6 Kasım’da Brüksel Almanya Konsolosluğu önünde başlattığımız oturma eylemi polisin saldırısına uğramıştı. Her gün yapılan gözaltılar sadece Edaların sesini engellemeye yönelik değildi. Aynı zamanda protesto ve eylem yapma hakkımıza yapılmış saldırıydı. Direndik ve kazandık.
3. haftasında süren direnişimiz konsolosluk önünde gözaltı yaşanmaksızın gerçekleşiyor. Alman konsolosluğu önünde 2 saat boyunca sloganlarımızla, açıklamalarımızla, bildirilerimizle, açtığımız pankartlarımızla Edaların sesi olmaya devam ediyoruz.
Eylemimizin 3 haftası, 22 Kasım Çarşamba günü, açlık grevimizin 17. gününde konsolosluk önünde yaptığımız açıklamada Edalar için bir şeyler yapma çağrısı tekrar edildi. GHA’dan canlı yayında yaptığımız çağrıda “bugün bir şeyler yapmazsak, direnişçilerimizin ardından yapacağımız hiç bir şey onları geri getirmeyecek. Gün bugündür” dedik.
Açlık grevinin 18. gününde ise, yaptığımız açıklamada, “haksızlığa karşı sessiz kalırsanız hakkınız ile beraber şerefinizi de kaybedersiniz” sözünü hatırlatarak “Edaların sola, devrimcilere ve tüm halka yapılan haksızlığa karşı sessiz kalmıyor. Edalar bugün solun şerefini koruyor. Edaların onur direnişini sahiplenmek şeref sorunudur” dedik. Alevi derneklerinin sessizliğine karşı da, alevi halkımıza yaptığımız çağrıda “üyesi olduğunuz derneklere sorun: Berlin’de 4 can açlık grevinde. Direniyor, biz neden sessiziz? diye sorun!” sözlerine yer verdik…
Brüksel’de yaptığımız eylem her gün saat 13 ile 16 arasında.
Direnişlerle Dayanışma Komitesi

