1
Latife Adıgüzel Davasında Savcılığın Mutlaka Suçlayacak Bir Şey Bulma Çabası Dikkat Çekti
Son duruşması 1 Aralık 2016 günü yapılan Latife Adıgüzel davasında savcılık her şey aksini göstermesine rağmen Türkiye ye B-1 Vitamini gönderilmesini dahi örgüt ilişkisi kapsamına sokmaya çalıştı. İddiaya göre Latife bunları Ölüm Orucundakilere göndermişti. Oysa bu ilaçların gönderildiği dönem Türkiye’de ne Ölüm Orucu ne de Açlık grevi olmadığı ortaya çıkmıştı. Yine Latife’nin bunları bir şahsa bizzat parasını kendi ödeyerek temin ettiği ve gönderdiği belliydi.
Bunlara rağmen savcılık “Öyle olsa da Latife’nin bunları hangi motivasyonla gönderdiği önemli” gibi saçmalıklar ileri sürmeye başladı. Savcının elinde motivasyona dair de hiç bir kanıt yoktu ama o illa suçlayacak bir şey bulma azmi ile niyet okuyuculuğuna soyunmuş veya vehmetmeye başlamıştı.
Kaldı ki bunlar Ölüm Orucundakilere gönderilse bile, böyle insani bir çabayı suç unsuru saymak da ayrı bir garabet örneğiydi. Savcılık ölüm orucundakilerin daha çok ölmemiş olmasından veya sakat kalmamış olmasından adeta rahatsızlık duyuyor anlamına geliyordu bu. Açıkçası vicdanlar kararmıştı ve başkalarının vicdanının kararmaması da suç sayılmaya mı başlanıyordu?
Mahkemede avukatların gündeme getirdiği bir başka konu ise, Hollanda`da ele geçtiği ve Almanya ya verildiği iddia edilen CD`lerin yasal bir şekilde elde edilmesinin veya Almanya’ya verilmesinin söz konusu olmadığı, dolaysıyla delil olarak kullanılamayacağı idi. Bu yollu verilen dilekçenin sağlam dayanakları vardı. Bu talep değerlendirilmek üzere önümüzdeki günlere ertelendi mahkemece.
Bunu takip eden mahkeme 12 Aralıktadır. Bir sonraki ise 19 Aralıkta olacaktır.
Bu duruşmalar önemlidir. Çünkü Alman Dışişleri Bakanı Steinmeier`in Türkiye ziyareti sonrası belirgin bir acele ve sertleşme dikkatlerden kaçmamaktadır. Bu nedenle tüm duyarlı insanları bu mahkemelere izleyici olarak katılmaya çağırıyoruz.
HALKIN HUKUK VE YARDIMLAŞMA MERKEZİ
