10
Zorla müdahale işkencedir!
ELİMİZDEN ALAMAYACAKSINIZ!
ZORLA MÜDAHALE İLE İŞKENCEYE İZİN VERMEYECEĞİZ!
“Söyleyin lütfen neyle saldıracaksınız?
Kurşun?
Hayır! Yararsız!
Durun! Kurşununuz beş para etmez!
İnancım
zırhla kaplıdır göğsümde
ve bu zırha işleyecek
kurşun
icat edilmemiştir henüz!
İcat edilmemiştir!
Nikola Vaptsarov “
Zırhla kurşun ile yok edemeyen faşizm, yeni bir yol ile yok etmek istiyor. Yeni işkencesinin yok etmenin aracı olarak Zorla müdahaleyi görüyor.
Faşizmin halkları yönetebilmesinin, saltanatını sürdürebilmesinin tek yol baskı ve işkencededir. Faşizmin tam anlamı budur zaten. Tekeller yani zenginler, yani halkın kursağındaki ekmeği dahi çalanları korur faşizm. Onların saltanatı içindir her şey.
İşte bu saltanata bu adaletsizliğe dur diyenler sadece ve sadece devrimcilerdir. Yani bu halkın en soylu damarı olan halk çocuklarıdır. İşte onlar bitti demeden hiç bir şey bitmez. Onlar bir umut var bir yol var diyorsa vardır. Hasan Hüseyin’in dediği gibi ” Elbet bir bildiği var bu çocukların, kolay değil öyle genç ölmek ” Devrimcilerin haklılığını, tarih baba bize söylüyor. Haksızlık varsa direnende olacaktır mutlaka, direnen varsa zaferi kazananda yine direnenler olacaktır.
Devrimciler varolduğu müddetçe, saltanatlarını sürdüremiyorlar, istedikleri gibi at koşturamıyorlar. Memleketi parsel parsel satıyorlar buna bir dur diyen olmasın istiyorlar. Sesini çıkaranı atıyorlar hapishanelere. Adalet isteyen halkımızın tek bir çıtı çıksın dahi istemiyorlar. Adaletin elini kelepçelemişler, atmışlar hapishanelere, yakmışlar, yıkmışlar, aşağılamışlar.
Biz varken buralarda bu halkı adaletsiz bırakmanıza izin vermeyeceğiz. Vatanımızı satmanıza, halkımızı umutsuz bırakmanıza izin vermeyeceğiz, vermiyoruz.
Adaleti biz alacağız diyor Mustafa. Zincirlerinden koparacağız, yerlerde sürüklemenize izin vermeyeceğiz. Bizi adaletsiz bırakarak öldürmenize izin vermeyeceğiz. “Halkın Ekmeğidir Adalet” Halk ekmeksiz yaşayabilir mi? Susuz yaşayabilir mi? Yaşayamaz. İşte Mustafa Koçak bütün bunlar için başladığı ölüm orucu direnişinde kazanacağına olan bütün inancıyla devam ediyor direnişine.
Ama başında bekleyen cellatlar var. Her gün tehdit eden Hapishane müdürü var, beyaz önlüklü katiller var. Can çekişen faşizm nasıl olurda adalet çığlığını keserim diye düşünüyor. Zorla müdahale ile kesmek istiyor ama nafile. Tarih tanıktır ki hiçbir zaman dönmedik yolumuzdan, bir yola çıkarken de asla dönmek için çıkmadık. Kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız! Çünkü tarih boyunca haklı olanlar kazandı, kazanacak. 7 yıl boyunca direndik, saniyeleri saydık kimi zaman geçmedi o 7 yıl ama yılmadan yolumuza devam ettik ve kazandık. Yine Kazanacağız.
Mustafa Koçak Bizim Adalete Olan İnancımızdır! Meşruluğumuzdur!
Mutlaka Kazanacağız!
Dünya Hekimler Birliği Tutumu’na Türkiye’de imza atmıştır. “Hastanın tedaviye reddetmesi temel bir haktır ve hekimin hastanın arzusuna hürmet etmesi (ölümüne neden olsa bile) etik olmayan bir davranış sayılmaz. “Açlık grevi bir intihar biçimi değildir. Bir protesto biçimidir. Kişi kendi iradesi ile bilinçli olarak, yiyeceği reddetmektedir. Bu açlık grevi ölümle sonuçlanabilir. Ama temel amaç ölüm değildir. TTB”
Mustafa Koçak’a müdahale için orada bulunan bütün doktorlar hemşireler cinayet işleyeceklerdir. Bu doktorlar isimleri ile bulunduğumuz her yerde teşhir edeceğiz.
Mustafa’ya yapılacak zorla müdahalenin sorumlusu, başta Adalet Bakanı, Hapishane Müdürü, Doktorlar ve bütün buna eli karışacaklar olacaktır.
Katiller asla unutulmazlar!
Çözüm bellidir. Mustafa taleplerini açıkça dile getirmiş adil yargılanma hakkı istiyor. Mustafa’nın öldürmemenin tek yolu var taleplerinin yerine getirilmesi.
Halkımız;
Mustafa Koçak’ın direnişi bizim içindir, bizim direnişimizdir. Eğer biz Adalet arayışı bizimdir, bizde Adalet İstiyoruz diye haykırırsak bedelleri daha ağır olmadan kazanırız zaferimizi.
Mustafa Biziz!
Adalet İstiyoruz, Mutlaka Alacağız! Çünkü Biz Haklıyız!
ALMANYA HALK CEPHESİ
