10
12 Temmuz Perşembe günü Berlin’de Tecrite Karşı Uluslararası Platformu tarafından Türkiye’deki keyfi tutuklamalara, işkenceye karşı bir basın toplantısı yapıldı.
Platform adına bir kişi, Türkiye’deki HHB avukatlarına, Grup Yorum’a yönelik saldırı ve tutuklamalar hakkında bilgi verdi. AKP iktidarının darbe girişimini bahane ederek, başlattığı saldırı dalgasının halen devam ettiğini örnekler vererek anlattı. İşkenceye uğrayan Perihan Pulat, Nazan Bozkurt, Bergül Varan’ın fotoğrafları gösterildi.
Türkiye’deki saldırı dalgasına parelel olarak Almanya’da da saldırıların yaşandığı belirtildi. Musa Aşoglu, Erdal Gökoğlu ve Sonnur Demiray’ın tutsaklık süreçleri ve yaşadıkları baskılar anlatıldı.
Sonnur’un tecritten kaynaklı yıllardır psikolojik baskınlanma altında olduğu, bunun son süreçte daha da arttığı ve bununda hastanlanmasına neden olduğu ifade edildi. Bu hafta Sonnur’la dayanışma amacıyla Köln’de başlatılan kampanya hakkında bilgi verildi.
Toplantıda Gülaferit’e 40 yıla yakındır faşizmin tanığı olduğu söyleyerek konuşmasına başladı. Türkiye faşizminin, Alman emperyalizmiyle birlikte devrimcilere saldırdığını, kendisininde bu yüzden hem Türkiye hemde Almanya’da tutsak edildiğini ve işkence gördüğünü anlattı.
HHB avukatlarının ezilenlerin ve sömürülenlerin avukatlığını yaptığı için, Grup Yorum’un yoksul halkın şarkılarını söylediği için tutuklandığını, arananlar listesine alınarak, başlarına ödül konulduğunu belirtti.
Almanya’da da 129-b yasasıyla Türkiye’li devrimcilerin hedeflendiğini, bu nedenle kendisinin, Musa’nın, Erdal’ın, Yusuf’un, Sonnur’un tutsak düştüğünü söyledi.
Türkiye’de işkencenin izlerinin fiziksel olarak görülebilirken, Almanya’da işkence izlerinin çok daha derinde, esas olarak psikolojik ve politik düşünce değişikliğine yönelik olduğunu anlattı.
Toplantıda konuşmacılar tarafından zulmün, sömürünün olduğu her yerde halklarında direnme hakkı olduğu söylenerek, faşizme karşı gerekirse tek tek, gerekirse kitlesel ama her koşulda bedel ödemeyi göze alarak direnileceği ifade edildi.
Nasılki 2. emperyalist paylaşım savaşında dünya halkları milyonlarla ölmeyi göze alarak faşizmi alt ettiyse bugünde faşizme karşı savaşın süreceği, ezilenlerin kazanacağı ve halkların savaşmaktan başka bir seçeneği olmadığı belirtildi.
Toplantının sonunda sorular cevaplandı ve diğer şehirlerde yapılacak basın toplantıları hakkında bilgi verildi.





