10
Yaşamayı en çok devrimcilerin hak ettiği, çünkü en büyük fedakarlığı devrimcilerin yaptığı ama mücadelenin de ancak şehitlikler, tutsaklıklar pahasına verilebildiği dile getirilen anmada, terör demagojilerine müsaade edilmemesi gerektiği, halklarımıza ‘esas terör nedir, esas terörist kimdir’ sorusunun sorulması ve bunun sorgulatılması gerektiği vurgulandı. ‘Esas teröristler halkları aç bırakanlardır’ denilen anmada; katledilen halk çocuklarının çıplak bedenlerini polisin akrep araçlarıyla yerlerde sürüklemesi, ülkemizde ve Ortadoğu’da emperyalizm ve faşizm eliyle halkların üzerine bombalar yağdırılması, Samsun’da 3,5 yaşındaki çocuğun besin yetersizliğinden ölmesine neden olan sömürü ve talan düzeninin olduğu dile getirildi.
Düzeniçi ve reformist politikaların da artık iflas etmiş olduğu belirtilerek, faşizmin AKP eliyle; sanatçı, gazeteci, avukatlar da dahil olmak üzere, kendine biat etmeyen tüm halk kesimlerine karşı topyekün bir savaş başlattığı, halka karşı işlenen bu suça karşı da topyekün örgütlenme ve mücadele çağrısı yinelendi.
“’Şenay’dan Oğuz’a, Cihan’a, Onur’a; Mahirlerden 19 Aralık’ta ve Büyük Direnişte şehit düşenlere ve faşizme-emperyalizme karşı dövüşenlere ve düşenlere binlerce selam olsun” denilerek başlanan anma, 6 Aralık 1994’da Dersim Çaytaşı’nda şehit düşen Şenay Sonar için, yine 6 Aralık 2016 günü Dersim’de 20 yaşında şehit düşen Oğuz Meşe için, 19 Aralık Şehitleri, 122ler ve ülkemizde ve dünyada devrim, demokrasi, sosyalizm mücadelesinde şehit düşenler devrimciler için yapılan saygı duruşuyla devam etti.
Devrimci mücadelenin tarihinde, darbe ihanetinin ardından Dayı’nın, ‘Gerekirse ben bu hareketi küllerinden yeniden yaratırım’ sözüne vurgu yapılarak, adeta küllerinden yeniden doğan bu mücadelenin, hareketin Şenayların, Oğuzların ellerindeki direniş bayraklarıyla devam ettiği belirtildi. Büyük Direniş döneminde ‘Direnen kazanır, direnmeyen çürür’ şeklinde sloganlaşan zafer inancının, bugün düşmana yeni darbeler vurduğu, artık dünyada bir başına kalan devrimci mücadelenin, kurtuluşun tek umudu olduğu vurgulandı.
Yaşamayı en çok devrimcilerin hak ettiği, çünkü en büyük fedakarlığı devrimcilerin yaptığı ama mücadelenin de ancak şehitlikler, tutsaklıklar pahasına verilebildiği dile getirilen anmada, terör demagojilerine müsaade edilmemesi gerektiği, halklarımıza ‘esas terör nedir, esas terörist kimdir’ sorusunun sorulması ve bunun sorgulatılması gerektiği vurgulandı. ‘Esas teröristler halkları aç bırakanlardır’ denilen anmada; katledilen halk çocuklarının çıplak bedenlerini polisin akrep araçlarıyla yerlerde sürüklemesi, ülkemizde ve Ortadoğu’da emperyalizm ve faşizm eliyle halkların üzerine bombalar yağdırılması, Samsun’da 3,5 yaşındaki çocuğun besin yetersizliğinden ölmesine neden olan sömürü ve talan düzeninin olduğu dile getirildi.Faşizmin, başkanlık sistemi tartışmalarının, devrimcilerin ve halkın gündemi olmadığı, başkanlık sisteminin halkın değil, faşizmin ve oligarşinin ihtiyacı olduğu ve sistemin biçiminin nasıl olursa olsun, halkın payına düşenin yine açlık, yoksulluk, katledilmek ve kölelik olduğu vurgulanarak, tek kurtuluş yolunun devrim olduğu belirtildi.
Düzeniçi ve reformist politikaların da artık iflas etmiş olduğu belirtilerek, faşizmin AKP eliyle; sanatçı, gazeteci, avukatlar da dahil olmak üzere, kendine biat etmeyen tüm halk kesimlerine karşı topyekün bir savaş başlattığı, halka karşı işlenen bu suça karşı da topyekün örgütlenme ve mücadele çağrısı yinelendi.Musa Aşoğlu örneğinde olduğu gibi, devrimcilerin başına emperyalizm tarafından para ödülü konmasına rağmen, halkın onurunu satmadığı, bir devrimciyi paraya değişmediği belirtildi. Tüm inancımızla, tarihsel ve bilimsel gerçeklik ve haklılıkla, halkımıza güvendiğimiz ve halkımızla birlikte adaleti sağlayacağımız ve sömürüsüz bir dünyayı kuracağımız vurgulandı.
‘Bu halktan adam olmaz, bu halk için ölmeye değmez’ diyenlerin, bunu deme nedenlerinin esasen kendi inançsızlıkları ve tükenmişlikleri olduğu vurgulanarak, tüm zorluklara ve engellere rağmen zaferin emekçi halkların ve devrimin olacağı ifade edildi.
Duygu ve düşüncelerin paylaşıldığı, 19 Aralık’a ilişkin bir sinevizyonun gösterildiği, okunan şiirlerin ve verilen müzik dinletisinin ardından sona eren anmaya 25 kişi katıldı.
