Home almanyaMusa Aşoğlu’nun Davasında Hukuksuzluk Sürüyor!

Musa Aşoğlu’nun Davasında Hukuksuzluk Sürüyor!

by halkinkutuphanesi
0 comments

Devrimci tutsak Musa Aşoğlu’nun Almanya’nın Hamburg Yüksek Mahkemesi’ndeki davasına 6 Ağustos günü devam edildi. Devam eden duruşmada Musa Aşoğlu savunmasına devam ederken, Alman devleti de hukuksuzluk, adaletsizlik ve yalan iddialar ile eşkıyalığına devam etti. Alman devletinin gerçek dışı iddialarına ilişkin Aşoğlu, “gerçekler hiçbir fantezi ile yok sayılmaz” dedi.

Devrimci tutsak Musa Aşoğlu’nun davası Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde devam ediyor. Davanın 6 Ağustos günü görülen duruşmasında Aşoğlu savunmasına devam etti. Alman devleti varsayımlar, bir itirafçının ve Alman Gizli Servisi BND’nın gerçek dışı iddialarıyla Almanya ile ilgisi olmayan bir davada faşizme karşı verilen mücadeleyi yargılamak istiyor. Halk hareketi tarafından Avrupa ve tüm dünyada verilen demokratik mücadeleyi kriminalize etmeye çalışan Alman devleti, Musa Aşoğlu’nu yargılamak istiyor. 25 Ocak 2018 tarihinde Hamburg Yüksek Mahkemesi’nde başlayan dava ile demokratik mücadele terörize edilmek isteniliyor. Ancak bu adaletsizliğe karşı davanın ilk duruşmasından bu yana Musa Aşoğlu ise “Devrimcilik yapmak suç değildir! Faşizme, emperyalizme ve kapitalizme karşı mücadele etmek bir onurdur” vurgusuyla devrimci değerleri korumaya devam ediyor. Musa Aşoğlu 1993 yılında Devrimci-Sol döneminde devrimci harekete yapılan darbeye değinerek,  verilen ideolojik mücadele sonucu Dursun Karataş önderliğinde DHKP ve DHKC’nin oluştuğunu anlattı. Merkez komite üyesi olan Dursun Karataş’ın tutsak olduğu yıllarda üyeliğinin düştüğünü aktardı. Musa Aşoğlu, Alman devletinin iddia ettiği gibi Dursun Karataş’ın Köln konsolosluğuna yönelik eylemden sorumlu tutulamayacağını, dolayısı ile bu eylem bahane edilerek o dönem devrimci hareke getirilen yasağın, geçersiz olduğunu vurguladı. Aşoğlu, Alman devletinin sürekli öne sürdüğü ve BND’nın raporlarında da sürekli iddia edildiği gibi Avrupa’da devrimci şiddetin kullanılmama çağrısını da Dursun Karataş’ın yaptığını, bunun üzerine 20 yıldır uygulanmadığını vurguladı. Musa, mahkeme heyetine, bu yönde devrimci hareketin nasıl Almanya’nın iç güvenliğini tehdit edebileceğini sordu.
Devrimci harekete verilen yasağın Birleşmiş Milletlerin anlaşması ile bağlantılı olduğunu aktaran Musa, söz konusu anlaşmanın nice gözaltında kayıplarla, işkencelerle, akla gelinmeyecek şekilde katliamların yapılmasıyla sürdüğünü aktardı. Musa, Almanya’da Yürüyüş dergisinin yasağına da değinerek, 10 Nisan 2015 tarihinde, Türkiye’de bile yasak olmayan Yürüyüş dergisinin Almanya’da yasaklandığını,  bu yasağın 06. Mayıs 2015 tarihinde kaldırıldığını, ardında 20 Ocak 2016 tarihinde tekrar yürürlüğe konulduğunu söyledi. Musa mahkeme heyetine neden bu yasağın kaldırıldığını, neden yeniden derginin yasaklandığını ise çelişkili soru işaretlerinin olduğunu vurguladı.
BND ve Almanya Anayasa Koruma Örgütü’nün (BfV)  raporları hakkında ek olarak bir savunma yapacağını söyleyen Musa Aşoğlu, BND veya BFV tarafından delil diye sunulan belgelerin, ibretlik yorum ve yanlış tercümelerinden örnekler verdi.
Daha önceki davalarda olduğu gibi Alman devleti ile polisinin dava dosyalarına belge niyetine kendi düzmece fantezilerini eklediğini vurgulayan Aşoğlu, yapılan ile yaşanan bu durumun artık netleştiğini ve gelenekselleştiğini söyleyen Musa, “Gerçekler hiçbir fantezi ile yok sayılmaz” vurgusunda bulundu.
Bir önceki duruşmalarda da görüldüğü gibi Musa Aşoğlu Alman devletinin yalan ve düzmece iddialarına karşı devrimci duruşunu sergilemeye devam ediyor.
Alman devleti Türkiyeli devrimcilerin faşizme, ırkçılığa yönelik verdiği mücadeleyi terörize edeceğine Nazi artığı NSU örgüte yönelik mücadele vermelidir! NSU davasında görüldüğü Neonazi artıklarının Alman devleti tarafından nasıl örgütlenmelerine, katliam yapmalarına izin verildiği açık bir şekilde görülmektedir. Ancak Musa Aşoğlu’nun devrimci duruşu ve düşüncelerinden dolayı kriminalize edilmesinin hiç bir hukuki yanı yoktur. Alman devleti geçmişiyle, yüzleşmediği sürece devrimcilere yönelik yalan ve yanlış iddialarla, itirafçılarla terör demogojisinde bulunamaz.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode