10
Kemal amca açlık grevinde. Belçika Halk Cephesi eylem yaptığında amcamız açlık grevinin tam 20. gününe girmişti hem de.
AKP faşizmi alçaklıkta sınır tanımıyor. Bombalayıp bombalar altında kalanların akıbetini açıklamıyor. Babalar, analar, bacılar evlatlarının akıbetini soruyor. Mezarları olsun evlatlarının istiyorlar. AKP faşizmi bir babayı, evladının akıbetini öğrenmesi için, katledildiyse cenazesini alabilmek için açlık grevi yapmak zorunda bırakıyor. BİR BABA EVLADININ -KEMİKLERİ DAHİ OLSA- CENAZESİNİ İSTİYOR.
AKP bombaladığını, katlettiğini açıklamaktan korktuğu gibi, gerillaların akıbetini, onlara ne yaptığını açıklamaktan da korkuyor. Onun yerine evlatları için direnenlere saldırıyor, işkence ile gözaltına alıp korkutmaya çalışıyor. Bu şekilde korkularını bastırmaya çalışıyor, aynı zamanda halkın gerillalara ne olduğunu öğrendiğinde öfkesinin açığa çıkmasının da önüne geçmenin hesabını yapıyor. Ama nafile!
Halkın hiçbir değerine sahip olmadıklarını biliyoruz. Bu ahlaksız iktidar, bu iktidarın ahlaksız polisi, bu AKP iktidarının İNSANLIĞIN sahip olduğu hiçbir değere sahip olmadığına da şahitlik ediyoruz. Evet ilan ediyoruz AKP İNSANLIK DÜŞMANIDIR. İnsanı insan eden en önemli özelliği ölülerini gömmesidir. “Human” yani “insan” kelimesi dahi ölülerini gömen anlamına gelir.
BU HAKKI ENGELLEMEK İNSANLIK SUÇUDUR!
AKP İNSANLIK SUÇU İŞLİYOR!
Bizler de Kemal amcanın direnişine güç, yürüdüğü yolda soluk olabilmek için, AKP faşizminin katliamcılığını, ahlaksızlığını haykırmak için Brüksel T.C. Büyükelçiliğinin önündeydik.
Referandum dolayısı ile T.C. Brüksel büyükelçiliğinin önünden gelip geçen Türkiyelilerin merak dolu bakışları pankartımıza idi. “11 DHKC GERİLLASI NEREDE?”
7 kişi ile atılan sloganlar ile gerillalarımızın akıbetini sorduk ve onları asla mezarsız bırakmayacağımızı haykırdık.
Referandum için kaydolmaya gidenlere gerçek kurtuluşun adresini haykırdık en gür sesimiz ile: GERİLLA UMUTTUR, UMUT DAĞLARDA!
Konsolosluk çalışanı bir kadının orada bulunan polislere gidip ne talep ettiğini çok iyi biliyorduk.
Ama sloganlarımız, büyükelçilik önünde bulunduğumuz 25 dakika boyunca hiç susmadı.

