9
“Bugün destek ziyareti için gelen arkadaşlarım oldu. Neden eylemde olduğumu merak edenler geldiler, sohbet ettik, başarılar dilediler. Fotoğraf çekmeme genelde kadın ziyaretçilerim sıcak bakmıyor.
Eylemimi bitirmek üzereyken yolda geçen oldukça yaşlı bir Alman kadın önce dövizde ve önlükte yazılanları okudu, “ne yapıyorsun burada?” diye sordu, devamındaki söylemleri aslında hemen hemen hepimizin bir şekilde yaşadığı sorunların temelinde yatanlardı. Örneğin “Ben yabancıların burada üniversite okumalarına karşıyım, bizi anlayabilecek kadar dil bilseler yeterli, biz Almanların büroda çalışacak yabancıya ihtiyacımız yok, yaşlı bir nüfusumuz var bizim bakım ve temizlik işlerimizde çalışsınlar, ihtiyacımız olan işçiler kısa süreliğine çalışsınlar paralarını verelim geri gitsinler, burada iş yeri açmamalılar. Biz yabancıların sosyal yardım devleti değiliz. Burada yaşıyorsanız bizim isteklerimizi de yerine getirmek zorundasınız, bizim size karşı bir zorunluluğumuz yok. Aslında bizim yeni bir devlete ihtiyacımız var.” Bu zihniyet ile sürekli her alanda karşılaşıyoruz örneğin; okullarda öğretmenlerin ısrarla yabancı çocuklarını meslek liselerine yönlendirme çabaları, meslek seçimlerinde çocuklarımızın eline verilen staj yapılacak meslek listelerine baktığımızda ” Alman veya bürokrat çocukları üniversiteye, işçi ve yabancı çocukları meslek liselerine” göre yönlendiriliyor. Kadının söyledikleri devletin resmi politikasından başka bir şey değil:
Oturum ve sosyal haklarımı geri istiyorum!
Oturum ve sosyal haklarımız tehdit aracı olarak kullanılmasına son verilsin!
04.05.2017′ de gerçekleşen görüşmenin kayıtlarının açıklanmasını istiyorum!


