Home Blog11. Alternatif Canan Kulaksız Öğrenci Şenliğine Tüm Halkımız Davetlidir

11. Alternatif Canan Kulaksız Öğrenci Şenliğine Tüm Halkımız Davetlidir

by halkinkutuphanesi
0 comments
11. Alternatif Canan Kulaksız Öğrenci Şenliğine Tüm Halkımız Davetlidir
Bu sene 11.sini düzenleyeceğimiz Alternatif Canan Kulaksız Öğrenci Şenliği 25-26 Mayıs tarihlerinde Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde yapılacaktır.
“Ben Canan Kulaksız,
19 yaşında bir gencim ben.
Küçükarmutlu’nun direniş evinden ölüm orucumun 137’inci gününde ölümsüzlüğe ulaşarak haykırdım dünyaya;
Ey dünyanın zulme karşı direnen insanları,
Sizin sesinizim ben, sizin neslinizdenim. Dünyamızı cehenneme çevirmek isteyenlere, yoksul halkları kul köle yapmak isteyenlere barikatım, isyanım ben…

Açlığımın 137’inci gününde tükenen nefesim bir fırtına gibi esti İstanbul’un yoksul gecekondularından. İspanya zindanlarına, oradan Latin ülkelerinin tenekeden yapılmış barakalarına ve Güney Kore’nin direnen gençlerine, Filistin’in intifada çocuklarına ulaştı. Onların elinde taş olup zalimlerin kafasına fırlatıldım…
BEN CANAN KULAKSIZ…
Gençliğim Ben. Geleceğim Ben, Ülkemin Aydınlık Geleceği.
Anadolu’nun Yoksul Köylerinden Çıkıp Gelen, Yoksul Gecekondulardan Sabahın Köründe Yollara Düşüp Bilimin, Düşüncenin Yok Edildiği Üniversitelere Giden,
Gençliğe seslenmek istiyorum;
Ben de üniversite öğrencisiydim ama ülkemin gerçeklerinin sadece okuluma gidip gelinerek öğrenilemeyeceğini anladım. Tam da bu günlerde binlerce tutsağın zulme karşı o büyük ve onurlu direnişini duydum, gördüm, tanık oldum.
Gençliğin onurlu tarihinin mirasına sahip çıktım. Duydum ve “durmak olur mu” diyerek ben de elimden ne gelirse yapabileceğime inandım. Onlar için yapılan gösterilere katıldım, saldırdılar, demokratik haklarımızı kullandırmadılar. Ben de yattım ölüm orucuna İzmir’deki TAYAD’lılarla birlikte.
Ben Canan Kulaksız,
Türkiye gençliğinin onurlu mirasıyım ben. Denizlerin, Mahirlerin, Turan Emeksizlerin ülkesinin gençliğiyim.
Ülkem IMF’nin eline teslim edilmişken, halkıma açlık ve yoksulluk içinde acılar yaşatılırken duramazdı benim genç yüreğim.
Düzen bana, düşünme, halkının sorunlarıyla ilgilenme, devrimci olma da ne olursan ol, sen de soy, sen de çal, köşeyi dön zengin ol, bilgisiz cahil, dünyadan bihaber ol ama devrimci olma diyordu.
Ahlaksızlığı özgürlük diye,
çürümeyi çağdaşlık diye,
duyarsızlığı, vurdumduymazlığı, akıllı gençlik diye,
soygunculuğu, namussuzluğu, kafayı kullanmak diye,
bencilliği, sorumsuzluğu, hayatını kurtar diye,
öğretmek istediler.
İsyan ettim tüm bu kokuşmuşluğa.
Benim ülkem özgür ve bağımsız olmalıydı.
Benim ülkemin insanları yoksulluk ve açlık içindeyken bir avuç sömürücü lüks içinde yaşamamalıydı.
Benim ülkemin topraklarında Amerikan bayrakları dalgalanmamalı, ülkemi yönetenler Amerikan başkanlarının karşısında onursuzluğun simgesi haline gelmemeliydi.
Benim ülkemin onurlu insanları devrimciler, beyinlerini yok etmek, düşüncelerini değiştirmek için hücrelere atılmamalıydı.
Benim ülkemde demokrasi, hukuk ve adalet olmalıydı.
Bunlar için yatırdım genç bedenimi ölüme.
Gün gün, hücrelerim eridi. Bir an olsun tereddüt etmeden yürüdüm.
Yaşamaktan çok mu usanmıştım böyle bir dünyada?
Hayır, en çok yaşamayı sevenlerdendim ama onurlu bir yaşamdı benim istediğim. Bunun için birilerinin bedel ödemesi gerekiyorsa, o birisi önce ben olmalıydım.
Zulüm altında Ezilenlerin sesi duyulmuyorsa, artık hiçbir yolu kalmamışsa gün gün ölenlerin seslerini duyurmalarının, ölümüm konuşmalıydı.
İşte şimdi konuşuyorum.
Ey onurlu tarihimizin gençliği;
Zulüm karşısında susmak, bu düzenin istediği gibi bir genç olmak ülkemizin ve halkımızın daha fazla acılar yaşaması demektir.
Bilimin öğretildiği, insanlarının düşündüğü, ürettiği bir üniversite istiyorsan çağrıma kulak vermelisin.
Çağrım mücadeleyedir.
Hapishanelerinde, dışarıda her gün insanların öldüğü bir ülkede sessiz kalamazsın!
Sana dayatılmak istenen zulmü ve onursuzluğu kabullenmemelisin.
Ben senin zulme karşı isyan çığlığınım! Artık bayraklaştırdığım bedenim senin elinde, sen dalgalandıracaksın bu bayrağı, sen taşıyacaksın onurun, namusun, sahiplenmenin, zulme karşı olmanın bayrağını!”
ŞENLİK PROGRAMI:
25 Mayıs Pazartesi:
12.00: ÇHD Avukatları Paneli ( Ülkemizde Faşizm ve Adalet )
14.30: İzmir Grup Yorum Halk Korosu
16.30: Tutsak Öğrenciler Konulu Forum
26 Mayıs Salı
12.00: Soma-Kınık Maden İşçileri Paneli (İşçi Katliamları )

14.00: Grup Yorum


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode