25 Şubat 2022 günü Sincan Hapishanesi’ne görüşe giden Didem Akman’ın annesine,
hapishanesinde onursuz arama dayatıldı. Annenin maskesini çıkarıp ağız araması,
iç çamaşırını çıkartma vb. dayatıldı. Anne bu yapılırken kendini AŞAĞILANMIŞ hissettiğini
anlatıyor izlediğimiz videoda.
“AĞIZ İÇİ ARAMASI” özgür tutsaklara ve ailelerine yapılan onursuz bir saldırıdır.
Ağız içi aramasını geçmişte kölelere yaptılar…
Almanya’ya çalışmak için giden gurbetçilere yaptılar.
Şimdi de tutsaklarımızın iradesini kırmak için yapıyorlar. Bu dayatmalara boyun
eğmeyeceğiz. Aşağılamak istedikleri tutsaklarımız, tutsak ailelerimiz değil, bu uygulamaları
yapma emrini veren, yapanların kendileridir AŞAĞILIK olan. Çünkü bir insan ağzının içinde
ne taşıyabilir gerçekten bu uygulamayı haklı gösterecek? Silah mı? Bomba mı? Bu nedenle
bir mantığı yoktur. AĞIZ İÇİ ARAMASI güvenlik nedeniyle değil, devrimci tutsakları ve
ailelerinin onurunu kırmak için yapılan bir dayatmadır!
Adana Kürkçüler Cezaevi’nde hasta bir tutsak olarak bulunan Fatih Özgür Aydın ’bu onursuz
aramayı kabul etmediği için hastaneye gidemiyor. Fatih Özgür Aydın’ın Crohn hastalığı*
vardır. Bu dayatmadan dolayı tedavi olamıyor ve bu hastalık tedavi edilmediğinde farklı
hastalıkları da beraberinde getiriyor. Ayrıca kalp rahatsızlığı, damar tıkanıklığı, tansiyon ve
felç riski de olan tutsak Fatih Özgür Aydın’ın annesi, pandemi döneminde de bu uygulama
dayatıldığı için savcılığa suç duyurusunda bulunmuş.
Aydın’ın “örgüt üyeliği” suçlamasıyla ceza almış. Ancak yattığı 7 yıllık hapis bunu
fazlasıyla karşıladığı halde tahliye edilmeyerek hastalığının ilerlemesine neden olunuyor.
Her gün hapishanelerden tabutlar çıkarken, yenileri ekleniyor hasta tutsaklara. Daha birkaç
gün önce yine bir hasta tutsak götürüldüğü hastanede doktorun kelepçeli muayyene etmeye
isteğini kabul etmediği ve bu durumu protesto etmek için slogan attığından dolayı hasta tutsak
askerler tarafından kamerasız bölüme götürerek, öldüresiye dövüldüğü basına yansıdı.
Kelepçeyle muayene de tıpkı ağız içi araması gibi onursuz bir uygulamadır. Bunlardan dolayı
tüm tutsaklarımıza dayatılan her türlü onursuzluğu, iradeyi kırmaya yönelik çabaları yine
tutsaklarımızın direnişiyle boşa çıkartacağız. Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın Ölüm Orucu
taleplerinin arasında Hasta tutsakların tedavi hakkı da var. Yani bunun içinde direniyorlar.
Faşizmin şimdiye kadar yaptığı tüm saldırılar yine özgür tutsakların ve onları sahiplenen
ailelerin, halkımızın direnişiyle boşa çıkartıldı. Bu saldırı da boşa çıkartılacaktır.
Buradan da hapishane idarelerine ve Adalet Bakanlığına diyoruz ki, sizin gücünüz Özgür
Tutsakların iradesine yetmez, bu onursuzluktan ve bu yıldırma çabalarından vazgeçin. O kirli
ellerinizi Tutsaklarımızın ve ailelerimizin üzerinden çekin. Tüm yaptıklarınız her ya da geç
vermekten kurtulamayacaksınız.
Avrupa da yaşayan halklarımızı bu durumu yaratanlardan hesap sormaya çağırıyoruz.
Onursuz arama dayatan hapishane idarelerini arayarak hesap sorabilir, bu uygulamayı
dünyaya teşhir edeceğimizi söyleyebiliriz. Bu onursuzluğu yapan idare ve kişileri asla
unutmayacağımızı ve onlardan hesap soracağımızı idareleri telefonla arayarak, bunun
hesabını sorabilir onlara geri adım attırabiliriz. Yine bu duruma maruz kalmış annelerimizi,
ailelerimizi arayarak yanlarında olduğumuzu gösterebiliriz.
Hapishanelerde Tutsaklarımıza ve Ailelere Dayatılan Onursuz
Aramaya Son!
Tedavi Haktır, Engellemek Suçtur!
Kelepçe ile Muayyene Yapılamaz!
Doktorlar Faşizmin Suçlarına Ortak Olmamalıdır!
Hasta Tutsaklara Özgürlük!
Almanya Halk Cephesi