1857 yılında New York’ li dokuma işçisi kadınların yaktığı direniş ateşi yolunuza ışık tutmaya devam ediyor. O gün daha insanca bir yaşam uğruna direndikleri sınıf kiniyle katledilen 129 işçi kadının yükselttiği direniş bayrağı dünyanın birçok coğrafyasında zulme karşı ellerde bayrak olarak dalgalanmakta hâlen. Emperyalizm ve onun uşakları katliamlarına devam ederken direnenler de eksik olmuyor.
Ross Lüksemburg, Clara Zetkin, Tanya ve daha birçok devrimci kadın ezilenlerin kavgasında sembol olarak yaşamaya devam ediyor. Ülkemizde ise emperyalist işgale karşı sırtında çocuğu kucağında cephane ile cepheye koşan Anadolu kadını gelir aklımıza ilkin. Ve onların devamcısı olan Sabolar, Ayçe İdiller, Seyhanlar, Sevgiler, Bernalar ve kanları ile vatan toprağını sulayan kavgada düşen tüm kadınlarımız.
Ve en son yitirdiklerimiz, erimiş bedenleriyle gözümüzün önünde gitmeyerek öfkemizi bileyenlerimiz Ebru ve Helin… Ve direnmeye faşizmden hesap sormaya devam eden kadınlarımız… 868 yarası ile Ayten Öztürk, Yüksel Direnişçileri, Grup üyesi sanatçı kadınlarımız…
Faşizme ve emperyalist saldırganlığa karşı savaşta yitirdiğimiz tüm kadınlarımızı anmak ve bu savaşı ağır bedeller ödeyerek sürdürenleri selamlamak için bugün 7 Mart 2021 günü Mannheim tren garı önündeydik. Ebru ve Helin’ e atfettiğimiz 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğimizi gerçekleştirdik. Kızıl bayraklarımız, anma masamız, halay ve sloganlarla süren etkinliğimizde keyfi yere tutsak edilen Grup Yorum üyeleri Sevcan, Seher ve Betül için açılan pankartın yanısıra bildiri dağıtımı yapıldı.

