27 Eylül 2023 günü Berlin’deki Adalet Çadırında bulunan ve Adalet Bakanlığı önünde 2 aydan fazladır geceli gündüzlü Adalet nöbetinde bulunan Süresiz Açlık Grevi direnişçileri Adalet Bakanlığı’na dilekçe bıraktılar.
Bırakılan dilekçede:
Almanya Adalet bakanı Marco Buchmann’a randevu talebini yineleyen ve önceki görüşmelerindeki kendisinin sözünü hatırlatan direnişçiler ardından 129-b yasasındaki madde’de belirtilen “. İkinci cümleye giren hallerde failin kovuşturulabilmesi için, Adalet Bakanlığının izin vermesi gerekir. İzin sadece, somut olayda veya genel olarak belli bir örgüt tarafından ileride işlenebilecek fiillerin kovuşturulabilmesi için verilebilir. Adalet Bakanlığı izin verme kararını oluştururken, örgütün eylemli girişimlerinin insanlık onuruna saygılı bir devlet düzeninin temel değerlerine karşı olup olmadığına veya dünya milletlerinin barış içinde birlikte yaşamalarının engellenmesi amacı güdülüp güdülmediğine ve bütün haller göz önünde tutulduğunda, fiilin takbih edilir nitelikte görünüp görünmediğine bakar.” bölümü hatırlatılarak Türkiye’nin Faşizm ile yönetildiğine dair Halkımızın ve Anadolu’nun Koçak’ı Mustafa anlatıldı.
Dilekçede:
Bir itirafçı ve iftiracı’nın ifadesi sonucu AKP’nin katil polisleri tarafında gözaltına alınan ve gözaltında işkence, baskı ve tehditlerle İtirafçı olması için zorlandığını bunu kabul etmediği için, yine AKP’nin cübbeli cellatları tarafından hakkında verilen müebbet hapis cezasına karşı sadece “Adil Yargılanmak istiyorum” diyerek başlattığı ölüm orucunda şehit düşen Mustafa Koçak anlatıldı.
Ölüm orucu sürecinde Koçak Mustafa’nın zorla müdahale işkencesine mağruz kaldığı ve taciz ile birlikte zorla müdahale etmek için Mengele artığı doktorların Koçak Mustafa’ya 73 damarının patlatıldığı belirtilerek Türkiye’nin faşizm ile yönetildiğinin kanıtları direnişle birlikte anlatıldı.
Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın Komitesi
