9
Şerefsiz, iftiracı Berk Ercan’ın yalanları sonucunda görkemli adalet saraylarınızda savunması bile alınmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi Mustafa Koçak’a. Tüm yalan ifadeleri olabilirler, -miş’ler ve -muş’larla dolu olan bir şerefsiz bulunca kullandı adaletsiz sisteminiz.
Ve Mustafa Koçak kararınızı tanımadı. Her gün ölmektense direnerek, hakkını arayarak hücre hücre eriyerek ama onuruyla ölmeyi seçti ve 3 Temmuz günü açlık grevine başladı Mustafa Koçak.
Tam 90 gündür aç Mustafa Koçak. Tüm zorla müdahale tehditlerine, B1 vitamininin verilmemesine, ailesinin onu sahiplenmek için çıktığı alanlardan işkencelerle gözaltına alınmasına rağmen direniyor Mustafa Koçak. Ve bugün direnişinin 90. gününde avukatı aracılığıyla yeni bir açıklama yayınlayarak direnişini ölüm orucuna çevirdiğini belirtti. Ve yazdığı mektubunda bizlere sesleniyor Mustafa.
Ve diyor ki: “… Ve ben de ölüm pahasına bile olsa adaleti savunacağım!
Adaletsizliğin karşısında da ölümüne duracağım.
‘ben sabahlara güneş olmaya gidiyorum
Kimse karanlığa uyanmasın diye’
Bu uzun ama onurlu yola çıktığımda asla durmak için değil, hep bir adım daha ileriye gitmek için yola düştüm. Ve o yolda en büyük adımlardan birini ucunda ölüm olan bu eyleme başlayarak atıyorum. Atmış olduğum bu adım haktan, hukuktan, adaletten, özgürlükten ve insanca bir yaşamdan yana olmak isteyen herkese bir çağrıdır!
Bugün bir şeyleri kaybetmek korkusuyla feda ettiklerimiz gelecekte en kahredici pişmanlıklarımız olabilir. İnsanım diyen hiç kimse başı önde, onurunu ve doğrularını savunamamış olarak ölmek istemez. Bu bir direniş çağrısıdır! Etrafımızı adaletsizlikle saran korku duvarlarının koskocaman karanlıklarına bizi hapsetmek isteyenlere karşı, tek bir alev topu gibi parlayarak en kör karanlıkları aydınlatmanın, kâğıttan yapılmış korku duvarlarını parçalamanın bugün tam sırasıdır!
Bu bir direniş çağrısıdır! Karanlığı alt etmek, aydınlığın ateşini yakmak için, en sağır kulakların “Duy!” diyeceği, en kör gözlerin “Gör!” diyeceği o tek ve büyük çığlığı yaratmak için sesini sesime kat ki gürül gürül haykıralım!”
Adalet için ölüm orucunda Mustafa Koçak. Sadece kendisi için değil açlığa mahkûm edilen halkımız için, işyerlerinde iş cinayetlerinde katledilen işçiler için, halkın adalete olan açlığı için, “adalet istiyorum” diye haykırarak Ankara Güvenpark’ta bedenini tutuşturan Recep Peker için …
Şimdi yapmamız gereken Mustafa Koçak’ın çağrısına ses vermektir. Onun adalet talebini kendi adalet talebimiz ile haykırmaktır. Tamamen siyasi kararlar veren mahkemeleri mahkûm etmek ve Mustafa için adalet istemek zorundayız. Bu bizlerin insani olarak sorumluluğumuzdur. Yaşama karşı sorumluluğumuzdur. İlerde keşke dememek için, adalet için Mustafa Koçak’ın sesi olmak zorundayız.
Mustafa Koçak’ın Talepleri Kabul Edilsin!
Mustafa Koçak Yalnız Değildir!
Mustafa Koçak İçin Adalet İstiyoruz!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Ankara Devrimci İşçi Hareketi
