5
Musa Aşoğlu’nun 6. Ağustos 2018 tarihli mahkemesi…
Duruşmada, savunmasına devam eden Musa Aşoğlu, 1993 tarihinde gerçekleşmiş olan darbeden başlayarak ideolojik savaş sonucu Dursun Karataş önderliğinde DHKP ve DHKC’nin oluştuğunu anlattı. Merkez komite üyesi olan Dursun Karataş’ın tutsak olduğu yıllarda üyeliğinin düştüğünü aktaran tutsağımız, böylelikle Dursun Karataş’ın Köln konsolosluk eyleminden sorumlu tutulamayacağını, dolayısı ile bu eylem bahane edilerek getirilen yasağın, geçersiz olduğunu söyledi. Ayrıca Avrupa da devrimci şiddetin kullanılmama çağrısını da Dursun Karataş’ın yaptığını, bunun üzerine 20 yıldır uygulanmadığını, dolayısı ile nasıl Almanya’nın iç güvenliğinin tehdit edilebileceği sorusunu yöneltti. Yasağın Birleşmiş milletlerin anlaşması ile bağlantılı olduğunu, ama bu anlaşmanın nice gözaltında kayıplarda, işkencelerde, katliamlarda akla gelmediğini söyledi. Ayrıca Yürüyüş yasağına değinen Musa Aşoğlu, 10.04.2015 te Türkiye’de bile yasak olmayan Yürüyüş dergisinin yasaklandığını, bu yasağın 06.05.2015 tarihinde kaldırıldığını, ardında 20.01.2016 tarihinde tekrar yürürlüğe girdiğini söyledi. Neden bu yasağın kaldırıldığı, neden yeniden derginin yasaklandığının ise soru işareti olduğunu vurguladı.
BND ve Anayasa koruma örgütünün raporları hakkında ek olarak bir savunma yapacağını söyleyen tutsağımız, onlar tarafından delil diye sunulan şeylerin, ibretlik yorum ve tercümelerinden örnekler verdi. Polislerin belge yerine kendi fantezilerini koymalarının artık gelenekselleştiğini netleştiren Musa Aşoğlu, “gerçekler hiçbir fantezi ile yok sayılmaz” dedi.