4
NEDEN DEVRİMCİLİK?
MUSA AŞOĞLU SAVUNMASINA DEVAM EDİYOR…
17 Nisan salı günü devam eden mahkeme, Musa Aşoğlu’nun savunması ile devam etti. Savunma mahkemesinin 3. gününde Musa Aşoğlu, yargılanma sebebinin devrimcilik yapmak olduğunu, bu bağlamdaki çalışmalarının ve düşüncelerinin yorumlanıp, ”terör” olarak yaftalandığını açıkladı. Bu yorumları, sübjektif bir yaklaşımın sonucu olarak bildiren Aşoğlu, ”ne, nerede, ne zaman, nasıl, ne için, kim” sorularının objektif cevaplanması gerektiğini, bunlardan birinin dahi cevaplanmadığı takdirde, objektif bir yaklaşımdan söz edilemeyeceğini açıkladı. ”Neden” sorusunun ve cevabının ise, en temel öğe olduğunu açıklayan Aşoğlu, savunmasında devrimcilik nedenlerini açıkladı.
NEDEN DEVRİMCİ OLDUM
Bugün 57 yaşında olan özgür tutsağımız, devrimcilerle 17 yaşında tanıştığını, o dönemlerde ise algısının bugüne nazaran, farklı olduğunu anlattı. Türkiye’de yaşadığı olguların bir tavır almasını sağladığını söyleyen Aşoğlu, 1978- 1980 arasında, hayatın tüm alanlarında faşist bir işgalin söz konusu olduğunu, kendisinin ise başlarda bu olayları sağ- sol çatışmaları olarak algıladığını aktardı. Bu çatışmalarda öğrencilerin, kadınların, işçi ve emekçilerin vs. saflar oluşturduklarını, katledilenlerinin çoğunun ise, gençlerden olduğunu anlattı. Faşist hareketin, ”Türkçülük” adı altında her alana saldırdığını, emeği için grev yapan, direnen işçilerin silahlarla durdurulduklarını, alevi halkına yönelik gerçekleştirilen yağmalamaları, katliamları, sünnileştirme politikalarını açığa vurdu.
EZİLEN HALKLAR İÇİN DEVRİMCİLER VARDI
Bu şartlar altında halkın ezildiğini ve halkın sığınabileceği bir devlet olmadığını anlatan Aşoğlu, ”ezilen halklar için yalnızca devrimciler vardı!” dedi. Faşist düzene karşı direnmenin tek yolunun antifaşist mücadeleden geçtiğini söyleyen özgür tutsak, kendisi ve arkadaşlarının lise yıllarında, ülkücüler tarafından silahlı saldırıya uğradığını, saldırganın polis tarafından ‘korunmak’ amaçlı karakola götürülüp, bir kaç saat sonra serbest bırakıldığını anlattı. Kendisi için devrimci adalet çizgisinin bu olaydan sonra netleştiğini aktaran Musa Aşoğlu, Sivas, Çorum, Maraş katliamlarından, Eğitim Sistemi’nin adaletsizliklerinden, ‘tek millet, tek bayrak, tek din’ adı altında uygulanan devlet politikasından, asimilasyonlardan bahsetti. Musa Aşoğlu ermeni soykırımını ve bu soykırımdaki ‘Almanya’ rolünü de net bir şekilde açıkladı. Almanya’nın bugünkü silah ve panzer ticaretlerine de açıklık getiren Aşoğlu, ‘1.5 milyon Ermeni’yi geri getiremeyiz, ama sorumluların mahkum edilmesini, tarihi bir borç biliriz!’ dedi.
Vatanseverliği, tüm Anadolu halklarını sevmek olarak tanımlayan Aşoğlu, ‘Ülkem ‘de yaşayan bütün halkların ulusal kimlik ve gelenekleriyle yaşayabilmelerini istiyorum!’ dedi.
DİRENMEK BİR HAK, MÜCADELE ETMEK İNSAN KALABİLMENİN TEK YOLU
Sivil faşist hareketin MHP ile sınırlı olmadığını aktaran Aşoğlu, sistemin faşist olduğuna, dolayısı ile mücadelenin sınıfsal olduğuna açıklık getirdi.
12 EYLÜL CUNTASI- VE BUGÜN’ÜN BİLANÇOSU- OHAL
12 Eylül askeri cuntanın bilançosunu, yıl yıl, rakam rakam sıralayan Musa Aşoğlu, adaletsizliklerin kurumlaştırıldığını, mücadelenin de zaruriyetini eklerken, kendisinin de emeği ile bu mücadelede yer aldığını söyledi.
Daha sonra yine detaylı bir şekilde bugünkü OHAL koşullarını ve şimdiye kadarki bilançoları sıralayan Aşoğlu, bu süreçte meclisin tamamen devre dışı bırakıldığını, Devleti’n kişisel kararlarla yönetildiğini, birçok KHK kararının yasal hale getirildiğini ve yetkisiz hale getirilen mahkemelerin tarafsızlığını tartışmanın komik olacağını belirtti.
94 yıllık TC Tarih’inin 44 yılının cunta ve OHAL halinde geçtiğini aktaran Aşoğlu, 2016 OHAL sürecinin, daha önceki süreçlerden çok daha farklı ve ağır olduğunu çeşitli örneklerle vurguladı. Musa Aşoğlu bu süreçte mevcut insan hakları yasalarının 2, 3, 14, 17, 19, 21, 22, 25, 26 ve 27. maddelerinin de askıya alındığını aktarırken, gerçekleştirilmiş olan yasal değişiklikler nedeni ile OHAL’in yasal çerçevede süresizleştirildiğini, OHAL kalksa bile aslında devam edeceğini açıkladı.
4 saat süren oturuma toplam 9 kişi katıldı.
