Home açıklamalarAlmanya’da Direnişçilerle Birlikte Halk Toplantısı Yapıldı

Almanya’da Direnişçilerle Birlikte Halk Toplantısı Yapıldı

by halkinkutuphanesi
0 comments

 

26 Aralık 2023 tarihinde Almanya’da Dortmund şehrinde Almanya’da süresiz açlık grevi direnişçileri ile birlikte bir halk toplantısı yapıldı.

Almanya’da Mayıs 2022 tarihinde Devrimci Gazeteci Özgül Emre, Grup Yorum emekçisi İhsan Cibelik ve Anti-Faşist Serkan Küpelinin tutuklanmasından sonra başlatılan kampanya ve sonrasında 18 Mart 2023 tarihinde Faşist 129 yasaları kaldırılsın ve tutuklanan 3 devrimci serbest bırakılsın, tutuksuz yargılansın talepleriyle başlatılan süresiz açlık grevi konuşuldu.

NEDEN DİRENİYORUZ?

Yapılan toplantıda gelenler “Merhaba” konuşmasının ardından sözü alan direnişçilerden Eda Deniz Haydaroğlu başlatılan kampanyanın içeriğini açlık grevine kadar nelerin yapıldığını tek tek anlatarak, Neden Açlık Grevi ve Neden Direniyoruz? başlıkları adı altında süreci ve yaşanılanları değerlendirerek Almanya’da 129 yasaları olarak bilinen Anti-Terör yasalarının neden geleceğimizi tehdit ettiğini anlattı.

Eda Deniz Haydaroğlu “Geleceğimiz, çocuklarımız ve demokratik hak ve özgürlüklerimiz için direniyoruz. 129 yasaları anti-demokratiktir. Çünkü tüm demokratik haklarımıza “Terör” demagojisi ile saldırarak bizleri tutsak ediyor, tutukluyor, tecrit altında tutuyor, yetmiyor oturum haklarımızı yine 129b maddesi ile birlikte elimizden alıyorlar. İnsan olmanın, insani değerleri, devrimci demokrat olmamızı istemiyorlar…”

” Bu kampanya sadece 3 devrimci tutsağın serbest bırakılması için değil, bu kampanya sadece Kanser hastası Grup Yorum Emekçisi İhsan Cibelik’in serbest bırakılması için değil, Eda Yaşasın, Ilgın Yaşasın, Sevil ve Lena yaşasın diye değil, bu kampanya sorunun asıl nedeni olan 129 yasalarının kaldırılması içindir. Bu yanıyla uzun soluklu kalıcı bir kampanyadır. Çünkü sorunun kaynağı ortadan kalkmadıkça yarın yine bizlere baskı yapacaklar…”

“Açlık grevi ile asıl hedeflediğimiz şey halkımızın insanlarımızın vicdanlarına seslenmek. Çünkü 4 kişinin açlık grevi sadece tek başına sonuç almaya yetmez halkı harekete geçirmek ve mücadeleye katmak zorundaydık…” dedi.

Eda Deniz Haydaroğlu’nun konuşmasının ardından Direnişçilerden Ilgın Güler 129 yasalarının tarihine değinerek yasanın içeriğinden bir bölüm okudu ve bugün neden Berlin’de Adalet bakanlığının karşısında çadır kurduklarını anlattı.

ALMANYA’DA YARGI BAĞIMSIZLIĞI VEYA ADALET VARMI?

” 129 yasaları 200 yıllık yasalardır. 129 yasaları Adalet Bakanlığının bize haziran ayında verdikleri cevaplarında “Devleti Koruma” yasaları olarak belirtiliyor. Devleti koruma yasaları 1822 yılında ilk olarak çıkartılmış ve o dönemin burjuva devrimcileri yargılanıp tutuklanmıştır…”

” Hitler faşizmi ile birlikte biçim değiştiren yasalar bu süreçte Devleti koruma yasaları devrimci demokrat ve Yahudilere karşı kullanılmış ve vatan haini ilan edip tutuklayıp infaz emirleri vermişlerdir…”

 

” İkinci paylaşım savaşı sonrası müttefik devletler bu yasaları yürürlükte bırakmışlardır nedeni ise “Naziler tekrar güçlenip iktidara gelmesinler” niyetiyledir. Ancak 129 ismini aldıktan sonra 1960’lara kadar bu yasanın ilk mağdurları Nazi Mağdurları derneği ve Alman Komünist Partisi olmuştur…”

” Bugün ise A ve B maddeleri ile birlikte özellikle B maddesiyle biz yabancıları hedef almış durumdadır. Çünkü bu yasalarla asıl olarak hedefledikleri toplumun halkların ilerici olan damarı, direnme damarını kurutmak istemeleridir…”

” Biz neden Adalet bakanlığı önündeyiz? Bunu anlamanız için şöyle açıklayacağız İlgili olan 129 B maddesinin içeriğinde Türkçeye çevrildiğinde “129b maddesinden kişi veya örgütlerin kovuşturulmasına Federal Adalet Bakanlığının izni ile birlikte yapılmalıdır” yani Adalet Bakanlığı doğrudan sorumludur ve doğrudan emir vermiştir. Dolayısıyla bugün Adalet Bakanlığı her ne kadar “Yargı Bağımsızlığı” var dese de bu yanıyla yargı bağımsızlığını da hukukun elinden alan bir yasadır 129 yasaları…”

” 129 yasalarıyla birlikte tüm davalar siyasi ve politiktir. Bu yanıyla davalar tarafsız değildir…” dedi.

Ilgın Güler’in konuşmasının ardından direnişçilerden Sevil Sevimli ‘de söz alarak 10 aylık açlık grevi süreci ile birlikte kampanyada neler kazanıldığını ve açlık grevi direnişinin kazanımlarını anlatarak geçmiş davalarla bağlantılarını kurarak anlattı.

BİRÇOK HAKKIMIZI DİRENİŞLE GERİ KAZANDIK!

” Kampanya süreci ile birlikte sol örgütlenmelerle birlikte birlik kuruldu ve bu birlikle birlikte Faşist 129 yasaları kaldırılsın komitesini oluşturduk…”

” Davaların başlaması ile birlikte 129 yasalarında mahkemelerde “Cam Kafes” uygulamasını kaldırttık. Bu davaların tarihinde bir ilktir çünkü bize dönük olan davaların hemen hepsinde cam kafes uygulaması varsa davanın başından sonuna kadar cam kafes içerisinde tutsaklar hapsedilirken bu davada cam kafesi kaldırtarak zafer kazandık…”

” Serkan Küpeli kızı 14 günlükken gözaltına alındı ve tutuklandı. Dava sürecinde dahi kızına dokundurulamadı. Bir kız babasının kokusundan, bir baba kızının kokusundan mahrum kaldı. Ve biz direnişimiz sayesinde 14 ay sonra Serkan’ın kızına mahkeme salonunda ilk kez dokunmasını sağladık. Dahası ailesi ile görüşmesinde uygulanan kafes uygulaması da kaldırıldı ve artık kızına, eşine sarılabiliyor…”

” Devrimci Gazeteci Özgül Emre’nin annesi Türkiye’de yaşıyor. Annesi ile görüşme hakkı kazandı ve Skype üzerinden annesi ile görüşebilecek. Daha önce böylesi bir hak 129b yasası ile yargılanan tutsaklarımıza uygulanmadı. Bu anlamıyla tecritti adım adım direnişimizle kırdığımızı görebiliyoruz…”

“Direniş kararı ve başından beri moral üstünlüğü bizdeydi ancak bununla birlikte özellikle Düsseldorf direniş çadırının OLG karşısında açılması ile birlikte mahkeme heyetinin çaresizliği iyice arttı. Son mahkemede bu çaresizliklerini mahkemeye katılan tüm halkımız gördü. Karar veremiyorlar, acizler ve çaresizler direnişimiz karşısında. Korkuyorlar…”

” Mahkemelerimizi birer yargılanan yer değil faşizmi ve emperyalizmi yargılayan bir halk okuluna dönüştürüldü ve mahkemelerde tutsaklarımızın açıklama yapmaları, alkışlamamız veya onlarla konuşabilmemiz dahi bizim direnişimizin bir sonucu ve zaferidir…” dedi.

 

Direnişçilerden Lena Açıkgöz ise tüm bu gelişmeler üzerine son süreçte yaşanan Kanser hastası Grup Yorum emekçisi İhsan Cibelik’in tahliyesine ret kararı veren mahkeme heyeti ve direnişi bir adım daha ileri taşımak için “Seferberlik” yazısını okuyarak tüm halkımızı direnişi bir adım daha ileri taşımak için SEFERBERLİK’E çağırdı.

Bununla birlikte halkın düşüncelerinin ve nelerin yapılacağı ile ilgili fikirler alınarak eylemler ve süreç somutlandı.

– 65 bin bildiri dağıtılacak. Eğer burjuva medyası bizi sansür ediyor haberlerimizi yapmıyorlarsa bizde kendi olanak ve imkanlarımızla halkımızla birlikte direnişimizi kapı kapı çalışıp kişi kişi duyulmasını sağlayacağız ve büyüteceğiz.

– Halkımız ve annelerimiz ise direnişi bir adım daha ileri taşımak için gönüllü olarak dönüşümlü süresiz açlık grevi yapmak istediklerini belirttiler.

– 29 Aralık’ta BGH önünde Grup Yorum Emekçisi İhsan Cibelik için eylem yapılması kararı alındı.

– Yılbaşında yeni yılı Direniş Çadırlarımızda ve Hapishane önlerinde kutlamaya karar verildi.

– 129 Yasasına karşı kampanyanın kalıcılaşması gerektiği için halk tarafından 129 Yasaları Kaldırılsın komitesi kuruldu.

– Cumartesi günleri yapılan destek açlık grevlerini büyütme kararı alınarak 1000 kişilik destek açlık grevi kararı alındı. Açlık ordularını büyüteceğiz denildi.

Dortmund’da yapılan halk toplantısına 60 kişi katıldı.

Direniş karşısında çaresiz kalan 7. senato hakimleri ve Federal Savcılık direnişin taleplerini görmezden gelerek kendi bindikleri dalı kesmektedir. Çünkü uzattıkları her gün direnişimizin büyümesine halkımızın sahiplenmesinin büyümesine yol açmaktadır. Direnişimizin tüm meşruluğu ve haklılığı karşısında tüm Avrupa’da ve Ülkemizde direnişimizin sesi olan yüzlerce, binlerce insanımızı Faşist 129 Yasaları Kaldırılsın Komitesi olarak Seferberliğe çağırıyoruz. Kazanmak, direnişi zafere taşımak bizim ellerimizdedir. Haklı ve meşru olan biziz ve açlığımızla birlikte bu haklılığımızı savunuyor koruyoruz. Bunun için tüm halkımızı direniş etrafında faşist 129 yasalarına karşı sürdüreceğimiz bu kalıcı mücadelede yer almalarını istiyoruz.

Gelin direnişimizi zafere taşıyalım!

Çocuklarımız için, halkımız için!

Demokratik hak ve özgürlüklerimiz için!

Birleşelim, mücadele edelim ve kazanalım!


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode