Bütün Sorunlarımızın Kaynağı Emperyalizm. Tek Çare Emperyalizme Karşı Örgütlenmek.
Anti Emperyalist Cephe’yi Güçlendirmek ve Genişletmek Acil İhtiyaç
Gözümüzü nereye çevirsek, dünyanın hangi ülkesine baksak, emperyalizmin yarattığı tahribatları görüyoruz. Emperyalizm halkların en büyük felaketi.
Emperyalizmin yarattığı hiçbir sorun çözülmediği gibi, sürekli yenileri ekleniyor.
Emperyalizm dünyanın farklı farklı bölgelerinde sürekli gerginlik yaratarak, provokasyonda bulunarak ve savaşlar çıkartarak kendi ömrünü uzatmaya çalışıyor.
Emperyalizm hiçbir sorunu çözemiyor, çözemez. Onlar halkları birbirine karşı kışkırtarak, savaşlar çıkartarak, silahlarını satarak ayakta kalabilir ancak.
Filistin halkı İsrail’in ambargosu ve kesintisiz saldırıları yüzünden büyük acılar çekiyor.
Suriye halkı bir yandan yaralarını sarmaya çalışırken, YPG’nin elinde tuttuğu bölgeler ve petrol kuyuları yüzünden şu anda büyük bir yoksulluk ile karşı karşıya. Filipinler’de Duderte halkı canından bezdiriyor.
Şu anda emperyalizm Rusya etrafında bir saldırı hattı geliştiriyor.
Belarus’a karşı saldırıyor, çünkü bir türlü istediği gibi yeni sömürge ülke haline getiremedi. Şu anda ülkeyi abluka altına alarak, teslim almaya çalışıyor.
Anti-faşist mücadele sayesinde kurulan Donbas Cumhuriyeti ilerici yapısı nedeniyle gözünde çıban.
Ukrayna Donbas’ı geri almak istiyor.
Emperyalizm bölgesel çıkarları önünde engel gördüğü için, bir yandan Rusya’yı, diğer yandan Çin’i hedef alıyor. Şu anda Çin’de Şubat ayında yapılacak olan Olimpiyat oyunlarını bahane ederek, “insan hakları ihlallerini” öne sürerek, boykot ederek, saldırganlığını gizlemiyor.
Emperyalizm’in dünyanın farklı yerlerdine çıkardığı bölgesel savaşlar yüzünden insanlık gene göç dalgası yaşıyor. Ellerinden alınan bütün yaşama imkanları dünya halklarını yerlerinden, yurtlarından, vatanlarından kopararak, soğuk, sıcak, açlık, susuzluk, kıtlık ve sürekli ölümle burun buruna bir yaşama mahkum ediyor.
Emperyalizm açgözlülüğü ve kara dayalı talan politikası, dünyanın dengesini bozdu, insanlığın geleceği artık risk altında.
İklim değişikliği denilen emperyalizm yüzünden dengesi bozulan dünyamızda, bir yandan kuraklık ve su kıtlığı, diğer yandan yağış, sel baskınları, tsunamiler karşımıza çıkıyor. Ormanlar cayır cayır yanıyor. Doğanın bütün dengeleri bozulmuş durumda.
Birde şimdi başımızda, son iki senede bizim anti emperyalist cephe faaliyetlerini de hissedilir şekilde etkileyen, COVİD sorunu var. Emperyalist kurumlar çare bulamadılar halen.
Türkiye halkları ise, devletin yoğun baskı ve saldırıları ile karşı karşıyadır.
Ancak baskı varsa, direnişte var. Türkiye halklarının direnme geleneği vardır.
Bu direngenliği şu anda iktidarda olan AKP iktidarı emperyalizmin desteklediği politikalar ile imha etmek istiyor. Emperyalizmin hedefi ideolojik teslimiyettir.
Teslim almak için bir yandan var gücüyle saldırıyor, devrimcileri halktan tecrit etmeye çalışıyor.
Diğer yandan korku yaratarak, halkı sindirmeye çalışıyor.
Bu yüzden Ayten Öztürk’ü 6 ay boyunca MİTT çiftliğinde tuttu ve kesintisiz işkence yaptı.
Diğer yandan Türkiye ve dünya halklarının “merkezi sinir sistemini” yok etmek için, uyuşturucu politikasını yaygınlaştırdı.
2000’ler sonrası uyuşturucunun, dünya çapında halkların merkezi sinir sistemini teslim almak için ideolojik-kültürel bir saldırı olarak uygulamaya çalışıyor. Şu anda bizim anti emperyalistler olarak karşımızda duran başlı başına sorunlardan biri “uzun süre tutsaklıklar” ve onun sonuçları.
Leonard Peltier 2022 yılında tam 45 yıldır tutsak olacak. Mumia Abu Jamal 40, Ali Osman Köse 38, George İbrahim Abdallah 37 yıldır emperyalizmin zindanlarında tutuluyor.
Uzun süreli tutsaklık ve tecrit sayısız sorunları birlikte getiriyor, bunların başında “hasta tutsaklar” geliyor.
Ali Osman Köse bu ağır hasta tutsaklardan biri. Keza Sibel Balaç’ta kanser hastası bir tutsak.
Sibel Balaç Türkiye faşizmin baskılarına karşı Ölüm Orucu direnişine başlamıştır. Gökhan Yıldırım ise şu anda süresiz açlık grevinde, ama direnişini her an Ölüm Orucuna dönüştürebilir.
Dünyada yaşanan bütün felaketlerin, akan bütün kanın ve gözyaşlarının sorumlusu ve nedeni emperyalizmdir.
Bizler 150 yıl önce olduğu gibi bugün de güçlerimizi enternasyonal alanda birleştirerek, anti emperyalist cepheyi genişleterek ve güçlendirerek bu politikaları bozabiliriz.
Dünyanın bütün ezilenlerine, emekçilerine, halklarına direniş dinamikleri güçlü bir yıl diliyoruz.
Faşizme ve emperyalizme karşı savaşan herkesin yeni yılını kutluyor, 2022 yılın direnişler ve zaferler yılı olmasını temenni ediyoruz.
Anti Emperyalist Cephe