1
SÖMÜRÜCÜ ZALİMLERE BOYUN EĞMEYEN ADALET SAVAŞÇILARINA SELAM OLSUN!
ADALET SAVAŞININ YENİLMEZ KOMUTANLARINA SELAM OLSUN!
Onlar HALKIN AVUKATLARIYDILAR!
Onlar BİZİM AVUKATLARIMIZDILAR!
Sömürücü ve zalimlere karşı yıllardır adalet savaşı veriyorlar. Mahkeme kürsülerinden hayatın her alanına kadar nerde bir adalet mücadelesi varsa ordaydılar.
Ve Türkiye Avukatlar Günü olan 5 Nisan’ da adalet savaşlarını doruğa taşıdılar.
”HAYATIMIZI HALKIMIZA EMANET EDİYORUZ” diyerek yaşamlarını ortaya koydular.
Birinin adı Ebru Timtik, Diğeri Aytaç Ünsal’dı.
Yıllardır sayısız baskılara, işkencelere uğradılar. Tehdit edildiler. Yoldaşları Fuat Erdoğan katledildi. Ve en son 159 yıl hapis cezasına çarptırıldılar.
Yılmadılar. Yenilmediler. Direndiler… Adları direnişle özdeşleşti. Adları direniş oldu. Adları yenilmez komutanlar oldu.
Ve 5 Nisan’ da erişebilecekleri en yüksek mertebeye ulaşmak için yola çıktılar.
Bu mertebe ölümü yere çalma mertebesiydi.
Bir insan için bunun ötesi yok!
Bu, bütün korkulardan, bencilliklerden, düzen kültürü, alışkanlıkları ve ruh halinden arınma halidir. Bu, yaşama müthiş bir tutkuyla sarılma halidir. Bu, yaşamın kutsallığını özümseme, yaşamın sırrına erme halidir!
Bu, ben olmaktan çıkıp biz olma, vatan olma, halk olma halidir. Saflaşmaktır. Tertemiz olmaktır. Berraklaşmaktır…
Ve bu, gerçek anlamda özgürleşmektir. İdama giderken, derisi yüzülürken ”En-El Hak” diye haykıran Hallac-ı Mansur gibi, Nesimi gibi ADALET diye haykırarak canını ortaya koymaktır!..
Nasıl sesleniyor son savunmasında Ebru Timtik bakın:
” Ölüm orucunu ben tercih etmedim. Halkın Avukatlarını ölüme sizin dâhil olduğunuz yargı sistemi dâhil etti. Mesleki ve siyasi olarak bizi öldürmek istedi. Ben sadece bunun şekline karar verdim. Direnerek mi olacak ya da sessiz sedasız mı?
Şimdi her şey çok netleşti. Ya öleceğim ya taleplerim kabul edilecek.
(…)
Ben zaten hiç olmadığım kadar özgürüm. Çünkü bütün korkulardan arındım.”
Bu müthiş bir felsefedir. Bu aşktır. Sadeliktir. Kutsallık düzeyinde bir yaşam ve özgürlük tutkusudur!..
Korkunun esiri olanlar, ölüm ve yaşam diyalektiğini kavrayamayanlar, yaşamın kutsallığını, onun verdiği müthiş sevinci ve coşkuyu hissetmeyenler bunu anlayamazlar.
Tarih, günümüz ve gelecek bilincine varamayanlar bu mertebeye ulaşamazlar!
İşte bunun için saldırır sömürücü zalimler onlara. Bunun için ölümle tehdit ederler, bize boyun eğ yoksa öldürürüz derler.
Nihilistler, değer nedir bilmezler, bütün ruhlarını bencillik saranlar, ahlaksızlar da bunun için saldırır onlara. Yaşam kutsaldır, sömürücü zalimlere boyun eğ, köleliği kabullen, yoksa canından olacaksın, hiç bir şey için ölmeye değmez derler.
İşkencelerdeki kötü polistir biri, diğeri kurtarıcı papaz rolündeki işkencecidir.
Dediklerine boyun eğmezsen ”aynı mahalleden değiliz” der papaz rolündeki. ”Beni çantada keklik mi sandın” der. ” Biz farklıyız” der. Yaşam kutsaldır edebiyatı altında gözünü kırpmadan cellada teslim eder seni…
Küçüldükçe küçülürler, cüceleştikçe cüceleşirler direniş karşısında.
Faşistinden nihilistine varana kadar her türden soysuzu ağız birliği ederler. Küfür, hakaret, aşağılama yağmur gibi yağmaya başlar insanlığın soylu damarı üzerine.
Ama İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR der halkımız.
İTLER ÜRÜYOR KERVANLAR YÜRÜYOR! Ham de katar katar yürüyor!
Dalga Dalga düşman üzerine yürüyen yoldaşlarımıza selam olsun!
Sömürücü zalimlere boyun eğmeyen ADALET SAVAŞÇILARINA selam olsun!
Yenilmez komutanlarımıza selam olsun!
KAHROLSUN FAŞİZM VE EMPERYALİZM!
YAŞASIN ADALET SAVAŞÇISI HALKIN AVUKATLARI!
YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİMİZ!
09.04.2020
NRW HALK CEPHESİ
