiyor. Bu durum Alman’da ilk Cemaat Ocak ile başlamamışlardır! Yüzlerce örneğini görebiliriz.
Aynı yöntemleri Alman devleti ırkçı-faşist Neo-Nazi çetelerinin içine muhbirler yerleştirerek te uygulamaktadır. Bu durum en son Almanya’da Nasyonel Sosyalist Yeraltı Terör Örgütü (NSU) davasında açık bir şekilde ortaya çıkmıştı. Bu davada, NSU üyesi Ralf Wohlleben’in iç istihbarata çalışan bir muhbir olduğu, bu nedenle serbest kalmasının sağlandığı belirtilmekteydi. 8’i Türkiyeli olmak üzere 10 kişi katleden NSU örgütüne katliam yapma özgürlüğünü veren yine Alman devletinin kendisi dava boyunca ortaya çıkan belgeler veya devletin aldığı kararlarda da görünmekteydi. NSU örgütüne insanları öldürme yetkisini bizzat veren yine Alman devletinin kendisi olduğu, davada kullandığı itirafçı ve muhbirlerle kanıtlanmıştı. Alman devleti aynı yöntemi Türkiye veya Kürdistanlı örgütlerin içine ajanlaştırarak muhbirleştirmek istediği kişileri yerleştirmek istemektedir! Bunun için her tür yönteme başvuran Alman devleti uygulamalarında sınır tanımamaktadır!

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode