8
Almanya’nın Hamburg şehrinde 10 Şubat günü başlayan ve 11 Şubat’ta son bulan uluslararası konferans ortaklaşa yapılan sonuç deklarasyonu ile son buldu. Ortaklaşa yapılan deklarasyonda, Hamburg’da devam eden Musa Asoğlu’nun davasıyla birlikte politik tutsakların desteklenip sahiplenilmesi gerektiği vurgulandı.
Musa Asoğlu ile Dayanışma Komitesi tarafından 10 ve 11 Şubat günü Hamburg şehrinde faaliyetlerini yürüten Centrum Sociale’de gerçekleşti. Çeşitli demokratik kurum ve kuruluşların temsilcileri ile Musa Asoğlu’nun dava avukatları katıldı. Konferansta İtalya Anti-Emperyalist Cephesi’de yer alarak devrimci tutsakların yalnız olmadığın vurguladı.
Almanya’nın Hamburg şehrinde 2 Aralık 2016 tarihinde gözaltına alınan ardından tutuklanan Musa Asoğlu ile dayanışma büyüyor. Asoğlu’nun tutuklanmasının ardından oluşturulan Musa Asoğlu ile Dayanışma Komitesi’nin çalışmaları sürüyor. Avrupa genelinde yapılan çalışmalar devam ederken, Dayanışma Komitesi 10 ve 11 Şubat günü Hamburg şehrinde Uluslararası Konferans düzenledi. Konferansın ilk gününde komite temsilcisi tarafından yapılan açılış konuşmasında, günümüzde devrimcilik yapılmasının suç olmadığı vurgulanarak, “Emperyalizmin egemen olmaya çalıştığı tüm dünyada, işgaller, katliamlar, sömürü, yozlaşmaya karşı mücadele etmek ve devrimcilik yapmak suç değildir. Bir görevdir. Musa Asoğlu nezdinde tüm dünyada emperyalizme karşı savaşan, mücadele eden, bedel ödeyerek tutsak edilen devrimci tutsakları selamlıyoruz” denildi. Komite temsilcisi gündeme ilişkin bilgi vererek, ortak mücadele edip devrimci tutsaklar arasında bağ kurup, devrimci tutsakları sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı. Komitenin konuşmasının ardından tek tek konferansa katılan kurum temsilcileri sahnede yerini alarak Alman devletinin 129/A -129/B yasaların getirdiği baskıcı uygulamalara tepkilerini dile getirdi.
İlk oturumuna 2017 yılında Hamburg şehrinde düzenlenen ve polisin şiddetli saldırısı sonucu çıkan olaylar sonrasında gözaltına alınıp haklarında dava açılan iki kişi birer konuşma yaptı. Yaptıkları konuşma ile demokratik haklarını kullanarak yürüyüşe katıldıklarını ve emperyalist dayatmalara tepkilerini dile getirdiklerini vurgularken, güvenlik güçlerinin şiddetli müdahalesi sonucu gözaltına alınıp haklarında dava açıldığını belirttiler. Alman devletinin hukuksuzluğuna son verip bu sisteme karşı mücadele eden herkesin birlikte hareket etmesi gerektiği aktarıldı. Katılımcılar tek tek Almanya ve Avrupa’da devletlerin yürürlüğe soktukları anti-terör yasalarına değinerek baskılarla sistemin kendilerini teslim almak istediğini buna boyun eğmeyeceklerini vurguladı. Dava avukatlarının katıldığı oturumda ise Musa Asoğlu’nun başlayan ve devam eden mahkemesine değinildi. Avukatlar, şuana kadar 3.‘sü yapılan duruşmalara bakıldığına, hukukun ayaklar altına alınarak, kişi üzerinde faşizme karşı mücadele eden bir örgütün kriminalize edilerek, cezalandırılmak istendiğini belirtti. Musa Asoğlu’nun devrimciliği üzerinden cezalandırılmaya çalışılmasının, faşizmin meşru görülmesi anlamına geldiği vurgulandı. Avukatların ardından sahne alan Grup Genç ise verdikleri müzik dinletisi ile mücadele ruhunu pekiştirdiler.
Konferansın ikinci gününde devam eden oturumlarda, uluslararası dayanışmanın, mücadelenin ve birliğin önemine vurgu yapıldı. Avrupa Dev-Genç tarafından basın toplantısında ise her daim mücadelenin yükseltilmesi gerektiğine vurgu yapılarak, Musa Asoğlu ile dayanışmalarının sürdüğüne dikkat çekildi. Toplantıda, herkesin Asoğlu için yapabileceği bir şeylerin olduğuna değinildi. Konferansın ikinci gününde de anti-emperyalist mücadeleye, Avrupa’daki baskılara, emperyalizmin Ortadoğu’ya saldırılarına değinildi. AB ile Türkiye’nin birlikte hareket edip, saldırılar konusunda hem fikir olduklarına değinildi. Filistin’de devam eden katliamlar, ABD’nin Ortadoğu hakları üzerinde oynadığı oyunlar, Suriye’deki emperyalizmin geldiği nokta, Afrin’e yapılan saldırılar sonucu hakların katledildiği ve savaşlarda emperyalizmin bir tek kendi çıkarlarını koruduğuna vurgu yapıldı. İşgalci Türkiye’nin Afrin’de yaptığı işgal ile katliam operasyonlarının durdurulması gerektiği aktarıldı.
Yapılan oturumların ardından soru ve cevaplar ile iki gün süren konferansta ortak yayınlanan deklarasyonda şöyle denildi:
Almanya’nın Hamburg şehrinde Musa Asoğlu Özgürlük Komitesi olarak 10-11. Şubat 2018 tarihlerinde düzenlediğimiz Uluslararası Konferansın sonuç bildirgesidir;
Musa Asoğlu on yıllardır sınıflar mücadelesinde yer alan, faşizme ve emperyalizme karşı kavga eden Marksist-Leninist kimliğine sahip bir Enternasyonalisttir.
Musa Asoğlu bizden biridir!
Avrupa’da ırkçılık ve ırkçı saldırılar günden güne artmaktadır, resmi rakamlara göre 500’den fazla silahlı faşist yeraltına çekilerek katliam gerçekleştirme hazırlığındadır. NSU katliamlarında da gördüğümüz gibi, Almanya gibi sözde demokratik ve çoğulcu ülkeler ırkçı-faşist örgütleri ve sivil faşistleri finanse ederek, onları maddi manevi her türlü destekleyerek, emperyalizmin ırkçılığa ve faşizme gebe olduğunu gösteriyorlar. Irkçılık ve faşizm emperyalist devlet politikasıdır!
Musa Asoğlu buna karşı mücadele etti, ediyor!
Bizler, buna karşı mücadele ediyoruz!
Başta Almanya devleti olmak üzere tüm Avrupa Birliği üyeleri ülkeler; militarizmi had safhalara taşıyarak kendi ülkelerinde ve dünyada sebep oldukları açlık ve sefaletin yaratabileceği ayaklanma ihtimallerine karşı örgütleniyorlar. Emperyalist düzende, her gün milyonlarca çocuk yatağa aç giriyor. Onların hesabını biz soracağız!
Emperyalizm, dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda kan gölüne çeviriyor. Savaş, işgal ve katliamlarla kendi saltanatlarının ömrünü uzatmak istiyorlar. Karşılarında sadece BİZ VARIZ, devrimciler var. Bu yüzden Musa Asoğlu ve iki devrimci yoldaşımız 3 milyon dolarlık ödüllerle tüm dünyada aranmaktadırlar.
ABD, Almanya ve tüm Emperyalistlere uyarımızdır; Devrimcilerden, Antiemperyalist ve Antifaşistlerden elinizi çekin!
Bizler, çeşitli kurum ve kişiler olarak 2 Aralık 2016’dan beri Hamburg’ta tecrit koşullarında tutulan devrimci Musa Asoğlu’nun derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Bununla birlikte tüm dünyada tutsak edilen Devrimci Tutsaklara özgürlük istiyor, istemekle yetinmeyip, özgürlükleri için mücadele edeceğimizi duyuruyoruz.
10-11 Şubat 2018 Tarihinde Gerçekleşen Uluslararası Konferans’ta Alınan Kararlar;
KARAR 1
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur.
Onların özgürlüğü için mücadele edeceğiz, somut kitlesel eylemlerle devrimci tutsakların özgürlüğü için mücadele edeceğiz.
– Musa Asoğlu ve diğer Devrimci Tutsaklar arasındaki mektuplaşma ağını yaratacağız, bunun için tutsaklara mektup adresi vb. ihtiyaçları sağlayacağız.
-Devrimci Tutsaklar Musa Asoğlu ve Erdal Gökoğlu’nun bulunduğu ve ayrıca G20 tutsakların yargılanmak istendiği Hamburg şehrinde ‘Devrimcilik Yapmak Suç Değil, Görevdir’ sloganı altında kitlesel Yürüyüş düzenleyeceğiz. Eylemin örgütlenmesini Musa Asoğlu Özgürlük Komitesi üstleniyor.
-18 Mart Siyasi Tutsaklar Gününde Merkezi Yürüyüşe katılıyoruz.
-Musa Asoğlu’nun mahkeme duruşmalarına imzacılar olarak düzenli katılacağız.
-İmzacılar olarak, bulunduğumuz şehir ve bölgelerde kısa süre içinde Musa Asoğlu ve tüm devrimci tutsaklar için paneller, mitingler, yürüyüşler vb. eylemler örgütleyeceğiz.
KARAR 2-
Musa Asoğlu Özgürlük Komitesi olarak en kısa süre içinde Hamburg’ta bir Büro açacağız.
Bu büro tüm devrimci tutsakların;
a- ihtiyaçlarını giderecek, bu hususta yapılacak işleri koordine edecek
b- devrimci tutsaklardan haber alma, onlarla iletişim kurma ve mektuplaşma ağını kuracak,
c- aile ve arkadaşlarına bir yardımlaşma merkezi görevini görecek ve
d- antifaşist ve antiemperyalist mücadelesinde yer alan tüm kurum ve kişilere açık olacaktır.
KARAR 3-
Devrimcilik Yapmak Suç Değil, Görevdir.
-İmzacılar olarak bu perspektif doğrultusunda kısa süre içinde uluslararası düzeyde yürütülecek bir kampanya örgütleyeceğiz.
-Musa Asoğlu Özgürlük Komitesi olarak Avrupa’da bulunan tüm örgütleri ve grupları gezerek Musa Asoğlu’nu ve devrimci tutsakları anlatacağımız paneller örgütleyeceğiz.
-İmzacılar olarak iletişim halinde olabileceğimiz, kampanyayı koordine edeceğimiz bir ağ kurulacaktır.
KARAR 4-
Anti-Terör Yasaları, Black List, §129a/b StGB ve devrimcilerin yakalanması için verilen ödül koyma politikalarını Kabul etmiyoruz. Bu karşı devrimci bir politikadır. Bu karşı devrimci politikaları ve nihayetinde devrimcilere olan saldırıyı tüm imkânlarımızı zorlayarak püskürteceğiz.
Bunun için;
-Sözde Anti-Terör yasalarına karşı kamuoyu yaratacak etkinlikler ve eylemler düzenleyeceğiz, basın ve radyo kuruluşlarına giderek Anti-Terör yasalarını mahkûm edeceğiz, bunun için ortak yazılı bir basın açıklaması yazarak onun ilerici kurumlar tarafından imzalanmasını hedefleyip kamuoyuna duyuracağız.
-İmzacılar olarak, bulunduğumuz şehir ve bölgelerde Anti-Terör yasalarına karşı aylık alternatif kültür etkinlikleri düzenleyeceğiz. İlki Hamburg’ta düzenleyeceğimiz dayanışma etkinliği olacak.
KARAR 5-
Haklar ve Özgürlükler Mücadelesini büyütecek ve düşünce, örgütlenme, yürüyüş özgürlüklerine getirilen hak gasplarını geri püskürteceğiz.
MUSA ASOĞLU, GEORGES ABDALLAH, SALAH HAMOURİ, MÜMİA ABU JAMAL VE TÜM DEVRİMCİ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!
#MüsaAsoğlunaÖzgürlük



















































