8
16. Hafta 63. Gün
Bugün neden eylem yaptığımı merak eden Almanya’da doğmuş, büyümüş Türkiyeli genç bir kadın geldi. Uzun uzun sohbet ettik. Fakat algısı şöyleydi; Almanya’nın hak ve özgürlükler ülkesi olduğunu, herkesin çok rahat fikrini ifade edebileceği, siyasi tercihini kullanabileceğine, tersinin de mümkün olmadığına inanıyordu. Birkaç örneğin dışında kendisine 129 b yasasını anlattık. Bizlerin her zaman için hükümetlerin pazarlık aracı olarak görüldüğümüzü, 129 b yasası ile Türkiye devletinin iddialarıyla yargılanmamızın önünün de açık olduğunu, tutuklanan ve davaları devam eden devrimcilerin olduğunu, en son Türkiye`nin hakkında uluslararası arama çıkarttığı gerekçesiyle Almanya ile ilgisi olmayan, sadece seyahat eden İnan Doğan’ın tutuklandığını, ayrıca kendilerinin de izin verdiği eylem ve etkinliklerin “suç” sayıldığı ve halı hazırda “ceza” alan, hapis yatan ve de yargılanan politik insanların olduğunu, yine 129 b yasasının hukuki olmadığını, hükümet kimi istiyorsa onu alıp tutukladığını, ağır tecrit koşullarında tutulduklarını, hakimlerin ise; zaten alınmış olan kararı kılıfına göre hayata geçiren olduğunu, Erdal Gökoğlu’nun Belçika’dan getirilip bugün tecritte tutulduğunu, yargılanma konularından birinin de evinin duvarında asılı olan Mahir Çayan resminin olduğunu anlattığımda şaşkınlığını dile getirdi, kendisine bir günümü ayırmamı daha uzun konuşmak istediğini ve destek ziyaretlerini sürdüreceğini söyledi.
Oturum ve sosyal haklarımız tehdit aracı olarak kullanılmasına son verilsin!
Oturum hakkımı geri istiyorum!
04.05.2017’de gerçekleşen görüşme kayıtlarının açıklanmasını istiyorum!
HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
Die Nutzung meines Aufenthaltsrechts als Drohmittel soll ein Ende finden!
Ich will mein Aufenthaltsrecht zurück!
Ich will das die Tonaufnahmen des Gesprächs am 04.05.2017 Veröffentlicht werden
07.01.2019 Schwetzingen

