5 Şubat 2022 Cumartesi günü Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’a destek için yapılan bir günlük destek açlık grevine Wuppertal’de 13 kişi katıldı. “Gizli Tanık”, “Dijital Delil” adı altında devrimcilere iftira atarak tutuklayarak, her birine onlarca yıl cezalar vererek, devrimci mücadelenin bitirileceği hayalleri gören Türkiye faşizmine bir kez de Sibel ve Gökhan direnişleriyle cevap veriyor. Bizlerde onların direnişlerine bir günlüğüne bile olsa ortak olmak, açlıklarını paylaşmak ve direnişlerini duyurmak için bir günlük Açlık Grevi yaparak destek verdik.
Bu açlık grevini duyururken yaşadığımız bir olayı paylaşmak istedik.
Açlık grevi yapmadan bir kaç gün önce rahatsızlığından dolayı doktor randevusuna giden bir arkadaşımız sırasının gelmesini beklerken orada iki eski tanıdığı ile karşılaşır. Hal hatır sorulduktan sonra sohbet ederken sohbet ülkede yaşanan Ölüm Orucu direnişine gelir. Ve arkadaş 5 Şubat günü onlar için yapılacak bir günlük destek açlık grevinden bahseder. Eski tanıdıklar anlatılanlardan etkilenir ve o gün açlık grevine katılacaklarını söylerler. Daha sonra oradan ayrılırlar arkadaş hala sırasını beklemektedir. Bu konuşmalara tanık olan ve doktor sırası bekleyen iki kişi Açlık grevini anlatan arkadaşa “Biz az önce anlattıklarınızı duyduk, bu insanlar neden Ölüm Orucu yapıyor bize de anlatır mısın? Der. Arkadaş bir kez de onlara anlatır. Dinleyenlerden birisi başörtülü bir teyzedir. Başörtülü teyze ” Biz bunları insan zannettik oy verdik, ama onlar halka zulmettiler, kendi ceplerini doldurdular. Bizde suçluyuz. İnsanlar açlıktan ölüyor, herkese zulm ediyorlar. Gencecik insanlar onların yüzünden hapishanelerde çürüyor. Kurban olsunlar bu insanlara. Beni de yazın bende onlara destek için yapacağım açlık grevi. Aklınıza yanlış bir şey gelmesin, biz bir daha görmeyiz eve gidince bunlar unuturlar diye düşünmeyin ” der. Yeniden açlık grevinin hangi gün yapılacağını sorar ve ayrılırlar. Mesele onların açlık grevi yapıp yapmamaları da değil, mesele nerede olursak olalım, direnişi anlatmamızda. Anlattığımızda mutlaka birilerinin dikkatini çekiyor ve kulak kabartıyorlar. Böyle olunca da direnişi kulaktan kulağa taşımış, duyurmuş oluyoruz. Çünkü, inandıkları uğruna canını ortaya koyanlar halkında güvenebileceği, sırtını dayayacağı insanlardır. Ayrıca diğer bir konuda, AKP’ye inanaraktan olsa, yanılaraktan olsa oy veren insanların bir çoğu bu gün yaptıklarını görebiliyor. Teşhir olan AKP faşizminin sonu da bundan öncekiler gibi tarihin çöplüğü olacaktır.
Direniş ise, doktor sırasında, otobüs beklerken, otobüste, işte, misafirlikte, hasta ziyaretinde, taziye de insana dair her yerde zamanda anlatıldığında karşılığını buluyor. Onun için sadece destek eylemler yaparak değil, aynı zamanda direnişi daha fazla kulaklara, yüreklere ulaştırmak her birimizin tek tek çabasıyla mümkündür.
YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!
SİBEL BALAÇ VE GÖKHAN YILDIRIM’IN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
WUPPERTAL ADALET İSTİYORUZ KOMİTESİ