8
Musa Aşoğlu Onurumuzdur!
6 Şubat 2019 tarihinde Alman emperyalizmi Musa Aşoğlu’na 6 yıl 9 ay “hapis cezası” verdi. Sözde demokrasinin merkezi olan Avrupa, yalan ve demagoji üzerine oluşturulan dava dosyaları ile tutukluyor devrimcileri.
Emperyalizm Devrimcilere Neden Saldırıyor?
Çünkü Onları Yok Edecek Yegane Güç Devrimcilerdir!
Emperyalizmin korkusu boşuna veya yersiz değildir. Bu korku devrim korkusudur. Bu korku, emperyalizmin halkların adaletinden korkudur. Bu korkunun emperyalizmin eceline faydası yoktur. Çünkü devrim tarihsel ve siyasal zorunluluktur. Emperyalizm ile ezilen dünya halkları arasındaki çelişki her geçen gün derinleşiyor. Bugün yeryüzünde asıl savaş, emperyalizmle dünya halkları arasındaki savaştır. Emperyalizmin dünya genelinde saldırılarının arttığı, aynı derecede de sömürücü, katliamcı yüzünün teşhir olduğu bir dönemden geçiyoruz. Emperyalizm, bu çelişkiyi, halklar kendi çıkarları doğrultusunda çözmesin diye, her türlü yolu ve yöntemi deniyor. Ekonomik, askeri, politik, ideolojik, psikolojik her alanda saldırılarını arttırıyor. Bu saldırıların tek amacı vardır; o da halkları teslim almaktır. Moral değerlerini, umudunu kaybetmiş, sinmiş, kültürel yozlaşmaya ve bozulmaya uğramış halklar yaratmaktır. Çünkü ancak bunu başarırsa, halklar emperyalizmin ve onun işbirlikçilerinin vahşice sömürüsüne boyun eğer. Emperyalizmin bu hedefine ulaşabilmesinin önündeki en büyük engel emperyalizme teslim olmayan, direnen, savaşan devrimcilerdir. Bu nedenle emperyalizm, kendi sonunu getirecek olan tüm bu güçleri “yok edilmesi gereken güçler” olarak görür. Emperyalizm için öncelikle yok edilmesi gerekenlerin başında Marksist-Leninistler, devrimciler vardır.
Emperyalizmin asıl korkusu devrim ve devrimciliktir. Emperyalizmin ve işbirlikçi uşaklarının baskısı, zulmü altında inleyen, ezilen dünya halklarının egemenlere karşı ayaklanmasına ve hesap sormasına öncülük edecek olanlar devrimcilerdir. Emperyalizmin korkusu bu nedenle boşuna veya yersiz değildir. Evet, yeryüzü böylesine devasa bir açlığı yaşarken, devrimciler, açlığı isyana ve devrime dönüştürmeye çalışacaklardır. Bu devrimcilerin tarihsel görevidir. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesimin servetinin geride kalan dünya nüfusunun yüzde 99’unun servetine eşit olduğu, dünyada 66 milyon insanın, yerinden yurdundan kopartılarak zorunlu göçe uğradığı bir dünyada emperyalizmin kendini rahat hissetmesi, devrim kabusları görmemesi mümkün değildir.
Emperyalizmin Bizi Yok Etme, Tecrit Etme, Tutuklama Saldırılarına Rağmen İdeolojik Olarak Güçlü Olan Biziz Emperyalizme Teslim Olmamanın Onuru Bizimdir!
Devrimci tutsaklar faşizmin mahkemelerinde yargılanan değil, yargılayan olmuştur. Türkiye faşizminin, Avrupa emperyalizminin tecrit hapishanelerinde ”Sürekli Faşizme Karşı Sürekli Direniş” diyerek direnmiş devrimciliği can, kan bedeli savunmuşlardır.
Emperyalizm devrimcilere düşünce değişikliğini dayatmaktadır. Birçok devrimciyi ‘’Düşüncesi değişmemiştir’’ diye cezalandırmaktadır. Oturumlarını iptal etmekte ve daha pek çok baskı, tehdit…
Musa Aşoğlu’nun yargılandığı mahkeme savcısı da iddianamesinde açıkça, “Sanık düşüncelerini değiştirmemiştir’’ diyerek “terörizm” ile suçlayarak kurtuluş hareketlerini ve devrimcileri gayrimeşru duruma düşürüp, kendi terörizmini meşru kılmak istemiştir. Ve bunu cezalandırmanın bir gerekçesi olarak saymıştır. Uzlaşma karşılığında ise cezada indirim yapacağını son mahkemede dahi söylemiştir.
Musa Aşoğlu ise 30 Ocak 2019 günü yaptığı son savunmasında;
”Sizin hafifletici neden olarak gördüğünüz ne varsa onları da reddediyorum. Verin cezanızı! Siz burada emperyalizmi, faşizmi temsil ediyorsunuz. Ben ise zulme karşı direnişi, mücadeleyi, devrimciliği.” diyerek Alman emperyalizmini rezil kepaze ederek, devrimciliğin meşruluğunu savunmuştur.
Musa Aşoğlu Onurumuzdur!
Ruhuna Faşizm İşlemiş Almanya Devrimcilere Karşı Düşmanca Tutumundan Vazgeçmelidir!
Dünyanın Her Yerinde Yok Etmek İstedikleri Anti – Emperyalist, Anti – Faşist Savaşımızdır!
Onlar Bir Avuç, Biz İse Milyonlarız Faşizmi Yeneceğiz!
AVUSTURYA HALK CEPHESİ
