0
Adaletsizliğe Teslim Olmayan, Faşizmin Hukukunu Reddeden Halkın Avukatları Onurumuzdur!
Halkın avukatlarının 3. duruşması 18-21 Mart’ta Silivri Hapishane Kampüsü’nde görüldü. Halkın avukatları, avukatlığı cunta mahkemelerinde öğrenmişlerdi. Faşizmin yargısını, düşmanlığını çok iyi biliyorlardı. Katledilen meslektaşlarından, müvekkillerinden, yaşadıkları işkenceden, tutsaklıklardan biliyorlardı. Bu duruşmada düşmanlıkları açıktan, kıran kırana bir çatışması gibi sürdü. Saldırı çok pervasızdı. Pervasız saldırılara yanıtı çok netti avukatların.
Faşizmin; devrimci avukatlığı tasfiye etme, tecrit edip yalnızlaştırma, terörize ederek imha etme politikası boşa çıkarılıyordu. Hangi baskıyı uygulasalar, boşa çıkıyor, her politikaları kendilerini vuran silaha dönüyordu.
Halkın avukatları, açlıklarının 54. gününde girdiler duruşma salonuna. Duruşmalar, 3 gün boyunca bir irade çatışmasına dönüştü. Yapılan bir yargılama, yaşananlar sadece ‘hukuksuzluk’ ile açıklanamazdı. Açıktan haydutluktu yapılan. Duruşma salonuna aileler ve avukatlar kapıları yumruklayarak girebildiler ancak. Hiçbir usule uyulmuyor, yapılan itirazlar dinlenmeden reddediliyordu. Tek istedikleri, zaten öncesinden belirlenmiş olan kararı bir an evvel açıklamaktı. Oysa avukatların söyleyecek sözleri vardı. Selçuk Kozağaçlı’nın, Akın Gürlek’e, “Sizin örgüt üyesi olduğunuzu düşünüyorum” demesiyle mikrofon kapatıldı. Tutsaklar ve savunma avukatları dışarı atıldı.
Ve duruşmanın 3. günü, 20 Mart’ta karar açıklandı. 3 yıl 1 aydan, 18 yıl 9 aya kadar verilen cezalardan bazıları şöyle:
Barkın Timtik: TCK’nın 314/1 maddesi uyarınca “örgüt kurmak ve yönetmek suçu”ndan 18 yıl 9 ay hapis ve tutukluluğunun devamına,
Özgür Yılmaz: 13 yıl ay hapis ve yakalama kararı çıkarılmasına,
Ebru Timtik: 13 yıl 6 ay hapis ve yakalama kararı çıkarılmasına,
Behiç Aşçı: 12 yıl hapis ve tutukluluğunun devamına,
Şükriye Erden: 12 yıl hapis ve yakalama kararı çıkarılmasına,
Selçuk Kozağaçlı: 11 yıl 3 ay hapis ve tutukluluğunun devamına,
Engin Gökoğlu: 10 yıl 6 ay hapis ve tutukluluğunun devamına,
Aytaç Ünsal: 10 yıl 6 ay hapis ve tutukluluğunun devamına,
Süleyman Gökten: 10 yıl 6 ay hapis ve yakalama kararı çıkarılmasına,
Aycan Çiçek: 9 yıl hapis ve tutukluluğunun devamına,
Ezgi Çakır: 8 yıl hapisle cezalandırılmasına hükmedildi.
Bu kararlar, avukatların yüzlerine okunmadı. Çünkü onlar, böyle bir yargılamayı ve mahkemeyi reddederek duruşma salonuna çıkmadılar!
Her aşaması bir hukuk garabeti olan duruşmalar boyunca; halkın avukatları zaten yargılanan değil yargılayandılar. Hukuk yok! Delil yok! Kiminden zorla, kiminden vaat ve tehditlerle aldıkları ifadelerle ceza vermeye yeminliydiler.
18 avukata, toplamda 159 yıl hapis cezası verildi! Böyle bir hukuku da, cezaları da tanımıyoruz!
Yoldaşları, meslektaşları, müvekkilleri, halkımız, avukatlarını Silivri’de yalnız bırakmadı! Bütün saldırganlığa ve gözdağına rağmen, zorla da olsa girdiler duruşma salonuna. Attılar sloganlarını, adaletsizliğe sessiz kalmadılar. Duruşmaya gelemeyen onlarca kişi, bulunduğu yerden, direnişçiler direniş alanlarından açlıklarını kattılar avukatlarının adalet açlığına. Gayri meşru mahkemelerde, yüzlerce yıllık “ceza”lar da yağdırsanız; direnmenin onuru yine halkın avukatlarınındır. Her koşulda, faşizmin adaletsizliğine teslim olmadan devrimci avukatlık yapmaya devam eden, halk için adalet mücadelesi veren avukatlarımız onurumuzdur!
Verilen Mahkeme Kararları Hükümsüzdür!
DEVRİMCİLİK, SÖMÜRÜ DÜZENİNİ HER ŞEYİYLE REDDETMEKTİR!
DEVRİMCİ AHLAKA SAHİP ÇIKAN, ADALETSİZLİĞE DİRENEN HALKIN AVUKATLARI ONURUMUZDUR!
Avusturya Halk Cephesi
24.03.2019
