Home Blog„Cam Kafes“ Keyfi Ve Yasadışıdır, Adil Yargılanma Hakkının İhlalidir.

„Cam Kafes“ Keyfi Ve Yasadışıdır, Adil Yargılanma Hakkının İhlalidir.

by halkinkutuphanesi
0 comments

 

  Geçtiğmiz yıl Almanya’da tutsak edilen Türkiyeli 3 müvekkilimizin; Grup Yorum üyesi devrimci sanatçı İhsan Cibelik, devrimci gazeteci Özgül Emre ve Türkiyeli anti-faşist Serkan Küpeli’nin yargılandığı davanın duruşmaları 14 Haziran’da Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesinin “yüksek güvenlikli” özel duruşma salonunda başladı.

Müvekkillerimizin Alman Ceza Kanunu (StGB) 129/b maddesi kapsamında „yurt dışındaki örgüte üye olma“ suçlamasıyla yargılandığı bu davadaki yargılama süreci, daha başından itibaren bütün evrensel hukuk ilkelerinin bertaraf edildiği, savunma ve adil yargılanma hakkının yok sayıldığı siyasi bir yargılama sürecidir. Bu yargılama, anti terör yasası olan 129/a-b maddelerinde vücut bulan “düşman ceza hukuku” kurallarına göre şekilenmektedir. Alman emperyalizminin mahkemeleri, hakim ve savcıları siyasi olarak “düşman” gördükleri Türkiyeli devrimcilere karşı her türlü hukuksuzluğu, zorbalığı meşru görüyor; hiçbir hukuksal güvencenin olmadığı, keyfiliklerle dolu bir yargılama oyunuyla Türkiyeli 3 müvekkilimizi cezalandırmak istiyor.

Bu davada müvekkillerimiz, Türkiye’deki gerici-faşist yönetime karşı Almanya’daki yürüttükleri yasal demokratik faaliyetler „terör suçu“ olarak kabul edilerek cezalandırılmak isteniyor. Yani müvekkillerimiz Alman yasaları ve uluslararası hukuk tarafından da tanınan ve güvenceye alınan demokratik hak ve özgürlüklerini kullandıkları için, tamamen siyasi nedenlerle, siyasi amaçlar güdülerek yargılanıyor ve cezalandırılmak isteniyor. Yargılama sırasında yaşanan, adil bir yargılama yapılmasını imkansız hale getiren keyfi ve yasadışı uygulamaların nedeni de budur.

Mahkemenin keyfiliğinin, zorbalığının son örneği de “cam kafes” dayatması oldu. Mahkeme, müvekkillerimizi, yargılama boyunca duruşma salonu içindeki bir cam kafes içinde tutmak, müvekkillerimizi hukuka aykırı şekilde “cam kafes” içinde yargılamak istiyor. Bu uygulama, müvekkillerimize siyasi düşüncelerinden dolayı dayatılan keyfi bir uygulamadır. Bu uygulama savunma hakkını kullanılamaz hale getiren, adil yargılanma hakkına yönelik ağır bir saldırıdır. Müvekkillerimiz, içine konuldukları bu cam kafes nedeniyle duruşmayı takip etmekte zorlanıyor, duruşma sırasında söylenenleri duyamıyor ve avukatlarıyla iletişim kurmakta zorluk yaşıyorlar. Buna ek olarak müvekkillerimizin duruşma sırasında birbirleriyle görüşmelerine, davaya ve haklarındaki suçlamalara ilişkin konuşmalarına izin verilmiyor, katı bir tecrit uygulanıyor. Yani savunma hakkı ve adil yargılanma hakkı yok sayılıyor, tam bir zorbalık sergileniyor.

Müvekkillerimizin ve savunma avukatlarının bu keyfi ve yasadışı uygulamalara son verilmesi için yaptıkları başvurulara dair mahkeme tarafından henüz bir karar verilmedi. Bugüne kadar yapılan 3 duruşmada da müvekkillerimiz zorla cam kafes içinde tutuldular. Son olarak 21 Haziran 2023’te yapılan duruşmada mahkeme, bu taleple ilgili olarak 11 Temmuz 2023’te yapılacak duruşmada karar verileceğini açıkladı.

Bu uygulamanın müvekkillerimize yönelik, onların siyasi düşüncelerinden kaynaklanan keyfi bir uygulama olduğu açıktır. Davanın savcısı bu durumu duruşma sırasında da açıkça ifade etmiştir. Müvekkillerimiz, 14 Haziran’da yapılan ilk duruşmada, ırkçı Nazi örgütü NSU davasını örnek vererek bu uygulamanın kendilerine yönelik siyasi bir tavır ve keyfi bir uygulama olduğunu ifade ettiler.

Sekizi Türk, biri Yunan vatandaşı ve bir de polis olmak üzere 10 kişiyi öldürmekle suçlanan, Nazi ideolojisini savunan ırkçı NSU örgütü üyelerinin yargılandığı bu davada 10 kişinin katillerinden biri olan ve Nazi örgütü NSU üyesi olan Beate Zschäpe normal bir şekilde yargılanmış, mahkeme salonunda serbestçe hareket ederek, kameralara poz vererek şov yapmıştı. Yani adeta kendisine özel bir muamele yapılmıştı. Bugün müvekkillerimizin yargılandığı davada da “özel bir muamele” söz konusudur. Ancak bu özel muamele müvekkillerimiz aleyhine, keyfi ve zorbaca bir muameledir. Müvekkillerimiz bu keyfi ve yasadışı uygulamaya tepki gösterip NSU üyelerine neden bu şekilde muamele edilmediğini sorduklarında savcı „Çünkü siz onlardan daha tehlikelisiniz, çünkü siz sosyalizmi savunuyorsunuz“ demiştir. Savcının bu ifadeleri, bu yargılamanın ve yargılamada yaşanan, savunma hakkını ve buna bağlı olarak adil yargılanma hakkını yok eden bu hukuka aykırı, keyfi uygulamaların nedenini de açıkça ortaya koymaktadır. Bunun nedeni devrimcilere ve onların düşüncelerine, sosyalizme, Marksist-Leninist düşüncelere olan düşmanlıklarıdır.

Başından beri ifade ettiğimiz gibi, Türkiyeli 3 müvekkilimiz sosyalist düşüncelerinden ve bu düşünceleri doğrultusunda temel hak ve özgürlüklerin kullandıkları için tutsak edilmiştir. Bugün bu davada, aynı nedenle, mevcut hukuk kuralları, hukukun evrensel ilkeleri yok sayılıyor; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 6. Maddesinde de güvenceye alınan savunma hakkı ve adil yargılanma hakkı bertaraf edilerek keyfi bir siyasi yargılama yapılıyor, müvekkillerimiz baştan belli cezalarla cezalandırılmak isteniyor.

Bu hukuksuzluğa, bu zorbalığa, bu adaletsizliğe sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır. Bu nedenle başta avukatlar olmak üzere, demokrasi ve özgürlükler için mücadele eden tüm kişi ve kurumları, Türkiyeli 3 müvekkilimizin hukuksuz bir şekilde yargılanmasına, savunma hakkına ve adil yargılanma hakkına yönelik keyfi ve yasadışı „cam kafes“ uygulamasına karşı dayanışma için 11 Temmuz’da devam edecek duruşmaya katılmaya çağırıyoruz.

Cam Kafes İçinde Yargılama Savunma ve Adil Yargılanma Hakkının İhlalidir.

Cam Kafes Uygulamasına Derhal Son Verilsin, Adil Bir Yargılanma Yapılsın!

 HALKIN HUKUK BÜROSU ENTERNASYONEL BÜROSU

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode