Dileriz Sizin De Saraylarınız Çöksün Üstünüze!
Enkaz’da O Karanlığın Tonlarca Betonun Altında Bıraktığınız Küçücük Çocuklarımızın Çığlıkları Kulaklarımızda, Omuzlarımızda Onların Hesap Yükü Var Şimdi!
Ölümünde en acısı bizim yüreklerimize salınır her daim. Acılarımızı tarif edemez oluruz, öyle yanar ki yüreğimiz. Hangi cümle, kelime yeter bilemeyiz. Gözümüzdeki gözyaşlarıyla, yalvarışlarla acımızla vefamızla anlatırız bazen. Bazen de allaha açılmış iki el ile anlatırız, beddualar ederiz ya da yalvarırız sevdiklerimiz adına. Dövünürüz dizlerimizi çürütürcesine. Tarif edilmez acılar.
Yoksula mı düşer bütün bu acılar?
Soma’da Ermenek’de maden ocaklarında kaldık göçük altında, istedik bir lokma ekmek götürelim evlatlarımıza. Çok gördüler boğaz tokluğuna çalıştırdıkları o madenleri bize mezar ettiler. Tren kazalarında evlatlarımızı ikiye parçalanmış halde elimize poşetlerde verdiler. Yoksulluğumuzdan yakar olduk kendimizi meydanlarda acımızı derdimizi ateşe verdik. Yoksulluğumuzdur acılarımızın sebebi.
Yine İzmir’de çöktü üzerimize. Çığlıklar ağıtlara karıştı kaç gündür çırpınıyor elleri halkımızın. Kaç gündür yüreği İzmir’de atıyor yoksulların. Gözyaşlarımızın karıştı denizlere sığmıyor olduğumuz yerlere.
Ama Birde Öfkemiz Var, Öfkeliyiz Bizi Sömürenlere Karşı!
Birde öfkemiz var ki dağları aşan. Kıyılır mı 3 yaşındaki evlatlarımıza diyen. Onu korku ile o enkazın altında bırakanlara öfkemiz dağ oldu. Dağ taşlarını parçalıyor dağıtıyor hepimize, alın bu taşlar sizin için Elif bebek için diyor. Daha yüzlercesi için. Öfkemiz dinmez onların sarayları yıkılmadan.
Neden sallanmaz onların sarayları, kader mi? Yoksulların kaderi bu değil. Emeği ile helal ekmek yiyenlerin kaderi bu değil. Çalmayan, çırpmayanların kaderi bu değil.
Burada artık rakamlar vermemizin de anlamı kalmadı, artık hepimizin bildiği bir gerçek var. Türkiye deprem bölgesi ve bunun için hiçbir önlem alınmıyor. Halktan alınan milyonlarca para deprem için kullanılmıyor. Üzerimize çöken bu düzenin çürümüşlüğüdür.
Bu düzen çürümüş kokuşmuştur, kokusu sardı artık bütün Türkiye’yi. AKP faşizminin düzeltebileceği hiçbir şey yoktur. Çünkü o düzenini halkın yoksulluğu ve acıları üzerine kurmuştur. Biz ne kadar yoksulsak ne kadar çok acı çekiyorsak o da o kadar çok kazanıyor demektir.
Bütün bu acılarımızın, eşitsizliğin, adaletsizliğin tek çözümü var örgütlenmek ve halk iktidarını kurmak. Bunu biz yapabiliriz, bu güç bizde var. İzmir’de bakalım bir kendimize orada çürümüş devlet yoktu, başından itibaren halkımızın elleri vardı açtılar kapılarını birbirlerine, sarıldılar sardılar birbirlerinin acılarını.
Artık acılarımıza ağlamayalım, artık bu gözyaşlarımızdan taş parçaları yaratalım. Onların sarayları ancak bu şekilde yıkılacak ve biz ancak bu şekilde mutlu onurlu eşit bir hayat yaşayabileceğiz.
Enkaz altında atılan çığlıkları unutmayalım, o çığlıkların hesabını soralım AKP faşizminden.
Tek Çözüm Halkın İktiranı Örgütleyecek Olan Halk Meclislerinde!
Duisburg Halk Meclisi Girişim
