Home dünyaAvukatların Ölüm Orucu Yunan Haber Sitelerinde Yer Almaya Devam Ediyor

Avukatların Ölüm Orucu Yunan Haber Sitelerinde Yer Almaya Devam Ediyor

by halkinkutuphanesi
0 comments

İNFOLİBRE isimli haber sitesinde geniş bir şekilde yer alan direniş, sürece başından bugüne yer veriyor. Haberin tamamını yayınlıyoruz:
TÜRKİYE DE ADİL YARGILANMA VE ÖZGÜRLÜK İÇİN ÖLÜM ORUCU
Türkiye hapishanelerinde tutuklu bulunan avukat Ebru Timtik ve avukat Aytaç Ünsal seslerini ve yaşamlarını politik tutuklularla ve müzik grubu Grup Yorum ile birleştirerek, adil yargılanma ve insan hakları talepleriyle ölüm orucu yapıyor ve uluslararası kamuoyuna dayanışma çağrısında bulunuyor.
Avukatlar, kendi hayatlarını ortaya koyarak kendileri ve Türkiye’de bulunan binlerce tutuklu için adil yargılanma, düşünce özgürlüğü ve özgürce üretmek istiyorlar.
5 Nisan’da Çağdaş Hukukçular Derneğinden 2 avukat, Grup Yorum üyesi Helin Bölek’in ölüm orucunda hayatını kaybetmesinden sadece 2 gün sonra, daha önce başlattıkları açlık grevini ölüm orucuna dönüştürdüklerini açıkladılar. Aynı zamanda ÇHD’den 6 avukat geçen Şubat ayında tutukluluk koşulları, yargılanma süreci ve akabinde adil yargılanma talebiyle, destek açlık grevi gerçekleştirmişti.
”HELİN’in ölümü başka türlü açıklanamaz. Bu sistem hepimizi şu yada bu yöntemle öldürüyor” deniliyor 5 Nisan’da Türkiye’deki avukatların yaptığı açıklamada. ”Bugün yasaların varlığından söz edilemeyen bir ülkede bugün artık avukatların günüdür. Mahkemeler paradiye dönüşüyor ve binlerce politik tutuklu hapishanelerde ölüme terkediliyor” diye not düşüyorlar açıklamalarında.
 2 Avukat, EBRU TİMTİK ve AYTAÇ ÜNSAL açlık grevlerinin 111 ve 80. günlerindeler. Ancak Türkiye’de aynı zamanda Grup Yorum’dan İbrahim GÖKÇEK ve 28 yaşındaki politik tutuklu MUSTAFA KOÇAK açlık grevinin 311 ve 295. günlerindeler ve artık kritik sınırdalar.
Geçtiğimiz Pazartesi günü Türkiye İnsan Hakları Birliği (TIHV) özellikle yurtdışına, ölümlerin yaşanmaması için Erdoğan iktidarına karşı baskıların arttırılması çağrısında bulundu.
” İBRAHİM, MUSTAFA, EBRU VE AYTAÇ’ın ölmesini istemiyoruz. Toplumsal duyarlılık yaratarak, haklarımızız istiyoruz. Baskılara karşı direniyor, insanlık onurunu, insan haklarını ve bu kapsamda yaşama hakkını savunuyoruz” şeklinde ifadeler kullandı İstanbul İnsan Hakları Derneği başkanı Gülseren Yoleri. Etkinliğin ana sloganı da Yaşamı savunuyoruz idi.
”Her kim iktidarda ise vatandaşlarının haklarını, adil yargılanma hakkını, temel haklarını korumakla yükümlüdür. Devlet bu haklardan ve özgürlüklerden sorumludur ”şeklinde konuşmasına devam etti.
AVUKATLAR HAKKINDAKİ SORUŞTURMA SÜRECİ
12 Eylül 2017 tarihinde aynı anda İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve Ordu’da halkın hukuk bürosu (HHB) bürolarına, bir çok eve ve baroya saldırılar oldu ve 16 kişi gözaltına alındı.
Avukatlardan 14 kişi tutuklandı ve on gün sonra sorgu hakimliğine çıkarıldıklarında kendilerine ”örgüt üyeliği’ iddiasıyla dava açıldığını öğrendiler. Süreç içinde 3 avukat daha tutuklandı ve sayı 17’e yükseldi.
17 avukat hakkındaki suçlamalar ‘örgüt üyesi olmak” idi. Bu suçlamaların tek dayanağı herhangi bir delil olmaksızın gizli bir tanığın ifadeleriydi. Suçlamaların çoğunluğu avukatlık mesleği kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerdi. Örneğin müvekkillerine ”gözaltı sürecinde ifade vermemelerini söylemeleri” veya ”müvekkillerinin maruz kaldığı işkence, kötü muamele yada keyfi tavırlara karşı mücadele etmek”, ” müvekkillerinin bir an önce serbest bırakılmalarını sağlamak için gerekli faaliyetlerde bulunmak” gibi.. Yani mesleki faaliyetleri kriminalize edilmekte ve mesleki faaliyetleri karşılarına suç dosyası olarak çıkarılmaktadır.
Bir yıl boyuncu avukatlar hapishane de kaldılar ve 14 Eylül 2018 tarihinde haklarında tahliye kararı verildi. Bir gün. Hemen ertesi günü ise savcı 12 kişi hakkında tekrar yakalama kararı çıkarıyor.
Bu mahkeme sürecinde iktidar, tüm yasaların özüne aykırı hareket etti. Savunma hakkı, adil yargılanma hakkı yok sayıldı. Yargılanan avukatların savunmaları engellendi. Savunmalarını üstlenen avukatlar, çalışmalarını tamamlayamadılar, sunulan ”sahte tanıklara” soru sorulması engellendi. Savunma temelindeki hiçbir dilekçe kabul edilmedi ve sonuçta savunmasını üstlenenler mahkeme salonlarından zorla uzaklaştırıldılar.
Avukatlar toplam da 159 yıl cezaya çarptırıldı.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode