8
KATİL ABD, VENEZUELA’DA KUKLALARI ELİYLE MADURO’YA KARŞI DARBE ÖRGÜTLÜYOR!
ABD EMPERYALİZMİNE KARŞI VENEZUELA HALKININ VE MADURO İKTİDARININ YANINDAYIZ!
Latin Amerika, geçmişten bugüne ABD emperyalizmi tarafından sürekli kendisinin arka bahçesi yapılmak istenmektedir. Sömürgeciliğe, açık işgale direnen halklar ve Augusto Sandino, Simon Bolivar, Farabundo Marti gibi halk önderleri katledilmiş, 20. yüzyılın ortalarından itibaren de sözde bağımsız, gerçekte ise emperyalizmin yeni sömürgesi olan işbirlikçi yönetimler iktidara getirilmiştir. Buna rağmen halklar emperyalizme boyun eğmemiş ve birçok Latin Amerika ülkesinde anti-emperyalist halk kurtuluş hareketleri çıkmıştır.
İşte bu nedenle ABD emperyalizmi, Latin Amerika’da kendisine muhalif olan iktidarları tasfiye etmek için birçok farklı yöntem uygulamaktadır. Bölgenin tarihi; ABD patentli katliamlarla, darbelerle yazılmıştır. 2000’li yıllarda ise ABD’nin ilerici iktidarları devirmek için kullandığı yöntem; ekonomik yaptırımlarla birlikte işbirlikçi bir muhalefet yaratmak ve bu muhalefet eliyle; işbirlikçi-paramiliter çetelerini sokağa salarak veya darbe yoluyla iktidarı indirmeye çalışmak olmuştur. Başta 2002’deki girişimi olmak üzere Venezuela’da Chavez’i defalarca bu şekilde devirmeye çalışmış, ancak başarısız olmuştur. 2009’da Honduras’ta Zelaya’yı bu şekilde devirmiştir.
Yakın zamanda ise benzer süreçleri Arjantin ve Brezilya’da işletmiştir. Arjantin’de kendisine muhalif olan, çıkarlarıyla uyuşmayan Kirchner iktidarını 2015 yılında, yine Brezilya’da da Lula iktidarını ve ardından yerine gelen Rousseff’i 2016 yılında tasfiye etmiştir. Bu sefer bu iktidarların yolsuzluk yaptığı gerekçesini öne sürmüştür. Arjantin’de işbirlikçi Macri’yi, Brezilya’da da faşist Bolsonaro’yu iktidara getirmiştir. Nikaragua’da ise FSLN iktidarını devirmek için geçen seneden beri yine “yolsuzluk” gerekçeleriyle, işbirlikçileri eliyle örgütledikleri “muhalif”leri sokağa salmaktadırlar. Venezuela’da da aynısını yaptılar; önce ekonomik yaptırımlar uygulayarak krize soktular, ardından yine işbirlikçilerini “Maduro karşıtı gösteriler” adı altında sokağa saldılar. Bununla da yetinmediler; Maduro’ya drone ile bombalı saldırı yapıp suikast planladılar.
Bu sürecin en son halkası da kendisine Ulusal Meclis adını veren gayrı meşru bir oluşumun lideri olan Juan Guaido isimli bir ABD işbirlikçisinin birkaç gün önce kendisini Venezuela devlet başkanı ilan etmesi ve hemen ardından ABD emperyalizmi destekçilerinin ardı ardına Maduro iktidarı ile ilişkileri feshedip Guaido’yu tanıması oldu. Buna karşılık Venezuela ordusu, Maduro’nun yanında yer alacağını ilan etti ve ABD destekli bu girişmi gayrımeşru ilan etti. Ardından Maduro da Venezuela halkını, bağımsızlığına sahip çıkmaya çağırdı. ABD ile tüm diplomatik ilişkileri feshettiğini açıkladı. ABD’li diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 72 saat süre verdi.
ABD emperyalizmi neden Venezuela’ya saldırıyor?
Çünkü emperyalistler ciddi bir kriz yaşıyorlar. Kriz demek; iç savaş çıkartmak demektir. Bölgesel savaşları körüklemek demektir. Darbeler tezgahlamak demektir. Ambargolar uygulamak demektir. Katliamlar yapmak demektir.
İşte ABD emperyalizmi de dünyanın her yerinde olduğu gibi Latin Amerika’da da, ve bu süreçte de Venezuela’da da bunu yapıyor… Ve hiçbir ilke, hiçbir kural, hiçbir meşruluk tanımadan yapıyor bunu. Onun için tek ilke, tek kural; kendi emperyalist çıkarlarıdır.
İşte bunun için bir kez daha diyoruz ki;
Gerçek terörist ABD emperyalizmidir.
Dünyamız için en büyük tehlike, ABD emperyalizmidir.
Ayrıca; emperyalizme teslim olup silah bırakan, emperyalizmle ve işbirlikçileriyle uzlaşma, ittifak arayışına giren örgütler ve iktidarların geldikleri noktalar da göstermiştir ki;
Tek yol devrim, tek kurtuluş sosyalizmdir.
Hiçbir ara yol, emperyalizmle uzlaşma çabaları, barış arayışları halkları kurtuluşa götürmez.
ETA’dan FARC’a, URNG’den PKK’ye pek çok örnek, bu doğruyu bir kez daha kanıtlamaktadır.
Venezuela’da da halkları kurtuluşa götüren yol, emperyalizmin Türkiyeli işbirlikçisi faşist AKP-Erdoğan gibi iktidarların peşine takılmak, onlarla işbirliği yapmak değil; Venezuela’daki egemen sınıfları, burjuvaziyi tasfiye edip halkın iktidarını kurmak olacaktır.
ABD EMPERYALİZMİ HALKLARIN GELECEĞİNE İPOTEK KOYAMAZ!
ABD EMPERYALİZMİ HALKLARIN İRADESİNİ YOK SAYAMAZ!
İŞTE BUNUN İÇİN ABD EMPERYALİZMİNİN VENEZUELA’YA MÜDAHALESİNE KARŞIYIZ VE LANETLİYORUZ!
VENEZUELA’DA AKACAK HER DAMLA KANDAN ABD EMPERYALİZMİ VE DİĞER EMPERYALİSTLER SORUMLU VE SUÇLUDUR!
Çin devriminin önderi Mao’nun dediği gibi; hiçbir gücün ezemeyeceği, gerçekten yıkılmaz tek kale, halktır. Halkı, halkın gücünü ve desteğini arkasına alan bir iktidar yıkılmaz. Arkasına bir kağıttan kaplanı, ABD emperyalizmini alan Guaido gibi soytarılar ise yenilmeye, yıkılmaya mahkumdur. Venezuela halkı; Guaido gibi ABD işbirlikçisi hainleri de, ABD emperyalizmini de tükürüğüyle boğacaktır. Süreç ne kadar zorlu olursa olsun; Maduro iktidarı da Venezuela halkı ile birlikte emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı mücadele edecek, baş eğmeyecek ve tıpkı Suriye’deki gibi, emperyalizme ağzının payını verecektir; buna yürekten inanıyoruz.
Anti-Emperyalist Cephe olarak; ABD emperyalizminin Latin Amerika halkına yaşattığı acıların, katliamların, zulmün farkındayız. Ve ABD emperyalizminin Cono Sur’u arka bahçesi yapma girişimlerine karşı duyduğumuz büyük öfkeyle; bir kez daha Venezuela’daki Maduro iktidarını devirmek için yapılan bu darbe girişimine ve bunu baştan sona örgütleyen ABD emperyalizmine karşı, Venezuela halkının ve Maduro iktidarının yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.
Emperyalizm yenilecek, Venezuela halkı kazanacak!
Kahrolsun ABD emperyalizmi ve işbirlikçileri!
Katil ABD Venezuela’dan Defol!
ANTİ-EMPERYALİST CEPHE
