Home dünyaİtalya’da Ayten Öztürk’e Adalet Talebi İçin Etkinlik Gerçekleştirilecek

İtalya’da Ayten Öztürk’e Adalet Talebi İçin Etkinlik Gerçekleştirilecek

by halkinkutuphanesi
0 comments

İtalya’nın başkenti Roma’da bir süredir kadın dayanışma kurumlarının oluşturduğu Ayten’e Destek Komitesi İtalyan halkının kampanyaya desteğini büyütmek için bilgilendirme toplantısı gerçekleştirecek.

14 Ocak Cumartesi günü saat 11:00’da Casa Internazionale Delle Donne’de (Uluslararası Kadın Evi) gerçekleşecek toplantıya Ayten Öztürk de çevrimiçi katılıp uygulanan yasal zorbalığı ve adaletsizlikleri anlatacak.

Ayten’e Destek Komitesinin yaptığı açıklamayı paylaşıyoruz:

Ayten Öztürk: Onu yalnız bırakmayalım!

Türkiyeli bir devrimci, sosyalist bir gazeteci olan Ayten Öztürk; 47 yaşında, Arap kökenli, 15 çocuklu bir ailede dünyaya geldi. Üç kardeşini siyasi nedenlerle kaybetmiş demokrat görüşlü bir aileye sahip. Ayten birkaç kez tutuklandıktan ve işkence gördükten sonra Suriye’ye gitmeye karar verdi ve on yıl boyunca orada kaldı. 2018 yılında, bu ülkedeki savaş nedeniyle Lübnan üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalıştı. Ancak 8 Mart’ta Beyrut havaalanında hiçbir uyarı yapılmadan tutuklandı ve 13 Mart’ta onu özel bir uçakla kafasına çuval geçirip, Türkiye’ye geri götüren ve bir çok erkek arasında tek kadın olarak gizli bir gözaltı merkezine kapatan Türkiye yetkililerine gizlice teslim edildi. Altı ay boyunca ağır ve sistematik işkenceye, fiziksel ve sözlü tacize ve konuşturmak için nafile bir çabayla ağır cinsel tacize maruz bırakıldı. Kapalı ve ağır işkence koşullarında tutulan Ayten Öztürk, onlarla asla konuşmayacağını söyledi. İşkence altında onlarla paylaşacak bir şeyinin olmadığını söyledi.

O yılın 28 Ağustos’unda Türkiye polisine teslim edildi, hiçbir kanıt olmaksızın devrimci bir örgüte üye olmakla suçlandığı için resmen tutuklandı ve uzun süredir maruz kaldığı insanlık dışı muamele, elektrik şoku, açlık grevleri, zorla besleme göz önüne alındığında çok kötü koşullarda Ankara cezaevine götürüldü. “O kadar kötü durumdaydım ki, hakkımda herhangi bir suçlama olmamasına rağmen beni hemen serbest bırakmak istemediler” diyor. Geldiğinde hücre arkadaşlarının vücudunda 898 yara izi saydığını hatırlıyor. İşkence şikayetinde bulunmasına rağmen, savcı yasal işlem için yeterli gerekçe bulamadı. Ayten Öztürk gözaltında tutulduğu süre boyunca 25 kilo verdi. 28 Mayıs 2021 tarihinde şunları söylemiştir:

“Üç yıldır tek bir somut gerekçe olmaksızın cezaevindeyim. Gözaltına alınmamın nedeni işkenceyi gizlemek. Duvarların içine gömmek istediğiniz şey işkence ve (çiğnenen) insanlık onuru gerçeğidir. Adalet! Bu adaletsizlik karşısında sessiz kalmayacağım! Sonuç idam da olsa sesimi duyurmak için her yolu deneyeceğim… Sizlerden de bu haksızlık karşısında sessiz kalmamanızı ve 10 Haziran 2021 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 13.00’te görülecek duruşmama katılmanızı rica ediyorum.”

 

10 Haziran’daki duruşma sırasında iftiracı bir sanığın Ayten Öztürk hakkındaki “bir tecavüzcünün linç olayını kaldırımdan izledi” yalan beyanına dayanılarak 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldıktan sonra ev hapsiyle tahliye edildi.  Ancak Ayten, ömür boyu tek kişilik hücrede kalmak anlamına gelen çok ağır iki müebbet hapis cezasının onaylanıp onaylanmayacağına ilişkin nihai kararı beklemek üzere serbest bırakıldı. O zamandan bu yana ev hapsinde tutuluyor ve ayak bileğine kelepçe takılıyor, bu da ona hiç de azımsanmayacak sorunlar yaşatıyor. 3 Haziran’da, işkencenin bir sonucu olarak kesinlikle ihtiyaç duyduğu hastane tedavisi talepleri utanç verici bir şekilde reddedildi. Son günlerde, polis üçüncü kez sabah 6.30’da evine baskın düzenleyerek her şeyi didik didik aradı, ancak bir sonuç alamadı. Müebbet hapis cezasının yakında onaylanması gibi yakın bir tehlike söz konusudur, bu nedenle bunun olmasını engellemenin yolları bulunmalıdır. Bizden sessiz kalmamamızı, sesini duyurmamızı istemesi, herkesi ve her şeyi adeta sorgulatmaktadır. Türkiye’de özellikle kadınların öfkelendirildiği ve susturulduğu çok sayıda insan hakları ihlali, işkence ve yasadışı gözaltı vakası karşısında Ayten’in hikayesi cesaret ve tutarlılığın simgesel bir örneği olarak bilinmelidir. Onunki, insan olarak kendine saygının, medeni bir şekilde bir arada yaşamanın ve demokratik uygulamaların zorunlu kıldığı bir mücadeledir. Onun çığlığı kulak arkası edilemez, edilmemeli ve dayanışma adına uluslararası alanda ve ötesinde pek çok kişi tarafından desteklenmelidir. Bu konu bizi de doğrudan ilgilendiriyor çünkü baskı, otoriterlik ve faşizm mikrobu sınır tanımıyor ve nerede olursa olsun, bizimki de dahil olmak üzere pek çok ülkede güçlükle kazanılan kırılgan demokrasinin biçimini ve özünü yayma, kirletme ve zayıflatma riski taşıyor.

Ayten’e Destek Komitesi (İTALYA)

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode