7
YUSUF TAŞ 54 GÜNDÜR AÇ!
ALMAN EMPERYALİZMİ VE HEİMSHEİM HAPİSHANE İDARESİ NE YAPMAK İSTİYOR?
Almanya Heimsheim hapishanesinde bir özgür tutsak olan Yusuf Taş, üzerinde uygulanan ırkçı ve baskıcı politikalara karşı 54 gündür bedenini açlığa yatırarak direniyor.
Yusuf Taş tamamen demokratik hak olan konser düzenlemek, konser bileti satmak gibi gerekçelerle cezalandırıldığı yetmiyormuş gibi, bir de dünyanın en ağır işkencelerinden ve insanlık suçlarından olan tecrite tabi tutulmaktadır. Tecrit yanında ana dilde mektup yazmanın yasaklanması, soyarak arama, ziyaret yaptırmama hatta avukatları ile haberleşmesine engeller çıkarma gibi çok çeşitli baskılarla karşıkarşıya kalmıştır.
Cezası kesinleştikten sonra sevkedildiği Heimsheim Hapishanesi idaresi, hiç bir yasa, kural tanımamacasına, hükümlülerin yararlandığı haklardan Yusuf Taş’ı yararlandırmamakta, çeşitli baskılarla Onu yıldırmaya ve düşüncelerinden vaz geçirmeye çalışmaktadır.
Bu uygulamalarından en son Yusuf Taş’ ın direnişi sonucu geri adımlar atsa da hala anadilde mektup yazma ve haberleşme konusundaki dayatmaları sürmektedir. Örneğin Yusuf Taş’ a Türkçe mektup yazdığı kişilerin Almanca bilmediğini ispat etmesi de dayatılmaktadır. Bunun anadili yasaklamaktan farkı nedir. Yusuf Taş neden tek tek mektup yazdığı kişilerin Almanca bilmediğini ispat etsin. Bu hem zahmetli hem de her türlü istismara açık bir uygulamadır. Ana dille haberleşme hakkı ya vardır ya yoktur. Kimse onu keyfine göre sınırlandıramaz. Bu en hafif deyimle ırkçılıkta ısrardır.
Anadilde haberleşme hakkı en evrensel insan haklarındandır.
Düşüncelerinden vaz geçirmek için bir insana baskı yapılması yine en evrensel insan haklarından olan düşünce özgürlüğü hakkının ihlalidir.
İşine geldiği zaman en keskin insan hakları savunucusu görünen Alman emperyalizmi, devrimciler söz konusu olduğunda bu hakları rahatlıkla ihlal edebilmektedir.
Bir ülkede insan hakları ya vardır ya yoktur. Kimse onları karşısındakilerin niteliğine göre, kendi çıkarlarına göre uygulayamaz. Kaldı ki insan hakları esasen düzen muhaliflerinin haklarının korunması için formüle edilmiştir. Sadece kendi taraftarlarının hak ve hukukunu savunan bir düzen ne insan hakları savunucusudur ne de demokrattır. En koyu diktatörlükler bile kendi taraftarlarına sınırsız ”özgürlük” tanır.
O halde Alman emperyalizmi ne yapmak istiyor?
Ya bunların bir izahını yapmalı ya da demokratlıktan ve insan hakları savunuculuğundan vaz geçmelidir!
Bir insanı ana dilinde haberleşme hakkı için 54 gündür açlığa mahkûm etmeye kimin hakkı vardır?
Eğer Alman emperyalizmi ben egemenim istediğimi yaparım diyorsa Yusuf Taş gibi direnişçiler de her yolla ona karşı mücadele etme hakkına sahiptir. Zalim yönetimlere karşı direnme hakkı herkesin sahip çıkması ve desteklemesi gereken bir haktır.
Halkımız, Tüm dünya Halkları,
Yusuf Taş 54 gündür açtır.
Onun açlıkla direnişi hepimizin hakları için bir direniştir.
Ona sahip çıkalım.
Direnişini zaferle noktalaması için elimizden gelen desteği sunalım.
Onun zaferi hepimizin zaferi olacak, hepimizin ırkçı politikalara vurduğu bir darbe olacaktır.
KAHROLSUN EMPERYALİST IRKÇI BASKILAR VE TECRİT POLİTİKALARI!
YAŞASIN DEVRİMCİ TUTSAKLARIN ONURLU DİRENİŞİ!
YUSUF TAŞ YALNIZ DEĞİLDİR!
HALKIN HUKUK VE YARDIMLAŞMA MERKEZİ
