9
Avusturya Viyana’da Anadolu Kültür Merkezinde Maraş, 19-22 Aralık hapishaneler ve Roboski katliamlarının anması yapıldı.
26 Aralık 2018 tarihinde saat 14.00’da başlayan anmaya ilk önce devrimci mücadelede katledilen yoldaşlarımız ve halkımız için bir dakikalık saygı duruşu ile başlandı. Saygı duruşunun ardından 19-22 katliamının öncesini ve sonrası anlatan sinevizyon gösterisi büyük bir dikkatle izlendi. Duygusal anların yaşandığı, hafızalarımızın tazelendiği ve öfkemizin bilendiği sinevizyon gösterisinin ardından bir Yürüyüş okurumuz kendi yazdığı şu şiiri bizlerle paylaştı;
“Onlar, düzene teslim olmayıp
Onurlu bir yaşam için direnen
Onlar, ölümü göze alıp
bedenlerini açlığa yatıran
halkı vatanı için
canını feda eden
yiğit özgür tutsaklar.
Onların silahları bombaları yoktu
Yalnızca onurları ve inançları vardı…
Düşmanın asla teslim alamayacağı
ideolojileri vardı,
kavgasına olan sevdası
halkına olan bağı vardı….
Zalimler saldırırken silahla bombayla
kahkahalarıyla yakarken 6 kadın
yoldaşlarımızı,
Teslim olmayı düşünmeden
bedenlerini silah yapıp direndiler.
İşkencehanelerde kan kusa kusa
onurla şehit olanlar için,
dağlarda şahan olup silahıyla
düşmana karşı çıkan yiğit
şehitlerimiz için,
Tecrite karşı direnip diri diri yakılan
kadınlarımız,
kimyasal madde ile eriyen derileri
ve
kömür olmuş bedenleriyle
şehit olan
özgür tutsaklarımız için,
şehitlerimizin intikamını almak için
özgür ve bağımsız vatan için
direnmeye kavgayı büyütmeye
devam edeceğiz”
Okunan şiirin ardından 19-22 aralık hapishaneler katliamında o gün neler yaşandığı, kimin ne dediği ve nasıl direndiği üzerine konuşma yapıldı. Faşist devletin hapishaneler nezdinde tüm halka dayattığı ya düşünce değişikliği ya da ölüm dayatmasına karşı direnen devrimci tutsakların tereddütsüz ölümü tercih ettikleri anlatıldı. Diri diri yakılan yoldaşlarımızın, ölürüz ama asla teslim olmayız diyen yoldaşlarımızın kahramanlıkları bir kez daha ifade edildi. 19-22 aralık katliamıyla devrimcileri tecrit hücrelerine koyarak arzuladıkları düşünce değişikliği saldırısına karşı, devrimci tutsakların 122 şehit ve onlarca gazi vererek nasıl parçalayıp, kopkoyu sansür duvarını yıkıp aştıkları ve bugün halen tecrit hücrelerinde sürekli faşizme karşı sürekli direniş kararlılığıyla nasıl sürdürdükleri anlatıldı. O gün direnmeyenler çürür demiştik ve direnmeyenler çürüdü. Direnmekten başka yol yok demiştik, başka yol olmadığı bugün çok daha net bir biçimde belli oluyor. O gün teslim olmayıp direnerek hayatını feda eden devrimci tutsakların, bugün farklı yerlerde Direnişler meclisinin çatısı altında 26 direnişle önümüze nasıl ışık oldukları anlatıldı. O gün teslim olun diyenler, bugün bizlere, derneklerimize saldırıyor ve sahiplenmemizi engellemeye çalışıyorlar. O gün devrimci tutsaklar nasıl ki canlarını feda ederek düşüncelerimizi değiştirmektense ölmeyi tercih ederiz dediyse, bugün de aynı kararlılığı gösterip derneklerimizi sahipleneceğimizi ve bunun bedeli ne olursa olsun ödeyeceğimizi, faşizmin tüm baskı ve saldırılarına karşı direne direne kazanacağımızı, meşru ve haklı olanın bizler olduğunu son kez belirtip konuşma bitirildi.
Konuşmanın ardından anmaya katılanlardan bazıları duygu ve düşüncelerini paylaştı. Daha sonra Avusturya devletinin Türkiye faşizmiyle ortak hareket ederek derneğimiz üzerinde oluşturulmak istenen haksız, hukuksuz, adaletsiz ve yasadışı mahkeme süreciyle ilgili bir açıklama yapılarak Şubat ayında başlayacak mahkemelere katılım çağrısı yapıldı. Yapılan çağrının ardından söylenen türkülerle anma programı bitirildi. Anmaya toplam 45 kişi katıldı.




