Home BlogBursa’da Metal İşçileri Sendika Patronlarına Karşı Direniyor!

Bursa’da Metal İşçileri Sendika Patronlarına Karşı Direniyor!

by halkinkutuphanesi
0 comments
Bursa’da otomotiv işçilerinin direnişi günden güne kararlılıkla büyüyor. Gasp edilen haklarını kazanmak için, patronların karşısında kendilerini işbirlikçi Türk-Metal Sendikasının temsiline karşı direniyorlar.
Yıllar boyunca Türk-Metal sendikasının işçiyi masada sattığını söyleyen işçiler artık bu gidişe dur diyorlar. İşçilerin anlatımlarına göre Türk-Metal sendikası işçiyi hep kandırmış, haklarını savunmamış ve onları satmış. İşçilerin yanında ileri talepler dile getirip hak savunucusu gözüken ama patronla da işbirliğinden vazgeçmemişler. Patronla oturdukları masada işçilerin talep ettiğinden daha düşük zam oranını kabul ettiği, İşçiden habersiz sözleşmenin geçerlilik süresini uzattığı gibi sayısız hak gasplarını anlatıyor işçiler. Ve bu durumun Türk-Metal’in örgütlü olduğu her fabrikada geçerli olduğunu da belirtiyorlar.

Peki, bu isyan nereden çıktı? Eylemlerin patlak vermesine Bosch fabrikasında kabul edilen talepler sebep oluyor. Renault, Tofaş, Mako gibi fabrikalarda sendikanın işçilere yasal olarak bu talepler kabul edilemez dedikleri talepler Bosch’ta kabul ediliyor. İşçilerin tepkileri bu haberden sonra daha da yükselmeye başlıyor. Ayrıca bu tepkiler daha öncesinde de var olan ama şimdi yükselen bir ses. Tepkiler; öncelikle 15-20 işçinin bir araya gelerek sendika temsilcisine tepkilerini dile getiren işçiler çözüm bulamayınca yemekhanede kaşık vurma, üretim bandını yarım saat durdurma gibi protestoları şeklinde gerçekleşti. Bu öfke brikimi Bosch’ta taleplerin kabul edilmesiyle patlamış oldu.
İlk Renault fabrikası, ardından Tofaş, Coşkunöz, Mako, Ototrim’de işçilerin eylemleri ve Ford Otosan ile Türk Traktör’ün üretimi durdurmasıyla süreç gelişmiş oldu.
Bursa’da fabrikaların genel olarak talepleri ortak. Türk-Metal Sendikası fabrikadan çıksın, yerine işçi temsilcileri geçsin; Bosch’ta kabul edilen talepler diğer fabrikalarda da kabul edilsin; gerçekleşen bu eylemler nedeniyle hiçbir işçi işten atılmasın.
Eylemler işçilerin vardiyalarını bitirmelerinin ardından fabrikayı boşaltmamalarıyla başladı. Ve bunu diğer vardiyalar ve diğer fabrikalar takip etti. İşçi aileleri fabrika kapılarında bekliyor, kimi işçiler de kapı önünde çadır kurarak direnişlerini sürdürüyorlar. Bütün fabrikalarda işçilerdeki kararlılık gözle görülür biçimde. Konuştuğumuz işçilerden kimisi direnişin nasıl sonuçlanacağını kestiremese de “hiçbir şekilde geri dönmeyeceğiz” diyorlar.
İşçilerin temel sorunu sendika. İşçilerle yaptığımız görüşmelerde Türk-Metal fabrikadan çıkarsa hangi sendikaya geçmeyi düşünüyorsunuz dediğimizde net bir cevap alamadık. Kimisi o zaman belli olur diyor, kimisi belki DİSK’e geçeriz diyor. Bir de eylem yapan fabrikalar başta olmak üzere metal işçileri kendi sendikalarını kurabilir gibi düşünceler de mevcut. Ama bunun yasal dayanağı olup olmadığına bakıyorlar.
