Home almanyaAnadolu Federasyonu ve Latife Cenan Adıgüzel Davası Sonuçlandı

Anadolu Federasyonu ve Latife Cenan Adıgüzel Davası Sonuçlandı

by halkinkutuphanesi
0 comments
EMPERYALİZMİN HUKUKUNUN ADALETSİZLİK ÜZERİNE KURULDUĞU BİR KEZ DAHA GÖZLER ÖNÜNE SERİLDİ!
Baştan beri adaletsizlik üzerine kurulan Anadolu Federasyonu ve Latife Cenan Adıgüzel davası 16 Şubat 2017 Perşembe günü sonuçlandı.
Latife Cenan Adıgüzel’ e 3 yıl 2 ay hapis cezası verildi.
Mahkeme başlamadan önce Saat 11.00′ de Cecilienallee’ deki Yüksek Eyalet mahkemesi önünde bir protesto gösterisi gerçekleştirildi. Çoğu Alman antifaşistleri olmak üzere 65 kişinin katıldığı gösteride, Latife Cenan Adıgüzel ve çeşitli konuşmacılar söz aldı. Konuşmaların ortak noktası, devrimcilerin suçsuzluğu ve Alman emperyalizminin adaletinin adaletsizliği idi. Ayrıca Latife Cenan Adıgüzel mücadelesinin haklı ve meşru olduğunu vurgulayarak, aynı değerler uğruna mücadeleye devam edeceğini açıkladı.
Yaklaşık 1 saat süren bu gösterinin ardından son duruşmanın yapılacağı Kapelweg’ deki duruşma salonuna gidildi. Duruşmada Latife, geçen duruşmada meydana gelen gelişmeler nedeniyle tamamlayamadığı son sözünü, yeniden ve baştan okuyacağını belirterek, söze girdi. Kendisinin suçsuz olduğunu, emperyalizme, faşizme, ırkçılığa karşı mücadele etmenin suç olamayacağını vurguladığı konuşmasında bu değerler uğruna mücadeleye devam edeceğini tekrarlayarak, hukuk kurumları önünde de mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini belirtti.
Latife’nin son sözünün ardından mahkeme ”karar vermek üzere” yarım saat ara verdi. Aradan sonra açıklanan kararın okunması ise tam 2 saat sürdü. Yarım saatte, okunması iki saat süren bir kararın yazılmasının mümkün olmadığı, dolaysıyla kararın önceden verildiği ve yazıldığı herkesin ortak kanaatiydi.
Kararın gerekçesinde, uzun uzun ”insanlık dersi” vermeye çalışan başkan hakimin sözleri tam anlamı ile ibretlikti. Ona göre herkesin yaşam hakkı vardı ve buna saygı göstermek gerekiyordu. Ama bir tek, devrimcilerin ve halkların yaşam hakkından söz etmiyordu başkan hakim. Ona göre işkencecilerin, sömürücülerin, zalimlerin, emperyalizmin ve faşizmin temsilcilerinin yaşam hakkı vardı. Devrimciler bu hakkı ihlal ediyordu. Ama binlerle, yüzbinlerle katledilen, işkence edilen, zulmedilen, tecrit hücrelerinde çürütülen, hapishanelerde yakılan devrimcilerin ve halkların yaşam hakkından tek kelime söz edilmiyordu. Emperyalistlerin ve faşistlerin milyonlarca insanın yaşam hakkını ihlal etmesi ile ilgili tek kelime bile edilmiyordu. Dolaysıyla hamasi insan hakları nutukları ardında çirkin yüzü sırıtıyordu cellatların. Esasında perde arkasında söylenen şuydu: Devrimcileri katletmek haktır. Halkları milyonlarla katletmek, vatanlarını terk etmeye zorlamak, ülkelerini yakmak-yıkmak, Akdeniz’in soğuk sularında on binlercesinin boğulmasına neden olmak, yaşamı adeta zehir haline getirmek haktır. Ama halklar ve devrimciler bunlara karşı asla mücadele etmemeli, teslim olmalıdır. Demokratik yollardan, yasal yollardan dahi mücadele ederse, bu terör suçudur ve cezalandırırız.
Zihniyeti tam olarak bu olan mahkeme başkanı, bir de utanmadan devrimcilerle, IŞID canilerini, NSU katillerini aynı kefede gösterme cüreti göstermiştir. Bu cahil cüreti, en küçük bir sorumluluktan, bilimsellikten bile uzaktır.
İşte mahkemenin kararının ve gerekçesinin özeti budur.
Mahkemenin çıkışında Latife izleyicilere yönelik, mücadele kararlılığını belirten, tekrar bir konuşma yapmış, bütün izleyicilere ve bu süreçte kendisini destekleyenlere teşekkür etmiştir.
Kısacası, devrimcilere, demokratlara karşı yürütülen ve hukuk kurumlarının kullanıldığı baskı ve terör uygulamasının yeni ve en ibret verici örneklerinden biri olarak süren dava yine aynı şekilde sonuçlanmıştır. Bu dava ve karar Almanya’ da bütün demokratik faaliyetlere yapılmış ağır bir saldırıdır. Bu karar göstermektedir ki, hiç bir faaliyeti yasadışı ve izinsiz olmayan Anadolu Federasyonu gibi demokratik kurumlar ve bu kurumlarda yöneticilik yapmak, her an yasaklanabilir ve ceza gerekçesi yapılabilir.
Böyle bir demokrasi ve onun hukuku olabilir mi?
Alman emperyalizmi ne yapmak istemektedir ve Almanya’ da ”emperyalist demokrasi” nereye gitmektedir?
Bunlar herkesin düşünmesi gereken sorulardır.
Bunlar mücadele etmeden emperyalizm karşısında hiç bir hakkın korunamayacağının ve geliştirilemeyeceğinin en açık göstergesidir.

HALKIN HUKUK VE YARDIMLAŞMA MERKEZİ  

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode