Bochum Ruhr Üniversitesi önündeki direniş çadırı, Almanya Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği öncülüğünde 4 Nisan 2026 tarihinde kuruldu.
Tam 92 gün orada gece gündüz Federal Kriminal Dairesi (BKA) ve Anayasayı Koruma Örgütü’nün (BKA) kapatılması , NSU, Solingen ve Hanau gibi katliamlardaki devlet sırlarının ve gizli dosyaların açıklanması,
ve devrimcilerin kriminalize edilmesine karşı direnildi.
5 Temmuz 2026 tarihinde Bochum direniş çadırı üniversitenin tatile girmesi nedeniyle iradi olarak kapatıldı.
Ancak bu kapatılma temelli bir kapatma değil, mücadeleyi yeni bir aşamaya taşımaktı.
Direniş çadırının Hanau’da yeniden kurulacağı duyurulurken, çadır emekçileri katliamın gerçekleştiği yerde direnişi büyütme kararlılığını ifade etti. Hanau, acıların başladığı yer olduğu kadar direnişin de yeniden yükseleceği bir zemin olacak.
Bochum’dan Hanau’a Direniş Mücadelesi Devam Ediyor!
Neden Hanau.
Çünkü; Hanau’da 19 Şubat 2020’de gerçekleştirilen ırkçı terör saldırısı, Almanya’da göçmenlere ve azınlıklara yönelik sistematik nefretin en açık ve kanlı yüzünü ortaya koydu. Irkçı saldırgan, özellikle göçmenlerin bulunduğu mekânları hedef alarak dokuz insanı yakın mesafeden ateş ederek katletti. Bu bir “bireysel cinnet” değil, örgütlü bir katliamı ve Alman devleti tarafından büyütülen ırkçı ve faşist ideolojinin sonucuydu.
Solliingen’de, NSU katlaimlarında görünen odur ki, cinayetler , yalnızca o geceyle sınırlı değildir. Hanau ve diğer bütün katliamların devletin bilinçli ihmallerinin, ırkçı politikaların ve görmezden gelinen nefretin sonucudur. Güvenlik açıkları, geç müdahaleler ve hâlâ tam anlamıyla hesap verilmemiş olması, bu suçun politik sorumluluğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bugün Hanau’da açılacak her Direniş alanı, yalnızca Katledilenler anma değil; bir hesap sorma ve mücadeleyi büyütme iradesidir. Çünkü Hanau, acının başladığı yerdir — ama aynı zamanda direnişin de başlayacağı yerdir. Bu nedenle Hanau da: Unutmadığımızı, affetmediğimizi ve susmayacağımızı göstermek için açılacaktır Direniş Çadırı.
Hanau’dan yükselecek ses, sadece geçmişe değil bugüne yöneliktir. Irkçılığa, faşizme ve devletin sorumluluktan kaçışına karşı örgütlü bir mücadele çağrısıdır. Adalet kendiliğinden gelmeyecek tır. Olnu ancak birlikte mücadele ederek kazanabiliriz.
Acıların başladığı yerden direnişi büyütüyoruz.
Hanau’yu unutmuyoruz.
Katledilenler için adalet istemeye ve mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.
Çadır Emekçileri