Ayrıca eylemdeki işçiler eylemi yasalarla sınırlandırıyor. Fabrika önlerinde bekleyiş başladığında polis çadırları yol kenarlarına kurun yoksa müdahale ederiz diyerek işçileri yönlendiriyor. Yine işçileri aldığı “dışarıdan destek kabul etmiyoruz, yanımızda beklemeyin” kararını da polis yönlendiriyor. “Burayı Gezi olaylarına çevirecekler, marjinal gruplar eylemi farklı yönlere sevk etmek istiyor, biz siyasi bir şey yapmıyoruz” gibi gerekçelerle destek için gelenleri geri çeviriyorlar. Tofaş fabrikası önüne gelen Grup Yorum üyelerine “siz de marjinalsiniz şimdi” diyerek geri döndürdüler. Grup Yorum üyeleri işçilere “biz 30 yıl boyunca işçinin, emekçinin yanında olduk” diyerek dinleti vermek istediklerini söyleseler de kabul edilmediler. Bu konuşmalar esnasında dikkat çeken başka bir şey de temsilcilerle diyalog halinde olan, hatta alttan alta onları yönlendiren kendisinin Ülkü Ocakları avukatı olduğu söylenen takım elbiseli kişi oldu. Yine bu tartışmalar esnasında Grup Yorum üyelerinin yanına gelen polisler, “işçiler sizi istemiyor, biz de burada eylemin güvenliğinden sorumluyuz, o yüzden sizi dışarı alalım” dediler. Yine direnen Mako fabrikasında da sivil polisler desteğe gelen insanları işaret ediyorlar ve işçiler de o kişileri eylem alanından uzaklaştırıyor. Öz olarak işçiler “aman eyleme zarar gelmesin” diyerek polislerin ve işçilerin arasında etkili olmaya çalışan faşistlerin yönlendirmesiyle hareket ediyorlar.
Fakat bu durum işçilerin taleplerin geri çekilmesi gibi bir duruma söz konusu olmuş değil. “Artık buramıza kadar geldi, bu iş çözülecek, Türk-Metal gidecek” sözü tüm işçilerden duyuluyor. Eylemin en büyük moral kaynağı da işçilerini birbirlerinde gördükleri kararlılık ve Türk-Metal’i fabrikalardan kovma umudu.
İşçilerin bu kararlılığı patronlarda da farklı tavırlara yol açmış. Direnişin ilk günlerindeki tehditler yerini taviz vaatlerine bırakmış. Tofaş fabrikasında çalışma tek bir bant üzerinde gerçekleştiği için bir kişinin bile olmaması üretimi aksatacağı için işçiler kendilerini güvencede görüyorlar. Fakat Mako gibi sayısız bölüme ayrılmış olan fabrikalarda ise patronlar süre verip, gelmeyeni işten atacağım diyerek tehdit ediyor. Fakat Mako işçilerinden birisi ile yaptığımız görüşmede işçi “bu tehdidi üç gündür yapıyor, bugün yine yapmış, umursamıyoruz ki” sözleriyle tehditlerin ne kadar da kof olduğunu anlatmış oldu. Bu tehditlerin yanı sıra da bazı vaatlerde de bulunarak fabrikayı kısım kısım çalıştırma hedefinde patron. Eylem yapılmayan Hyundai fabrikasının ise ürün yetiştirmek için memurları ve mühendisleri de çalıştırdığını öğrendik.
22 Mayıs günü akşamüstü saatlerinde Tofaş ve Mako fabrikalarında yönetimler işçilerle görüşme talebinde bulundular. Ve 23 Mayıs’a bağlayan gece Tofaş ve Mako’da direniş sonuçlandı. Türk-Metal fabrikalardan çıkarıldı, hiçbir işçi eylem nedeniyle işten atılmayacak, ücret konusu da şirket CEO’ları ile yapılacak görüşmelerde netleşecek.
Bursa Yürüyüş

23.05.2015

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode